Güneyege Haber

DEMOKRASİYE İNANIYORSAK…

Yurt genelinde gelinen seçim sürecine baktığımızda politikacılar, özellikle partilerin liderleri, resmen çatışma halindeler.

Tam bir laf çatışması.

Herkes ağzına ne gelirse söylüyor.

Yaşım gereği birçok seçim öncesi yaşadım.

Bu 31 Mart seçimi öncesinde gördüklerimi, duyduklarımı hiçbir seçim öncesinde görmedim, duymadım.

Tam bir gerginlik yaratıldı ve sürdürülüyor.

Ve bu gerginlik, sıradan yurttaşlarımızda bile görünüyor.

Herkes barut fıçısı gibi.

Seçim meydanlarında söylenenler, bazen ipe sapa gelmez laflar oluyor bazen hakaret içerikli sözcükler oluyor bazen de tehditkar ve aşağılayıcı söylemler oluyor.

Bunların politikacılar tarafından söylenmesi çok kötü örnekler değil mi?

Sataşmalar çatışma haline dönüşünce, aklı başında olan yurttaşlar üzülüyor, ne söylendiğini anlamayanlar da alkışlıyor.

Geçtiğimiz Cuma günü Yeni Zelenda’da vahşi bir terör olayı yaşandı.

Bireysel davrandığını sanmadığım bir terörist, iki ayrı camiye girerek namaza giren 50 kişiyi öldürdü, bir o kadar kişiyi de yaraladı.

Terörist yakalandı.

Bu vahşi terör olayını seçim malzemesi olarak kullanmak, neyin nesi, pek anlaşılamadı.

Geçmiş seçim önceleri yapılan mitinglerde, hiçbir lider başka bir lideri aşağılamadı.

Hiçbir lider başka bir lidere hakaret etmedi.

Birbirlerini kıyasıya eleştirdiler ama düzeysiz bir biçimde değil.

Politikacı dilini düzeltmedikçe, gerginlik daha da artacaktır.

Ve bu gerginlik salt politikacılar arasında kalmayacak, ayrı partilere gönül vermiş yurttaşlara da yansıyacaktır.

Şu son haftayı da kazasız belasız atlatıp, sandığı sağlama almak için uğraşmak, her yurttaşın görevi olmalıdır.

Gelelim Ortaca siyasetine.

Eğer demokrasiye inanıyorsak…

Bırakın isteyen istediği adaya oy versin.

Yerel seçimlerde ne yaparsanız yapın insanlar böyle küçük kasabalarda partiye değil sevdiği beğendiği inandığı kişilere oy vereceklerdir.

Sevilen beğenilen inanılan kişi birde doğru partinin adayı ise zaten iş bitmiştir.

Sayın Hasan Karaçelik’in bir lafı geldi aklıma, yazmadan geçemeyeceğim.

“Siyasi partiler vatandaşa hizmet götürmek için bir araçtır”

Tabi her insanın inandığı bağlandığı savunduğu bir partisi var.

Gönül ister ki adayı da bu doğrultuda olsun.

Olmayınca olmuyor.

Son düzlüğe girerken tekrar eski defterleri açıp kafaları karıştırmak istemiyorum.

Ortaca’mız da bazı partiler bildiğiniz gibi ittifak adı altında giriyorlar seçime.

Bunun yanı sıra Hasan Karaçelik Demokrat Parti’den İsmail Can Varol’da Demokratik Sol Parti’den aday olarak giriyorlar.

Tabi ki son kararı 31 Mart’ta seçmen söyleyecek.

Fakat ben bu yerel seçimlerde bir şeye dikkat ettim.

Her parti her aday canla başla mücadele verdi.

1 Nisan’dan sonra belki her şey bir anda silinecek unutulacak gidecek.

Geriye dönük bir analiz yapmak isteyenler de olacak.

Ben o analizi şimdi yapmak isterim.

Bence bu seçimin öne çıkardığı bir isim var.

Bu isim kısa bir süre içerisinde kendisini Ortaca siyasetinin içersin de buldu.

O isim her şey iyi güzel giderken partisinin genel merkezinin aldığı karar sonrası bir anda dört adayın ortasında kalan bir isim.

İlk başlarda hepimiz taraf dedik.

Öyle olmaya mecburdu.

Bir yandan yıllarca gönül verdiğimiz partimiz ve yoldaşlarımız.

Diğer taraftan tanıdığımız beğendiğimiz adayımız.

Aslını sorarsanız hangimiz taraf değiliz ki.

Halende tarafız…

“Genel merkezin yanlışları sonucu bir anda iki elimiz kanda olsa vazgeçmeyiz dediğimiz partimizle karşı karşıya gelmedik mi?”

Bu arada kendisini siyasete sokan diğer yanda yıllarca gönül verdiği aynı partiden hatta abi dediği kişilerin arasında kalan isim.

Evren Tezcan…

CHP Ortaca ilçe Başkanı.

Yukarıda da bahsettiğim gibi

Bir tarafta partisi.

Diğer tarafta adaylar.

Bence o seçimini adaydan değil partisinden yana yaptı.

İlk başlarda bende çok eleştirdim.

Bize göre yanlışlar ona göre doğru oldu.

Yine söylüyorum ve onun muhasebesini kendisine bırakıyorum.

Kişiliğinden, dürüstlüğünden ve Atatürkçülüğünden asla ve asla şüphe duymam.

Fakat ben kendisinde şunu gördüm.

Zaman zaman partisi tarafından yalnız da bırakılsa sosyal medyada tek başına savaşan bir ilçe başkanı özelliğinden hiç vazgeçmedi.

Yeni olduğu siyasetin içerisinde bocaladı bocalayacak derken partisini herkese karşı savundu…

Çok ağır eleştirilere maruz kaldığı durumlarda bile hep mütevaziliğini korudu.

Eğrisiyle doğrusuyla, haklılığıyla haksızlığıyla süreci bu güne kadar getirdi.

Bence bu seçimin ön plana çıkarttığı isim kim diye soran olursa?

Benim de favorim aynı zamanda siyasette geleceğin parlayan yıldızı

“EVREN TEZCAN” derim.

Son Haberler