Güneyege Haber

Genç Kalemler 11. Hafta

Ortaca'nın yetenekli genç yazarları her hafta Güneyege Haber'de...

239

KAPLUMBAĞA İLE TAVŞAN

Uzaktan kaplumbağa ve tavşan geliyordu. Kaplumbağa yavaş yavaş tavşan ise hızlı hızlı geliyorlardı. Tavşan kaplumbağaya “Neden yavaş yavaş geliyorsun? Ben şimdiye dört kere gelmiştim.” dedi. Kaplumbağa “Sen hızlı git ben yavaş giderim benim acelem yok.” dedi. İleriden garip garip sesler geliyordu. Kaplumbağa tavşana  “Lütfen sessiz git.” dedi ama tavşan kayda almadı hızlı adımlarla çalılara girip orada saklandı.  Kaplumbağa yerinde durup kafasını evinin içine koydu ve bekledi gitmelerini sonra tavşana “Çık gittiler!” dedi ki bide baksın ne görsün tavşana tuzak kurmuşlar. Kaplumbağa yavaş yavaş ayaklarının yanına gelip oturdu. Kafasını evinin içine koydu. Adam kalktı tam tavşanı yakalarken ayağı kaplumbağaya takıldı ve yere düştü. Tavşanda hemen bu fırsatı bulup hemen gözden kayboldu. Adamlar gittiler ama kaplumbağayı gördüler. Tavşan kaplumbağaya sarılıp teşekkür etti. “En iyi dostumsun sen benim sen beni ölümden kurtardın.” Kaplumbağa “Yok canım herkes yapardı.” dedi. Sonra arkadaş oldular. Evlerine dağıldılar ve her şeyi unutup da  sabah olur olmaz ormanı geziyorlardı. Bir de baksın dünkü tavşanı tuzağa düşüren adamlar kaplumbağayı görüp onun yanına büyük adımlarla ilerliyorlar. Kaplumbağa daha ne kadar gitsin yoruldu ve orada dinlendi adamlar kaplumbağayı yakaladı ve eline büyük bir taş alıp ezeceklerdi ki imdadına tavşan yetişti tam atarken tavşan bir ses çıkarıp ilgilerini çekip kaplumbağayı kurtardı ölümden birbirlerine sarıldılar ve birbirlerine yardım ettiler. Bir mutlu sonla bitirdiler akşamı. Siz siz olun size yardım edeni sırt üstü bırakmayın ve her şey karşılıklıdır ve en önemlisi de arkadaşlar daima değerlidir.

AYNUR EĞİLMEZ 9/B 326

Ahmet ATEŞ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi


MEHMETÇİK

Mehmetçiklerimiz düşmanlara ve hainlere göz açtırmıyor. Düşman üstüne  giderken ailelerinden, sevdiklerinden ayrılıp gözü yaşlı gönlü yaslı gidiyor. Yağmur, kar, sıcak demeden bazen açlık çekiyor. Belki kuru ekmek, bir damla su bile onlara ziyafet gibi geliyor.  Anneleri, kınalı kuzularına bir tas sıcak yemek vermek istiyor fakat nafile ama onlara dua ziyafeti gönderiyor.  Mehmetçiklerimiz her zorlu koşulda hainlerin kör kurşunuyla yaralanıp o yarayı bir ömür boyunca madalya gibi gururla taşıyor.  Onlar hep “vatan sağ olsun” deyip savaşa yeniden katılıyor. Aileleri, evlatları ölünce “Benim oğlum şehit oldu.” deyip gurur duyuyor.

Ben de ileride bir subay veya komutan olacağım. Çünkü ben eceliyle ölmektense şehit olarak ölmeyi tercih edenlerdenim.

DOĞAN ŞAHİN

ÇAYLI 100. YIL ORTAOKULU


KARANLIK GECEMİZ

Aydınlığa ihtiyacı olan,

Bir anayı evladından ayıran,

Annelerin babaların hayallerini çalan,

Geriye feryatlı aile bırakan

Tüm Türkiye’yi yasa boğan.

Ölümü göze alıp tankların üstüne çıkan,

Bir çocuğu yetim bırakan,

O gece idi işte 15 Temmuz.

