Ersin Turan yazdı: HADİ GEL KÖYÜMÜZE GERİ DÖNELİM!

Her şeyin maliyetinin arttığı bir piyasa ekonomisinde, üretimin, özellikle de yerli üretiminin önemini çok daha iyi görebildiğimiz bir dönemin içerisindeyiz.

Yıllardır üretmeyen, ürettiklerini de bırakıp, tamamen tüketime yönelik yaşayan bir toplumun bireyleri olarak, buradan dersler çıkartabilecek miyiz, sadece bunu merak ediyorum?

“Nasıl olsa bana bir şey olmaz” ve “neme lazım” politikalarıyla bugüne gelebildiğimiz durum ortada!..

Bakın, şu elinizde okuduğunuz gazete kağıdı, çok yıllar önce Türkiye’nin SEKA Kağıt fabrikalarında üretiliyordu. Ama bugün Türkiye kağıt üretmiyor. Gazetede matbaasında kullandığımız ürünlerin tümü ithal!..

Onların ürettiği telefonları ayaklarımızın altına alıp parçaladığımızda, bize kıs kıs gülüyorlar! Parasını verip satın aldığımız telefonu kırmakla, onlara değil, kendi bütçemize zarar vermiş oluyoruz sadece!.. Kırdığımız ABD menşeli telefonu bu kez Güney Kore’den oluyoruz o kadar!..

Yıllarca, bizim çiftçimize tütün üretimini yasaklatıp, dünyanın en büyük sigara üreticisi haline gelen, şeker pancarı üretimimize kota koyduktan sonra şekeri ithal ettiren ülkeler, şimdi bize et, süt, pirinç, mercimek satıyor. Mısırını dışardan ithal eden, kendi köylüsünün tarım arazilerine de kocaman kocaman binalar yapan ülkenin insanlarıyız biz.

Hepimiz suçluyuz?

Bizi kendilerine bağımlı hale getiren insanlar, şimdi karşımıza çıkıp “bu ürün sadece bizde var, ben ne verirsem onu alacaksınız, ayrıca ister satarım ister satmam” diye kafa tutabiliyorsa, şapkamızı önümüze koyup düşünmemiz gerekiyor!..

Bu ülkeyi, bu hale biz getirdik çünkü!..

Peki biz çıkış yolunu nasıl bulacağız?

Köyümüze geri döneceğiz…

Türkiye, bir zamanlar, yurt dışına canlı hayvan ihracatı yapabiliyordu ve memlekette ‘’Canlı Hayvan İhracatçıları Birliği’’ vardı.

Ama şimdi yok!..

Neden biliyor musunuz?

Çünkü benim Tarım Bakanım, sesini yükselten köylüye “Susun, yoksa dışardan daha ucuzunu bulup getirtirim” diye açık açık tehdit etti!

Sözünü de tuttu, maalesef!..

Üreten insanlar yaşadığı zorlukları anlattığında, onları dinlemek yerine, ithalat sopasını gösterirseniz, sonunda olacağı budur!

Peki tekrar üretim olabilir mi?

Zor ama mümkün!..

Üretimin önündeki engelleri kaldırmak için, önce üreten insanların değerini bileceksiniz.

Köylünün, arazisini, merasını, hayvanlarını elinden almayacaksınız.

Sanayicinin ürettiği malları daha değerli hale getirmek için politikalar üreteceksiniz.

Bunu yapmazsanız, istediğiniz kadar boykot edin, durun!.. Çünkü ertesi gün ya da ertesi hafta yine o ürünü almaya mahkum olacaksınız.

Zararın neresinden dönerseniz kardır!..

Öyleyse, hadi hep birlikte, köyümüze geri dönelim!..

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı