Güneyege Haber

ÇOCUKLARA KİTAP SEVDİRMENİN 10 YOLU

480

Zordur bizim için bir konuşmayı sonuna kadar dinlemek, bir makaleyi ya da bir yazıyı sonuna kadar okumak. Çok çabuk sıkılan bir milletizdir biz. İşte bu yüzden kitap okumaya bakış açımız da yıllardan beri bir türlü düzelememiştir. Uzun günlerimizi alan kitaplar yerine 1 saat içinde bir olay örgüsüyle sonuca ulaşan dizileri seçmişizdir hep . Dizilerin bu kadar yoğun takip edildiği bir ülkede kitap okuma istatistiklerini merak ediyor musunuz? Mesela Japonya’da yılda kişi başına düşen kitap sayısı 25, Fransa’da ise 7 iken  bizde ise yılda  12 bin 89 kişiye bir kitap düşüyor. Bu istatistik birçok Afrika ülkesinin dahi gerisinde bırakıyor bizi. Fakat çocuklarımıza kitap okumayı sevdirmemiz mümkün. Onları hayata çok geniş bakabilen, kendini ifade edebilen, problem çözme becerisi yüksek bireyler olarak yetiştirmek mümkün. Siz değerli okuyucularımızın çocuklarımıza kitap okumayı sevdirmesinin sadece  birkaç basit yolu var.

  • Model olmalıyız. Çünkü çocuklar için söylediklerimizin değil yaptıklarımızın çok büyük önemi vardır. Söylediklerimizi unutacaklar fakat yaptıklarımız onlarda bir davranış olarak kalacaktır. İşte bu yüzden en iyisi evde bir okuma saati belirleyip hep birlikte bu okuma faaliyetini gerçekleştirmeliyiz.
  • Televizyon ve bilgisayarı çocuk uyuduktan sonra açmalıyız. Bunların yerine çocukla birlikte verimli vakit geçirebileceğimiz etkinlikler ya da minik oyunlar koymalıyız. Günümüzde yapılan en büyük sorunların başında çocuk yaramazlık yaptığında ya da ağladığında sussun diye telefonu veya tableti hemencecik eline vermek gelir. Burada rahatlayan çocuk değil bizizdir. Bu da çocuklarımızın yalnızlaşmasına neden olur. Şimdiden söylemek lazım ki eğer bu nesil böyle yetişmeye devam ederse toplumun ruh sağlığı anlamında ileride çok çok büyük sıkıntı çekeceğiz.
  • Kitapçıya birlikte gidip kitabı çocuğumuzun seçmesine izni vermemiz gerekiyor. Çünkü çocuk kendine göre bir kitap seçtiğini düşünecek ve o kitaba karşı sorumluluğu artacaktır.
  • Kitaplarda var olan resimleri asla küçümsememeliyiz. ‘Resimli kitap mı olur’ gibi cümleler asla kullanmamalıyız. Çünkü çocuklar yazıdan önce resimleri okurlar. Bu resimler onların ilgisini çeker ve onların geniş olan hayal dünyasını daha da genişletirler. Burada önemli olan tek şey resimlerin yazılarla iyi eşleşmiş olmasıdır.
  • Kitaplarda iyinin yanında kötünün de gösterilmesi gerekmektedir. İyilerin aşırı vurgulandığı, gereğinden fazla ders verici, öğüt verici kitaplardan kaçınmamız gerekir. Çünkü böyle olursa çocuk kendi doğrularını seçme becerisi kazanamaz.
  • Başka kültürlere ait kitaplar iyi bir çeviri dili olması koşuluyla çocuklarımıza çok fazla yeni bakış açısı kazandıracaktır. Fakat hep yabancı kültür okunmamalıdır. Mutlaka bizim kültürümüzden kitaplarla tanıştırılmalıdır. Çünkü hep yabancı kültürden okuma kültür karmaşasına neden olacaktır.
  • Mümkün olduğunca sıra dışı öykülere yönlendirirsek çocuğumuzu, sonuç almamız kolaylaşacaktır. Çünkü sıra dışı, kalıpların dışına çıkmış hikayeler onun yaratıcılığını geliştirecektir. Aynı zamanda eğlenmesini sağlayacaktır.
  • En önemli noktalardan birisi de kitabın dilidir. Çocuklarımıza uygun olmayan sert ve karışık bir dil onları kitap okumaktan uzaklaştıracaktır. Bunun yerine daha sade, yalın ve akıcı bir dili olan kitap seçmeliyiz.
  • Tanınmış kitaplar seçilmesi de fayda sağlayacaktır. Çünkü son yıllarda çocuklarımızın okuduğu kitaplar edebi değeri olan eserlerden çıkıp oldukça basit, son derece özensiz ve değersiz hal almaya başlamıştır. Bu da bizi bekleyen bir tehlikedir.
  • Son olarak da şunu söyleyebiliriz; çocuklarımızın okuyacağı kitaplar konusunda çocuk edebiyatının katı kuralları yoktur. Önemli olan onların hem eğlenecekleri, ilgi duyacakları, haz alacakları hem de fayda sağlayacakları kitapları bulmaktır.

Ailecek ve toplum olarak kitaplı günlerimizin artması dileğiyle…