Tüm gazetelerde televizyonlara çıkan,

Okullarda hüzünle anlatılan,

Duyduğumuzda içimizi cız eden,

Mutluluğumuzu çalıp götüren,

Vatanın evlatları olan,

Onları ana kokusundan uzaklaştıran,

Zamanın donduğu an,

Büyük hüzne sebep olan,

O gece idi işte 15 Temmuz.

SUDE ÜZÜM 8-A

ÇAYLI 100. YIL ORTAOKULU


SİTEM

Gitmek sadece beden ile yapılan bir eylem değildir. Bir kere kalbinden emin olacaksın önce, giderken ardına bakmak gidene yakışmaz. Kalanları düşüneceksin, gitmeyeceksin kardeş. Yollarına gözyaşı bırakmayacaksın, ruhuna pişmanlık dokunmayacak. Gidip de geri geri dönmek olur mu hiç? Tükürdüğünü yalamak gibi… Dönmeyeceksin! Akıntının tersine aktığını gördün mü? Bırakacaksın kendini akıntıya, yanına kürek alsan ne fayda? Sormayacaksın kalanları, merak etmeyeceksin ne hallerdeler diye. Sen hiç giden bir günün geri geldiğini gördün mü? Gün gibi olacaksın giderken. Şayet gururunu kırıp bir gün dönecek olursan aynı olmayacaksın. Mamafih kalanlar bıraktığın gibi kalmayacak. Evet, belki ilk başlarda özleyecekler kim bilir ağlarlar belki. Lakin unutmasa bile alışır herkes. Hepsini tek tek hesaplayacaksın. Gidişin çarmıhına geldiysen kendini öyle hemen bırakmayacaksın. Madem gideceksin kimseye umut bağlamayacaksın. Madem heveslisin, gitmelere bu şehrin sokaklarını aramayacaksın.

Zeynep ATAKAN 8/A

ÇAYLI 100. YIL ORTAOKULU


SON FOTOĞRAF

Gülmüyordun son fotoğrafımızda,

Belki dertler kapımızda.

Komşumuz muhtaç kalmış

Bir sevgi ve saygıya.

Gülmüyordun son fotoğrafımızda,

Tüm dünya toplanmıştık oysa,

Komşumuz muhtaç kalmış,

Bir vatansever, yoldaşa.

Gülmüyordun son fotoğrafımızda,

Yürüyün dostluğa,

Komşumuz muhtaç kalmış,

Bir yardımsever, dosta.

İCLAL DEMİR

ORTACA İMAM-HATİP ORTAOKULU


RENKLER

Renkler denince akla,

Mavi, kırmızı, yeşil gelir.

O turuncu ise,

Gönlüme neşe verir.

Resim yaparken kullanırız,

Mavi denizi, sarı güneşi.

Çiçekler koyup süsleriz,

Yeşil yeşil çimenleri.

Çizerken resmimizi

Çocuklar da çizeriz.

Ellerine top verip,

Oynamalarını izleriz.

Çizdikten sonra resmimizi,

Boyarız her köşesini.

Son dokunuşları yapıp,

Asarız başucumuza.

ESMA İRKEY

ORTACA İMAM-HATİP ORTAOKULU


15 TEMMUZ

O günü anlatmaya dil yetmez,

Dünya kimseye kalmayacağı halde ,

Savaş çıktı ,bunun amacı neydi?

Kimse bilmez.

Yapmayın,durun demek istiyorum

Ama dünya çok büyük ,herkesin kulağına gitmez.

O gün herkes çıktı ,mücadele etmeye.

O gecenin,o karanlık gecenin ardından

Çıktı güneşli bir gün, “Yaşamak için ölmüştük.”

Bunu herkes bilsin ki

Biz bir araya geldiğimizde,

İnançlı, geçilmez bir Türkiye oluruz.

Atatürk vermişti bize özgürlüğü,elde etmiştik elimizdeydi.

Ama o gece almaya çalıştılar özgürlüğümüzü

Vermedik asla da vermeyeceğiz.

O hain saldırıyla biz daha da güçlendik.

Hainlere asla yenilmeyeceğiz.

Eda Sultan Altıner    

Ortaca Ortaokulu


ŞİİR YAZMA HEVESİM

Kalemim yine kırgın kağıtlara,

Dizeler yalnızlıktan yas tutuyor.

