Güneyege Haber

BEDEL ÖDEMEYE HAZIRIZ

513

Türkiye’nin  yaşadığı sıkıntıları “ iç “ ve “ dış “ meseleler olarak sınıflandırmak çok doğru olur. Her ne kadar ayrı konular gibi olsa da aslında iç içe geçmiş , birbiri ile çok bağlantılı sorunlar olarak görülmelidir.

Devlet  “ adalet,liyakat ve ehliyet “ konularında hata yapınca  “ ülke içi sorunlar “ ortaya çıkmaya başlıyor. Otorite boşlukları ve çeteleşmeler oluşuyor. Bu çeteleşmeler ve otorite boşlukları  ise devlet içinde , devletin ortaya çıkmasına vesile oluyor. İşin garip olan tarafı  ise tarih boyu hep benzer  sorunlar yaşamamıza rağmen ,aynı hataları yapmayı sürdürmemiz ve önlemek adına, hiçbir tedbir almamış olmamızdır.  Paralel devletin ortaya çıkması ise “ dış güçlerin “ ekmeğine yağ sürüyor ve adam devşirmek, kendileri için çalışacak elemanlar bulmak zor olmuyor. Bu devşirilen elemanlar ve çeteleşmiş yapılarla devlet mekanizmaları ,artık onların menfaatine çalışmaya başlıyor. Devlet kontrolleri altına girince de gücün başka yerlere kaydığını görenler,  bu güce sığınmaya ve zamanla sığınma duygularının ötesinde de hayranlığa ve hatta onlar olmadan,  devletin varlığını bile sürdüremez duruma geleceği algısına düşüyorlar. Bu algıdan sonra da onlara karşı “hayranlık “ hem de körü körüne bir hayranlık başlıyor ki en tehlikelisi de bu durumdur. Osmanlı Devleti  yukarıda saydığım hataların hepsini tek tek yapmış ve yaşamış , finalde de BATI HAYRANLIĞINA düşmüş olanlar tarafından da yıkılmasının yolu açılmıştır. Selçuklu devletine bakın aynı hataları görüsünüz. Orada da finalde Fars ve Arap hayranlığının etkilerine şahit olursunuz. Asya da kurulan Türk devletlerinde de aynı hatalara ve orada da Çin hayranlığını tespit edersiniz…

Düşmanlar bizim zayıf yönümüzü iyi tespit etmiş ve kullanmış. Biz ise aynı hatalara düşmemize rağmen hiçbir tedbir almamışız.  “Türk milletini yenmeyi başaramayanlar “  bizi güçten düşürüp, diz çöktürmenin yolunu TÜRK’ÜN KARŞISINA TÜRK ÇIKARMAK sureti ile BİZİ,BİZDEN OLAN İLE YENMİŞLER.

DIŞ SALDIRILAR başladığı anda “ içeride ki kullanmaya hazır hale getirdiği “ tüm şahıslar ve örgütler aynen onların  “İÇİMİZDE Kİ SESİ “ olmaya ve ülke içi direnci kırmaya çabalıyorlar. TEZGAH, HEP AYNI TEZGAH.

ABD ile sorun yaşadığımız da ülke için de ABD ile aynı dili kullananlara bakın..

Almanya ile sorun yaşadığımızda…Rusya ile sorun yaşadığımızda…İran ile sorun yaşadığımızda… Suriye de rejim ile sorun yaşadığımızda , kısacası kimle sorun yaşarsak yaşayalım, SORUN YAŞADIĞIMIZ TÜM DEVLETLER,İÇİMİZDE YANDAŞ BULMAKTA ZORLANMIYOR. İşin can sıkıcı ve tedbir alınması gereken tarafı tamda budur…

İdeoloji ve partizanlıkla,yandaşlıkla baktığımız pencerelerimizin camlarını silip, bir de yukarıda anlattıklarımın bakış açısı ile olaylara bakmaya çalışın. Emin olun tarafsız gözle baktığınız da bir çok acı gerçekle yüzleşeceksiniz. Her yere sızan ve adam devşirenler, sizin partinizi veya benimsediğiniz grubunuzu es geçtiğini düşünmek “ çok saf bir iyi niyet “ beslemek olmaz mı ?

İÇİMİZDELER. Hem de asırlardır İÇİMİZDELER. Bunu hiç ama hiç unutmadan olaylara bakalım..

Bizi,bizimle vurmalarına müsaade etmeyelim… Çok vurdular. Çok canımızı yaktılar. Çok kanımız aktı..

Artık bitsin bu çile. UYANIK OLALIM. Müsaade etmeyelim. Çok sıkıntılı günlere gebe bir zaman diliminde yaşıyoruz. ATEŞ ÇEMBERİNİN tam ortasındayız. Milli birlik ve beraberliğimiz çok önemli ve tek kurtuluşumuz. KENDİMİZDEN BAŞKA DOSTUMUZ YOK. Bu bilinçle davranalım. Korkmayalım ve KENDİMİZE GÜVENELİM,İNANALIM.  BAŞARACAĞIZ…

Silkelenip, ayağa kalkıyoruz. Tam bağımsızlık BEDEL ÖDEMEDEN elde edilemez. Yeter ki bedel ödemeye hazırım diyebilelim YARINLAR BİZİM İnşallah…