Güneyege Haber

EĞMEK Mİ? EĞİTMEK Mİ?

342

Günümüzde hızla gelişen teknoloji toplumun her alanını etkilemekte ve köklü değişimleri mecbur kılmaktadır. Bu değişimlerin başında da zihinsel beceriler gelmektedir. Zihinsel beceriler, düşünme,anlama, sorgulama,sorun çözme gibi süreçleri etkilemektedir. İşte bu yüzden dünya ülkeleri zihinsel verimliliği arttıracak eğitim anlayışı üzerinde durmaktadır.

İçinde bulunduğumuz bilgi çağında düşünen, sorgulayan, analiz eden, sorun çözen bireylerin yetiştirilmesi bir çok ülke tarafından amaç edinmiştir. Çünkü bu çağda bu tür bireyler tüketim yerine üretim yapıp ülkesine fayda sağlayacaktır.

Bu tür zihinsel verimliliğin arttırılması için de yapılması gereken aslında bellidir. Bütün mesele eğitimde geleneksel yaklaşımın yerine yapılandırmacı yaklaşıma geçmektir.  Yapılandırmacı yaklaşımda bireyin davranışını değiştirmek yerine zihnini geliştirmeye, zihinsel verimliliği arttırmaya odaklanılır. Öğrenciyi ve öğrencinin zihnini merkeze alan bu yaklaşımda, bilgileri ezberleme yerine araştırarak, sorgulayarak,öğrenme üzerinde durulmaktadır. Zihinsel verimlilik için öğrenciye düşünme, anlama, ilişkilendirme,sorgulama,analiz sentez gibi çeşitli zihinsel beceriler öğretilmektedir. Aksi takdirde belli bir zihinsel yapıya oturtulmayan bilgiler uzun süreli belleğe aktarılamamaktadır ve ezberlenmiş bilgi olarak kısa sürede unutulmaktadır.

Bizim ülkemizde de uzun yıllar davranışçı eğitim yaklaşımı  uygulanmıştır. Bu yaklaşım zihin geliştirmeyle fazla ilgilenmediği için düşünme becerilerini geliştirme üzerinde pek durulmamıştır.  Bu nedenle uzun yıllar boyunca tek yönlü düşünme eğitimde ön planda olmuştur. Bu düşünme biçimi ayrıntılı üst düzey düşünmeyi sınırlandırmakta,düşünme süreçlerini  ve becerilerini geliştirmeyi engellemektedir. Böyle olunca da bu sistemden çıkan birey küreselleşen dünyanın hızına ayak uyduramayarak geride kalmaktadır.

Aslında bizim ‘eğitim’ tanımımıza baktığımızda bu durum daha somut hale gelecektir. Eğitim; Bireyin davranışlarında kendi yaşantısı yoluyla kasıtlı olarak istendik yönde değişiklik meydana getirme süreci olarak tanımlanmıştır. Kelime kökü itibariyle eğmek üzerine tasarlanmıştır. İngilizcede ise ‘education’ olarak bilinen eğitim; var olan potansiyeli içeriden dışarıya çıkarmak,inşa etmek ya da dikmek  olarak bilinir.  Biz eğitimi eğmek, bükmek üzerine tasarlarken, eğitimde bizden ileri toplumlar  ‘içeriden dışarıya çıkarmak’ olarak tasarlamıştır.  Bu tanım bile bir çok şeyi anlatmaya yetecektir.

Sonuç olarak dileğim, ülkemizin geleceğine yön verecek öğrencilerimizin düşünen,anlayan,sorgulayan,sorun çözen ve zihnini verimli kullanan bireyler olarak yetiştirilmesidir.