Güneyege Haber

17 bin oy nasıl çöpe gitti

Günlerdir sosyal medyada da aynı paylaşımları yapıyorum. Ortaca’da 17 bin sol oyu nasıl çöpe gitti diye..

Şaka gibi ama maalesef öyle oldu.

İsterseniz Ortaca’ya gelmeden önce şöyle bir Muğla’ya yani Sakar’ın üstüne bakalım.

Muğla merkez diyoruz ya.

Aslında Muğla beni çok fazla ilgilendirmiyorsa da olayların tüm başlangıç yeri orası olduğundan iki laf etmeden Ortaca’dan bahsetmenin eksik kalacağını düşünüyorum.

Muğla’da bu seçimlerde en fazla konuşulan isim Sayın Osman Gürün oldu.

Tüm eleştirilerin odak noktasıydı.. Büyük bir çoğunluk Osman Gürün’ün Muğla ilçe belediyelerinde aday değişikliklerinde parmağı olduğunu ve listelerini kendisinin dizayn ettiğiyle  hem fikirdi.

Sayın Gürün kendisini 25 . yıla taşıyacak bir liste yaptı fakat durum ortada deniliyor.. Büyükşehir de kendisini garanti ye aldı ama kaybedilen ilçe belediyelerinde durum ortada.

Ben bu günkü yazımda öyle rakamlarla filan uğraşmak istemiyorum.

Gelelim Ortaca’ya.

Ortaca Belediyesinde sevseniz de sevmeseniz de iki dönemdir yani on yıldır bir CHP li, belediye başkanı olan Sayın Hasan Karaçelik görevdeydi.

Sayın Karaçeliğin göreve geldiği on yıl öncesiyle ikinci dönemin de Ortaca’da ki CHP oylarının nasıl arttığını  her kes biliyor.

Zaten o yüzden Ortaca CHP nin kalesi denilmiyormuydu?.

Ortaca da bugün uğranılan hezimetin sonucunu Karaçelik başka partiye geçti ve oyları böldü diyenlere bir kez daha sormak gerekmiyor mu?.

Sayın Karaçelik  26 Ocak 2018 tarihinde hatta benim soruma karşılık. 31 Mart 2019 yerel seçimlerin de tekrar aday adayı olacağım diye açıklamıştı.

O açıklamanın üzerinden 13 yıllık CHP Ortaca ilçe başkanı Sayın Sertkaya beni arayarak  o gün belki de kendisince haklı olduğu bir konuya değinmişti. ‘’Sayın Karaçelik tekrar aday adayı olabilir fakat ilçe teşkilatı olarak düşüncesini bizimle paylaşmadı’’ demişti.

Bende sayın Sertkaya’ya  ‘’Sayın Karaçelik ile yaptığım röportajın konusu adaylık değildi özel bir söyleşiydi. Tam bitirirken aklıma geldi tekrar aday olacakmısınız sorusu ve sormuştum. Oda  bana hiç tereddüt etmeden EVET OLACAĞIM demişti’’. Dedim.

Biz bunu Güneyege Haber de manşete taşıdık.’’ Karaçelik Tekrar aday olacağım’’ dedi diye.

Zaten o açıklamanın ardından Sayın Karaçelik ve Sayın Sertkaya bu konuyu defalarca görüşmüşler. Bunu hem Karaçelik hem görüşmelerde bulunanlar hatta Sayın Mehmet Ali Avcı beyde seçim öncesi bir görüşmemizde doğrulamıştı.

Sayın Sertkaya 2018 Temmuz ayına kadar ‘’Hasan abim adayken ben aday olmayacağım’’ diye bana da açıklamıştı.

Hatta bir özel görüşmemizde Sertkaya ve Sevgili dostum Evren Tezcan konuşuyorduk. Sertkaya ile karşılıklı ilk tanışmamızdı. O günde ben aday değilim demişti  Sertkaya ve ‘’hep beraber CHP adayımızı destekleyelim’’ demişti Bende tabi ki demiştim. Daha sonra sevgili Evren Tezcan ‘’abi senide CHP üyesi yapalım ‘’ dedi.. Zaten CHP li yim ama gazeteci olarak üye olmam başka kesimlerde nasıl algılanır demiştim . Yine de Evren Tezcan’ı kıramadım üye oldum. Hatta Abi üye sayımızı çoğaltalım dedi Sevgili Evren.. Yarın kongrelerde özel durumlarda biliyorsun teşkilat içerisinde örgütlenmelerin faydaları oluyor dedi. Etrafımdaki arkadaşları CHP ye üye olmaları doğrultusunda yönlendirdim de. O günden sonra Sertkaya ile olan dostluğumuzda Temmuz ayına kadar hep fikir alışverişiyle devam etti.

Ondan sonra ne oldu?

