Güneyege Haber

Cukkacılık

112

Tarım toplumu idik, tarım ürünlerini ithal eder olduk.

Saman dahil.

Canlı hayvan ihraç ederdik, et ithal eder olduk.

Adı antepfıstığı olan değerli bir ürünümüzün fırsatçılar tarafından stoklanması üzerine fiyatı yükseldi.

Çözüm arayan Tarım Bakanı, “antepfıstığı ithal ederiz” diye bir balon patlattı.

Şaka bile olsa ürkütücü.

Araban tahıl ve karpuz ambarıydı.

Bitti.

Barak Ovası tahıl ambarıydı.

Bitti.

Kilis üzümüyle, zeytiniyle anılırdı.

Bitti.

Bütün bunlar şaka gibi.

Geçtiğimiz gün başbakan da şaka gibi konuştu;

Neredeyse her gün bir ya da birkaç şehit haberi gelirken başbakan, “hamdolsun terör Türkiye’nin gündeminden çıktı” demedi mi?

Vallahi de billahi de her şey şaka gibi geliyor bana.

Ama tatsız şakalar bunlar.

Seçime gidiyoruz, her şey mubah diyorsanız, yine şaka yapıyorsunuz derim.

Çünkü ciddi işler şaka kaldırmaz.

Hafife alınan döviz yükselmesine ya da düşmesine bağlanan bir ekonomi ile nereye varılır?

İçinden sık sık seçim geçen bir ülkede, hala “buna da şükür” teslimiyeti içinde bocalıyorsak, diyecek bir şeyim kalmadı demektir…

Halkı yönetme sanatı olan politikanın bu kadar ayağa düşürüldüğü hiçbir dönem olmadı.

Resmen, göz göre göre aklımızla alay ediliyor ama kimsenin tıkı çıkmıyor.

Çanakkale ruhu,  Afyon Ovası ruhu, Sakarya ruhu, velhasıl kurtuluş savaşı ruhu, gide gide dumura uğratılmaya çalışılıyor.

Ve zeka, özellikle pratik zeka, günümüzde nedense hep sınıfta kalıyor.

Temel problem; sınıfta kalan hukuk, göz ardı edilen adalet ve ırzına geçilen demokrasi.

Bakarsanız partili olmayan kimse yok.

Ancak bunların çoğu, particiliği cukkacılık olarak görüyor.

Desteklediği parti iktidara gelsin, kendisinin işleri görülsün de ne olursa olsun.

Hatta bir ordu komutanının, bir politikacıyı alkışladığını bile üzülerek görüyoruz.

“Aya dört şeritli yol yapacağım dese inananacaklar” diyen bile var.

İşte böyle karmaşık bir iklimde 24 Haziran seçimlerine gidiyoruz.

Allah encamımızı hayreyleye…