Güneyege Haber

DEMOKRASİMİZ KAZANSIN

545

Gündem hızlı akıyor. Olaylar o kadar hızlı gelişiyor ki yetişemiyoruz. Ne oluyor bile diyemeden başka bir gündem konusunun içinde kendimizi buluyoruz. Demokrasi kuralları içerisinde kaldığı ve hukuk devleti görüntümüzü beslediği zaman, gündemleri takip etmek de çok keyifli, yorumlamaya çalışmakta…

Demokrasimiz kimine göre gelişti ve modern örneklerini görüyoruz, kimine göre de tıkandı ve çöktü…

Bu konuda karar milletindir..

Dün Cumhurbaşkanı olmasını engellemeye çalıştıkları şahsı, bu gün Cumhurbaşkanı yapmak isteyenler kimine göre  “ çelişki ve çaresizlik “ yaşıyor diye ifade edilirken, kimine göre de demokrasimizin gelişmişliğinin ve demokrasi kültürünün ülkemizde oturmuşluğunun işareti olarak kabul ediliyor…

İktidarı  veya muhalefeti ittifaklar kurma uğraşısında. Dün birbirlerine söylemedik laf bırakmayan liderler bu gün yan yana gelmiş vaziyetteler. Bunun adını bazı kesimler “ ilkesizlik ve omurgasızlık “ diye adlandırırken, bazı kesimler de devletimizin ve milletlimizin demokratik kazanımlarını koruma adına , ülke ve demokrasinin menfaatleri adına “ çözüm üretmek “ diye adlandırmaktadırlar…

Görünen bu tabloyu beğenelim veya beğenmeyelim Tablo bu…

Tüm partilerimizin İktidar mücadelesi için ittifak çabalarını destekliyorum ama bu çalışmalar içerisinde demokratik bulmadığım hamleler de var. İYİ Partinin seçimlere katılmasını sonuna kadar destekliyorum. Gönül vermiş kitlelerin temsil hakkı için mücadele etmelerinin önü kapanmamalı. Seçime katılmalı ama grup kurması için bir partinin genel başkanının “ talimatı “ ile  on beş milletvekilinin partilerinden istifa edip,bir başka partiye geçmesini demokratik bulmuyorum ve o partiye ve milletvekiline oy vermiş binlerce seçmenin “ hak gaspı “ olarak yorumluyorum. Hem demokrasi kültürüm hem de inançlarım gereği bunu “ kul hakkı “ olarak yorumluyorum. Basın açıklaması esnasında ki o vekillerin görüntüleri ve bazılarının gözünden akan yaşları görmek yüreğimi sızlattı.Bunu da ifade etmeden geçemeyeceğim..  İstanbul milletvekili İlhan Cihanerin  sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlarıyla da bu konuda düşünce olarak yalnız olmadığımı gösterdi… Kamunun vicdanı sızladı…

Hoşuma giden tarafı ise ; dün birbirlerine “ kominist,dinsiz,hain ,yobaz, gerici “ diyenlerin , çatışma kültürü kadar, siyaseti konuşup ,anlaşma ve çözüm üretme konusunda da demokrasi kültürlerinin gelişmiş olduğunu görmek beni mutlu etti…

İktidarı ve muhalefeti ile aynı gemideyiz. Fırtınalı günler yaşıyoruz.Gemi fırtınaya dayanamayıp batarsa,hepimiz batarız. Hepimiz bu bilinçte olmalıyız. Tüm kaos ve çatışma ortamından uzak, demokratik kurallar ve hukuk dairesi içerisinde yapılacak “ demokratik mücadeleyi “ sonuna kadar destekliyor ve alkışlıyorum. İktidar kadar bu millete muhalefet de lazım. Demokrasinin olmazsa olmazlarıdır. Her zaman İktidarın bir alternatifi, hazır ve dinamik şekilde ,muhalefet olarak vücut bulmalıdır. Bu ülkenin kazanı mı olur. İktidarları rehavete düşmekten kurtarır ve Muhalefeti de iktidara ulaşmak için zinde tutar.

Liderlerimiz diyalog yolunu seçip,birbirleri ile görüşmeler ve toplantılar yapınca hepsi kibarlaşıyor, nezaket kuralları öne çıkıyor ve zarif görüntülere şahit oluyoruz. Çatışma dili ve ötekileşme ortadan kalkıyor. Umarım bu demokrasimizin “ köklü kültürü “ haline dönüşür…

Zaman kısa ve kısıtlı. Olaylar hızlı. Ülkemiz ve tüm partilerimiz için inşallah emeklerin karşılığını alma zamanı. Tüm partilerimize demokrasi yarışında başarılar dilerken, bu yarışın demokrasi şölenine dönmesi, sert ve ötekileştiren söylemlerden uzak olmasını da temenni ediyorum… Zafer Demokrasimizin ve milletimizin olsun inşallah. Hayırlı haftalar diliyorum…