Yerel seçimler yaklaştıkça aday adayları belirlemeleri ve kişiler ortaya çıkmaya başladı . Birden fazla adayın çıkması halinde o il ve ilçelerde parti genel merkezinin sandık koyup halkın isteğine göre adayların belirleneceği konuşuluyordu. Ortaca’ da  da  bir takım söylentiler başladı. Sayın Karaçelik  aylar öncesinden açıklamıştı aday adaylığını . İlçe teşkilatı da onu desteklemeyi düşünüyordu. Ben aday olmayı düşünmüyorum diyen Sertkaya ne olduysa bende adayım. Dedi. Peşinden sayın İsmal Can Varol. Bende varım dedi. Ardından sayın Mehmet Keza Kundakçı da varım dedi.. Böylelikle  bir aday adayı furyası başladı. Sertkaya’nın ortaya çıkması zaten Ortaca’ya bomba gibi düştü. Herkes nasıl olur, hani aday olmayacaktı?. Parti bölünür. Diye konuşurken bir taraftan da nasıl olsa her şeyi sandık belirleyecek denildi.  Fakat Sertkaya’nın ben düşünmüyorum dediği gün ile aday adaylığını açıkladığı  süre içerisinde Evren Tezcan dahil defalarca konuştuk. O da Olmayacak abi düşünmüyor  demişti. Durum böyle iken Haziran ve ya Temmuz ayıydı. Evren’le Tezcan Otel de sohbet ediyorduk. Abi Sertkaya kararını verdi yarın öbür gün adaylığını açıklayacak demişti. Hadi ya dedim. Fakat Sertkaya  bu açıklamayı nedense ortaca basına yapmadı ve açıklama Muğla basınından sızdı.

O açıklamanın ardından ben Sertkaya hakkında ağır eleştirili birde yazı yazdım. Çünkü kendisiyle son telefon görüşmem de yaptığı HAYIR açıklamasının ardından bende şoke olmuştum. Yazı sonrası Sertkaya ile aramızda halen devam eden bir küslük yaşadık. Fakat o arada bir gün beni aradı ve görüşmek istedi. Dalyan’da Carıa otel’de buluştuk. Hem yazımı tartıştık hem de ardından neden aday olduğunu açıkladı.

13 yıl ilçe başkanlığı yaptım. Benimde hakkımdı dedi. Çevremden de gelen bir destek var şansımı deneyeceğim dedi.

Ben sadece o günden sonra yaşanacak süreci düşünüyordum.

Ardından hem Aday adayları belirlendi herkes gibi bizler de  CHP  Genel merkezi tarafından teşkilatlara sandık koyulacak adaylar öyle  belirlenecek diye bekledik durduk.

Sertkaya ile tanıştığımız güne dönersek.

O gün bana CHP adayını destekleyelim demişti. Daha sonra hatta kendisi hakkında eleştiri haberleri de yaptığım Sayın Karaçelik ile beni karşı karşıya getiren tanıştıran da sayın Sertkaya olmuştu.

Bende bu gelişmeden sonra Karaçeliği destekledim. Çünkü Sertkaya’ nın aday aday değilim demesi beni de  Karaçeliğe yöneltmişti. Sertkaya ortaya çıkınca her şey allak bullak oldu. Desteklediğim Karaçeliğe karşı tavır almam dürüstlük olmazdı.

Üstüne üstlük adayların netleşmediği, başlangıç döneminde Sertkaya’nın  yerine atanan Evren Tezcan ile birlikte sanki gövde gösterisi, yaparcasına turlara başlaması da ipleri gerdi. Bazı Ortaca’lılar la birlikte  benimde tepkimi çekti. Evren Tezcan hiç beklemediği eleştirileri aldı. Aslında Evren Tezcan o günlerde şaşkındı.. Ne yapacağını bilemiyordu. Bir yandan eski ilçe başkanı diğer yandan öbür taraf.. Zaten göreve yeni gelmişti.

Bence Evren Tezcan mücadelesini sürecin ilerleyen günlerinde Başkanı olduğu partisini savunmak için yaptı. Bundan sonra ne olur .Bekleyip göreceğiz.

Bu arada İsmail can Varol yarıştayım dedi. O da sandık kurbanı olmuştu ve DSP ye geçti. Karaçelik son güne kadar genel merkez tarafından Ortaca da senin le yürüyeceğiz dedikleri halde son saatlerde üstünün çizilmesine tavır aldı. Arkamda bir kitle var dedi . Kısa bir beklentiden sonra DP den adaylığını açıkladı. Ve hemen ardından Ortaca’da  İlçe teşkilatı tarafın dan Başka partiye nasıl oy vereceksiniz sloganları atılmaya başladı..

Sayın Karaçelik ile Sayın Osman Gürün arasında ters esen bir rüzgarın olduğu ve Sayın Gürün’ün Ankara’ya Sertkaya için baskı yaptığı söylentileri diğer dedikodular Ortaca’da bir kutuplaşma yaratmadı mı?.. Yarattı.