Kafiyeler bana,

“Neden beni çağırmıyorsunuz?” diyor.

İlham yok  ,kaybolmuş.

Konu yok, kaybolmuş.

Cümleler uzak birbirinden,

Kağıtlar yazılmak istemiyormuş.

İlhamı bekleyecektim,

Kağıtlarla kalemleri barıştıracaktım.

Dizelere arkadaş bulacaktım,

Kafiyeleri yanıma çağıracaktım.

Bunların hepsini yapacaktım,

Çok güzel şiirler yazacaktım.

Ama yapamadım.

İlhamı bir türlü yakalayamadım.

Aslında şiir yazmak hiç de kolay değilmiş,

Şiir yazma  hevesim yine yarım kaldı…

Zehra AYDINOL

Ortaca Ortaokulu


UZAYLI

Evde televizyon izliyordum. Okul beni sıkmaya başlamıştı, ben de televizyon bağımlısı olmuştum. Koltukta otururken yukardan bir ses geldi. Tam kedim çıkarmıştır diyecekken yanıma baktım ve kedim oradaydı. Yukarıya çıktım ve tam döndüm hiçbir şey yoktu ancak aşağıya baktığımda bir çığlık patlattım. Ve o bir uzaylıydı. Küçük, yeşil, siyah, badem gözlü bir uzaylı. Halbuki ondan korkmamıştım ve bu çok tuhaftı. Onunla mors alfabesi aracılığıyla konuşabileceğimiz aklıma geldi. Hemen ona sorular sordum. Gezegeni Zismonancium, ama biz insanlar ona Kepler-B 156439 diyoruz. En ilginci ise ana maddelerinin amonyak olduğunu söyledi. Bunu hala anlayamadım.  Zamanda yolculukla uzayda yolculuk arasında bir fark olmadığını söyledi. Onu yirmi gün boyunca evde sakladım. Ve onu elma ile besliyordum. Yemek verdiğimde kustu, ve kusmuğu fosforlu yeşildi. Elma verdiğimde ise ilk yiyemedi, ancak onun bir enerji tableti olduğunu farz ederek yedi. Boşaltımı ise ilginçti, nefes verdiğinde boşaltım yapıyordu. En iyi özelliğin ise fazla zeki bir varlık olmasıydı. Ve o amfibi bir üç omurgalı bir hayvandı. Günler geçti ve biz mutluyduk, ta ki bir haberi duyana kadar. Zismonancium gezegenine savaş açan Ursabii’lerin gemilerinin iniş  yaptığı videoyu gören Oue Oue Osas’ ın yüzü birden düştü ve bana baktı. Bir uzaylı-nükleer savaşı başlamıştı. Bu savaş ise dünyada olacaktı, ancak Oue Oue Osas’ın savaş için hiçbir arkadaşı yoktu… Ve benim yaptığım iş ise uzaylıyla beraber bir video çekip savaş çağrısı yapmaktı ve yapacağımız bu savaşta insanlar bir Zismonancium önderliğinde insanlarla Ursabii’ler arasında olacaktı…

Atahan Demircan

ÖZEL ÖZALP ORTAOKULU

Bilim Kurgu Devamı gelecek…


SONSUZLUĞA

Sarı giyer,

Güneşim olur,

Isıtırsın beni sonsuzluğa.

Yeşil giyer,

Doğam olur,

Gülersin benimle sonsuzluğa.

Mavi giyer,

Gökyüzüm olur,

Parlarsın sonsuzluğa.

Gri giyer,

Bulutum olur,

Bir yağmur damlası gibi

Yağarsın düşlerimdeki sonsuzluğa.

Peki ya

Siyah giyersen,

Her şey sonsuzluğa mı kavuşacak?

Her şey yok mu olacak?

Yok oluş ve varoluş arasındaki

O ince çizgide kayıp mı olacak?

Ne olacaktı bize?

ZELİHA AKŞİT

ŞEHİT ER GÜRSEL ÇELİK ORTAOKULU


ANNEMİ NEDEN SEVİYORUM?

Annemi neden seviyorum?

Çünkü beni   büyütüp  kötülüklerden koruduğu için.

Annemi neden seviyorum?

Ben prenses annem kraliçe olduğu için.

Annemi neden seviyorum?

