Güneyege Haber

BAYRAM TATİLE DÖNÜŞTÜ…

109

Akın akın,dalga dalga geldiler. Muğla ve ilçelerinin nüfusunu on-on beş kat arttırdılar. Bodruma yüz binin üzerinde araç girişi ve iki milyonun üzerinde de yerli turist girişi oldu. Sadece  Bodrumun rakamlarına bakarak bile Muğla’nın misafir yükünü tahmin edebilirsiniz. Marmaris nüfusu on kat arttı. Fethiye ve ölü deniz de trafik felç. Adım atacak hal kalmadı. Köyceğiz, Ortaca,Dalaman ve Milas ile birlikte düşününün hele. İnanın plajlarda iğne atsanız yere düşmez.

Dalaman’ın güzel koylarına gidiyorum yeminle Muğla plakasından çok diğer illerin plakalı araçlarını görüyorum. Ana yola mecbur kalmadıkça çıkılmaz. Araçlar katar, katar akıyor adeta. Trafik kuralları hak getire. Bayram mı yaptık yoksa savaş mı belli değil. Yollar kan gölüne döndü. Kazalarda ölen vatandaşlarımızın sayısı yüze yaklaştı, yaralıların sayısı ise beş yüzü geçti. Yetkililerin açıklamasına göre de ölümle sonuçlanan kazaların yüzde seksen beşi ,aşırı hızdan kaynaklanan kazalar olduğu yönünde.. Yazıktır, günahtır. İnanın savaşta bile bu kadar ölüm olmaz. Bayramı,bayram tadında geçirelim..

Turizmin bayramda yüzü güldü. Esnafımız mutlu oldu. Muğla adına sevindik. Tüm Türkiye Turizmin başkentinin  Muğla olduğunu, bir kez daha tescilledi.Muğlalılar olarak gurur duyduk.

Bir taraftan sevindim ve bir taraftan da yüreğim hüznü yaşadı…

Sevindim ; Turizm işletmecilerimizin ve esnafımızın yüzü güldü.

Hüzünlendim ;  Bayram geleneğimiz yerini tatil anlayışına bıraktı.

Milyonlarca insan bayram izninin dokuz gün olmasını fırsat bilerek,kendini tatil beldelerine attı. Elbette tatil ve eğlence insanımız hakkıdır. Elbette en güzel mekanlar, insanımıza yakışır. Tadını doyasıya çıkarsınlar. Bundan büyük mutluluk duyarız.

Benim derdim bayramın ruhunu yaşayamamak..

Milyonlarca insan tatil yaparken, acaba anneleri ve babaları, yakın akrabaları onların yolunu gözlemiş midir.  Gelmedikleri için hüzünlenmişler midir. Bayram yakınlaşma manasındadır. Yakınlaşmayıp, uzaklaşmanın yüreklerde bıraktığı iz çok mu ağırdır.

İşte bu soruların cevabı, bekleyenlerin ama beklediklerinin gelmeyişini yaşayanların yüreklerinde..

Kurban Bayramı ET Bayramı değildir..?

Kurban eti, sadece kaynaşmaya, sevgiye, hatırlanmaya, dostluğa, yardımlaşmaya vesiledir. Kurbanı kesip  veya vekalet ile kestirip , sonrada  kimseyi ziyaret etmeden, doğrudan tatile çıkmak, işin özüne ne kadar uygundur. Bunu vicdanlar cevaplayabilir ancak.Cevap vermek benim haddim değildir.

Yetimi,öksüzü sevindirememişsem, fakiri,fukarayı ziyaret edip,sofrasını şenlendirememişsem, aile büyüklerini ziyaret edip memnun edememişsem, eşi dostu hatırlayamamışsam bayram,bayram gibi olmaz benim için… Beni de hüzünlendiren bu oldu. Bayramın özünden uzaklaşmak.. Tatile çıkmak.