Bu kutuplaşma İlçe teşkilatı tarafından giderilebilirmiydi?  Ayrı konu ve bunun cevabını de birileri vermeli diye düşünüyorum..

Bu arada geçmiş  sürecin  diğer detaylarına tekrar girmeye gerek yok.

Ardından Atatürk’çü  CHP liler ve  bölücü CHP liler diye iki gurup ortaya çıkmış oldu.. Daha doğrusu çıkartıldı.

İsterseniz şimdi size yazdıklarımı ve süreci kısaca toparlayayım.

CHP Ortaca ilçe teşkilatı bu süreçte ikiye bölündü. Herkes tarafını seçti. Fakat eğri oturalım doğru konuşalım. Sayın Sertkaya’nın kampanya süreci bence çok basit ve sönüktü. Kendileri çok iddialı olsalar da ben bugün gelinen noktayı o günlerde tahmin etmiştim. Evren Tezcan’a zaman zaman kampanyalarının zayıf olduğunu söyledim. Yanlış sloganlar seçmişsiniz dedim. Hatta bir ara kendisine bu konuda yardım etmeyi dahi teklif ettim. Ama Evren Tezcan’ın yetkisinin olmadığını anladım.  Bu teklifim  Karaçeliğe ihanet mi sayılacaktı. Kesinlikle hayır. Bir kesim benim Karaçelik tarafından kiralanmış bir gazeteci, olduğumu dillerine doladılarsa da halen ispat edemediler. Zaman zaman aşırı dozda eleştirdiğim Evren Tezcan’a övgüler dahi  yağdırdım. CHP nin  Robin Hood’u dedim. Tek başına mücadele ediyor dedim. Halende diyorum. Sayın Karaçelik bir gün olsun beni çağırıp kampanya süreciyle ilgili şunu yaz bunu yaz demedi. Hatta Dostuz diye beni de eleştirmezsen sana darılırım dedi. Herkese objektif ol dedi. Yazdıklarıma da kesinlikle karışmadı.  Bu süreç içerisinde ben sayın Karaçeliği tanıdıkça daha fazla ilgi gösterdim.  Hatta Karaçelik son röportajımız sırasında şunu da dedi. Aslında bir itiraftı.

Sürecin bu günlere böyle geleceğini bilseydim çekilirdim .dedi.. Biraz açarmısın dedim. Sertkaya ile konuşmalarımızda ben aday olmayacağım diyordu … O lafına güvenerek aday oldum dedi. Yanımızda sayın Mehmet Ali Avcı bey ve Güneyege Haber den Sayın Salih Cura da vardı.. Ardından da Artık olan oldu her şeyin hayırlısı dedi.

Bence bu süreçte  Ortaca da CHP nin ileri gelenleri öncülük yapmalıydı.  Arkasında 8 binin üzerinde oy potansiyeli olan Karaçeliğin isminin çizilmesi yanlıştı.  Sayın Karaçelik CHP den tek aday olmalıydı.. Listesinde başkan yardımcısı olarak Sertkaya düşünülmeliydi. . Karaçelik son bir dönem daha yapıp bırakacağım demişti. Bir sonraki döneme Sertkaya hazırlanmalıydı ve  CHP den öne sürülmeliydi.  Bu durumda Ortaca’da CHP nin kalesi olarak kalır hatta devam ederdi.. Bu hezimet ve gerginlikler hiç yaşanmazdı. Sertkaya ile bu konuda aynı fikirdik. Buna Evren Tezcan ve Ali Mürşit Yağmur’da şahittir. Carıa Otelde özel görüşmemizde bunları konuştuk.  Sertkaya Bu konuda önceden gelecek bir teklife açık olduğunu o gün sohbetimizde söyledi. Hatta araya girip Karaçelik ile Sertkaya’yı buluşturup bu konuyu tekrar gündeme getirelimmi  diye r düşüncemizi öne sürdük… Sertkaya,’’ artık geç oldu. Şu saatten itibaren dönemem . Dönersem, kararımı değiştirirsem çevremden tepki alırım’’ dedi. Haklıydı da. Ama bu ortam birilerince önceden sağlansaydı bu duruma gelinmezdi, dedi. Ve nihayetinde Ortaca’da CHP nin kalesi içten dıştan çökertildi.

İşte ben bu yüzden 17 bin SOL oyu yani CHP oyu bir hırs üzerine çöpe gitti diyorum.

Bundan sonrası nasıl olmalı onu da sayın Osman Gürün yerine Sayın Kemal Kılıçdaroğlu düşünsün.

Tabi bunlar tamamen benim görüşlerim. Kimsenin cevap verme mecburiyeti yok.

Bu arada

Hoş geldin yeni başkan ,sayın Alim Uzundemir..

Çok fazla tanımıyorum ama çok dürüst bir kişi olduğu söyleniyor.

Bileğinin hakkı seçmeninin desteğiyle sessizce diyeceğim ama aslında sessizce GELİYORUM  diyerek geldi sayın Uzundemir.

Son Haberler