Güneyege Haber

DALAMAN ÇUKURUNDA TARIMSAL ÜRETİM EZBERLERİ KÖKTEN DEĞİŞMELİ

DALAMAN OVASI DİYE ADI GEÇEN DALAMAN ORTACA KÖYCEĞİZ bölgesi yaklaşık 500 bin dönüm tarım arazisi vardı. Dalaman belediye merkezinde ’’merkezi yerleşim’’ yerine ‘’yatay yapılaşma’’ ile 2-3 katlı binalara imar verilerek yaklaşık 20 bin dönüm tarım arazisi katledildi.  Aynı durum Ortaca belediye sınırlarında 2-3 katlı yatay yapılaşma ile 20 bin dönüm tarım arazisi olmak üzere 40 bin dönüm arazi katledildi. Gelecek nesiller ‘’ Dede her yere bina yapmışsınız, biz nereye ekip dikeceğiz, bizim gıda ihtiyacımız var, bizi gıdadan neye mahrum bıraktınız’’ diyecekler, ne cevap vereceğiz? Dalaman, Ortaca, Köyceğiz, Dalyan bölgesi yatay yapılaşma nedeniyle yaklaşık 60 bin dönüm tarım arazisi imara açılmış durumdadır. Bu arazi katliamlarına rağmen Dalaman ovası denilen düz arazide halen 400 bin dönüm arazide tarım yapılmaktadır.

DALAMAN OVASI DENİLEN Dalaman, Ortaca, Köyceğiz ilçelerini kapsayan 400 bin ekilebilir –dikilebilir arazi Hollandalıların, İsrailin elinde olsa bugün elde edilen tarım gelirinin 100 katı tarımsal gelir elde edilebilir. Bundan 20-30 yıl evvelleri domates Demirel-Ecevit devrinde domates tohumu ve her türlü tohum kaçak olarak İsrail’den ve Hollanda’dan gelirdi. Domates tohumu gramı atından daha fazlaydı. Alınan tohum hibrit (melez) tohum olduğu için ikinci yıl ekerseniz aynı verimi vermiyordu, bu nedenle her yıl yeniden İsrail tohumu alınmak zorunda kalınıyordu. Bereket versin 2000 yılından sonra Antalya’da özeL sektör firmaları gelişti, İsrail tohumu alımı terkedildi. Onun yerine hazır domates, biber, salatalık, kavun karpuz, patlıcan fidancılık yapan özel sektör firmaları gelişti.  Bölgemiz sebze fidanları halıhazır Antalya’da kendini geliştirmiş firmalarca sağlanmaktadır.  Ancak bu firmalar tohumu da kendileri yapar hale geldiler mi, bilmiyoruz. .Çünkü bu tohumlar hibrit (melez) tohumdur. Ertesi sene aynı ürün tohumundan üretimi yoktur.

İSTRAİL VE HOLLANDA tohumculukta olsun, bitki fidancığında olsun, bahçe ürünleri yetiştiricilinde olsun çok ileri gitmiş durumda. Türkiye üniversitelerinde, Muğla üniversitesi dahil  ‘’Moleküler biyoloji, Genetik’’ gibi bir sürü bölümler açmış olup bir sürü mezun vermekte ama maalesef bu gencilerimiz, melezleme, aşılama, klonlama (GDO haric) hiçbir konuda ülke ekonomisine katkı yapabilmiş değillerdir. Bırakın mezunları Üniversite öğretim üyelerinin bitle melezleme, klonlama, veya aşılama teknikleriyle geliştirdiği bir bitki türü duymadık.  Ufacık Urugay ülkesi hem bitki, hem hayvan yetiştiriciliğinde Türkiye’den çok ileri gitmiş durumdadır. Türkiye’de melezleme (hibrit) teknolojisi halen gelişmiş değildir. İsviçreli SANDOZ firması 1990 larda TİGEM Dalaman Devlet Üretme Çiftlinde büyük araziler kiralayarak ‘’ayçiçeği melezlemesi’’ yaparak elde ettiği verimli melez tohumu Trakya bölgesine satmıştır.

TARIMDA GELİŞME OLMASI İÇİN TARIM BAKANLIĞI MI SORUMLU? Bir kere kabul edelim T.C. Tarım bakanlığı hep hantal olmuştur. Tarım bakanlığı yılarca belli kesimlerin tahakkümü altında kalmıştır. Halen Tarım bakanlığının,  il müdürlüklerinin, ilçe müdürlüklerinin çiftçiye direk faydası yoktur. Çiftci kendi halindedir. O ZAMAN NELER YAPILMALI. Tarım bakanlığından fayda olmadığına göre 3 ilçe Ziaraat odaları, belediye başkanları, İlçe tarım müdürlükleri, Muğla üniversitesi, ticaret odası, Esnaf odası, bölge kooperatifleri, bölge hal dernekleri, büyük tüccarlar ,ilgi duyan başka STK lar olmak üzere   sekretaryasını belediye yapmak üzere ayda bir toplantı yapılarak ‘’neler yapılabilir ‘’tartışmalı paneller yapılmalıdır. .DAĞ KÖYLERİNDE kivi gibi, muz gibi, vişne gibi başkaca alternatif ürünler teşvik edilmelidir. Halen yapılmakta olan limon gibi bitkilerde çeşitlendirmeye gidilmeli, erkenci, geççi gibi turfanda üretimime önem verilmeli. Gerekirse örtü altı tropik bitki üretimi teşvik edilmeli. İnovatif düşünülmeli. Yani ezberlenmiş yöntemler dışına çıkılmalı.

BÖLGE ÇİFTCİSİNİN DAHA İYİ KAZANMASI İÇİN NELER YAPILABİLİR. Bir kere yanımızdaki Denizli Çameli Belediye Başkanı örnek alınmalıdır. Çameli Belediye başkanı 4.5 yıllık başkanlığı süresince kendini ilçe tarımın gelişmesine adayarak üniversite ve bitkisel enstitüler işbirliği ile ilçesine ekimi dikimi yapılan fasulye, ceviz, kiraz, domates,elma  gibi bitkilerin ıslahı yoluyla türler geliştirilerek yılda 3 bin ton fasülye, 10 bin ton ceviz, 5 bin ton domates , 3 bin ton elma , 3 bin kiraz üretimi  ille ilçesini şaha kaldırmıştır. Buradan alınacak akıl, belediye başkanı seçerken Çameli belediye başkanı gibi, yenilikçi, yaratıcı düşünebilen, köylünün, çiftçinin kalkınmasına kendini adayabilen, kentini Türkiye’de parmakla gösterilebilen bir kent yaratacak belediye başkanı seçmekten geçmektedir. Senin parti benim particilik ile bu iş olmaz Parti adayı seçmekle tarım da kalkınmaz, turizm de kalkınmaz.

Son Haberler