Evimizin tacı, kalbimdeki mutluluk olduğu için.

Annemi neden seviyorum?

İçi sevgi dolu, iyilik dolu olduğu için.

Annemi neden seviyorum?

Beni koruduğu kolladığı için.

Annemi neden seviyorum?

Çünkü dünyanın en güzel annesi,

Benim annem olduğu için.

BETÜL DALGIÇ 6-A

ŞEHİT ER GÜRSEL ÇELİK ORTAOKULU


Sevgi

Sevgi dediğin nedir?

Sevmek ve sevilmek…

Bazen anlaşmazlık olsa da

Kıymetini bilmek.

Sen sev ki insanlar,

Onlar da seni sevsinler

Her şey karşılıklı

Bunu iyi bilesin.

Küskünlük, kırgınlık

Olabilir anlaşmazlık

Hemen özür dile!

İlk adımı sen at, bekleme.

Sevmek yetmez sevilmeli de

Bırak her şeyi dert etmeyi de

Bak etrafına gülen gözlerinle

Bu hayat güzelleşiyor el ele verince!

Berfin Bulut 8/A    

Şehit Mustafa Ayna Ortaokulu


AŞK SANA BENZERDİ

Seviyorum hala seni,

Ama değil eskisi gibi.

Çok üzdün beni,

Ama seviyorum yine de seni.

Çok kırdın kalbimi,

Oyaladın hep beni ,

Ne diyeyim ben sana şimdi,

Sabrım artık kalmadı ki!

Şairin de dediği gibi,

Sonuna kadar kapalıydı kalbi.

Kazma kürek yaktıran,

Mart kapıları gibi.

Aşık olmaktan korkar oldum şimdi,

Sebebi ne ben de bilmiyorum ki!

Ama sevemez oldum şimdileri,

Kalbimden söküp attım seni.

Mustafa KÖSE

Şehit  Mustafa  Ayna   Ortaokulu


HAYALLER

Hayal soyut bir kavramdır. Hayal etmek insana umut verir. Hayallerin peşinden gidilmeli ve asla pes edilmemelidir.Aslında hayal insanın iç dünyası belki de söyleyemedikleridir.Biz ve hayallerimiz…

Hayallerinize sımsıkı sarılın ve olmayacak diye ümitsizliğe kapılmayın.Hayata hep gülümseyin ve pozitif düşünün pozitif yaklaşın. Unutmayın hayal kurmak koca bir dünyada özgürce yaşamaktır. Hayal etmek sınırsızdır. Bazen öyle bir hayale kapılırsın ki kendini bir roman ya da hikaye kitabı içinde yaşıyor gibi hissedersin. Bazen bir kahraman olursun gerçekleşmeyeceğini bile bile.Olsun hayal değil mi bu?Olmasa da olur.

Bazı hayaller de gerçekleşmesi mümkün hayallerdir. İstersen olacağını bilirsin, bunun için sana güç gerekir , azim gerekir, hırs gerekir ve elbette çalışmak gerekir.Eğer kafana koyduysan diyelim ki ileride herkesin tanıdığı insanların yeni kitabını merak içinde beklediği bir yazar olmayı hayal ediyorsun. Neden olmasın? Kim engel olabilir bu hayalini gerçekleştirmene. Sadece sen.Çünkü sen gerçekten bir seyi istiyorsan gereken emeği de vermelisin.Evet kabiliyetin vardır, yazdıkça yazasın geliyordur, kelimeler ardı sıra sıralanıyordur ama kendini geliştirmezsen hayal dünyanı, gözlem yeteneğini geliştirmezsen Türk şair ve yazarları okuyup onları tanımazsan bu yolda yapman gerekenleri  yapmazsan istediğin hayale kavuşmak zor olabilir ya da hiç mümkün olmayabilir.

Hayallerimiz bize aittir. Onların peşinden koşmak da yine bizim işimizdir. Elinizden geleni yapınca o hayaliniz bir gün gerçek olur ve siz sevdiğiniz işi yaparak dünyanın en mutlu insanı olarak yaşarsınız.Ben derim ki hayaliniz neyse peşinden koşun,emek verin,isteyin ve onu yakalayın. İyi şanslar.

HİLAL OKUR   6/B

ŞEHİT NASUH AYDIN ORTAOKULU