Güneyege Haber

Genç Kalemler 14. Hafta

Ortaca'nın yetenekli kalemleri her hafta Güneyege Haber'de...

777

SİGARA ZARARLIDIR

Sigara dumanı,

Zararlıdır o.

En büyük düşmandır!

Zarar verir o.

Hep içme deriz,

İçerler düşmanı.

Küçük büyük demez,

İçerler düşmanı.

Öğretirler bize: “İçmeyin onu!”

Kimse uymaz buna…

Biri söyler onlara:

“Sigaranın parasını el alır, dumanını yel alır.”

İçer düşmanı, bu tuzaktır bize…

“Bir taneden bir şey olmaz.” deme,

Olan çoktan olmuştur zaten.

Aynur EĞİLMEZ

Ahmet ATEŞ Mesleki  ve Teknik Anadolu Lisesi


SENDE SEVER MİYDİN?

Sende sever miydin sensizliği ?

Yokluğunda ağlamayı ,

Güneşin doğuşuna

bir hüzünle bakmayı.

Sen hiç izledin mi ?

dolunayı tek başına

Ona bakıp ağladın mı ?

Düşündün mü yıldızları ?

Sessizlik de boğuldun mu hiç ?

Üşüdün mü geceleri ?

Ben izledim dolunayı,

Ona bakıp ağladım .

Düşündüm yıldızları

Sessizlik de boğuldum .

Ben sensiz her gece üşüdüm.

Peki, sen yaşasan bunları

Sende seni sever miydin?

 Kemal DENİZ

Ahmet ATEŞ Mesleki  ve Teknik Anadolu Lisesi


HAYAL KURMAK ÜZERİNE

Hepimiz hayal kurarız ve hepsi farklı hayallerdir. Bu hayalleri gerçekleştirmek için uğraşırız. Bazen yurt dışına gitmeyi hayal ederiz, bazen farklı icatlar icat etmeyi, farklı yemekler tatmayı hayal ederiz.       Fakat bütün hayaller gerçek olamaz.

Zaten insanlar büyüdükçe hayal kırıklıkları yüzünden hayalleri tükenir. Hayal kuramayan insanlar herkesleşmeye başlar. Hep aynı fikirler, aynı duygular, aynı görüş. Çok sıkar hayalcileri herkesleşmiş insanlar. Hayalciler ise dünyaya çok farklı bakar. Herkese göre normal bir park sıkıcıdır, hayalcilere göre eğlenceli bir şatodur. Kimine göre kediler sadece birer hayvandır, kimine göre minik bir ejderha. Kiminin normal dünyası, kiminin pembe bulutlu, mavi ağaçlı bir dünyası vardır. Lakin hep hayal dünyamızda yaşamayıp gerçeklere odaklanmalıyız.

Yinede hayalperest-gerçekçi, farklı-aynı demeden hepimiz insanız ve birbirimize saygılı olmalıyız.

Mirsa Sude GÜNAL

Atatürk Ortaokulu


HAYVAN DOSTUMUZ

Hayvanlar, insanların duygularını paylaştığı en güvenilir dosttur. Bence hayvanlar duygularını sahiplerine daha iyi anlatır. Dışarıdaki köpek ne kadar havlarsa havlasın, en iyi dostunuz köpeğinizin bir bakışından aç mı, hasta mı, suyu mu bitti hepsini anlarsınız.

Aslında hayvan ayrıcalığı benim için çok kötü bir durum.Siz ister misiniz teninizin rengi farklı diye biri sizi beğenmesin?Ama aynısını hayvanlara yapıyorsunuz. Hayvan barınaklarına gidiyorsunuz tüyleri siyah kahverengi olanlara uğursuz, pis, kötü gibi lakaplar takıyorsunuz oysa onların ne suçu var? Onları ayırt etmeden sevmeliyiz. Evimizde besleyemesek de marketlerden aldığımız mamalarla, yemlerle sevgimizi gösterebiliriz ve ayrıca bu sevgi sonucu alacağımız karşılığı her insanda bulamayabiliriz, her insanla paylaşamayacağımız sırları hayvanlarla paylaşabiliriz     Kısacası insanlardan çok hayvanlara güvenebiliriz onlar bizim en büyük dostumuz.

ÖZGE  SAYAN

ATATÜRK ORTAOKULU


BALON

Umudunu kaybetmemeli insan.

Yardıma ihtiyaç duyduğu her an.

Umut koşarak gelir arkadan.

Canını sıkarsın yaşadığın olaylara

Kapatırsın kalbini dışarıda olanlara

Alış hemen her duruma.

Umut koşar yardıma.

Umut  balondur uçmasın.

Sımsıkı tut onu kaçmasın.

Vazgeçmeye kalkma sakın!

Eğer balonun ipini bırakırsan.

Sen de uçar gidersin.

Kaybolursun göklerde.

Bir daha yolunu bulamazsın.

BEYZA NUR ACAR 8/B

ÇAYLI 100. YIL ORTAOKULU


SANAL MEDYA

Bu sıkıcı başlığı görmenize rağmen ilk cümlemi okuduğunuz için tebrik ederim. Her zamankinden farklı olarak karşınıza sosyal medya hesaplarını kapatmış biri olarak çıkıyorum. Sizlerle konuşmak istediğim insanların sanal medyaya, gerçek hayattan daha önem vermeleri, sanal platformlarda hiç olmadıkları gibi olan davranışları. Mesela hiç kitap açmayan birinin internette güzel şiirler paylaşması, futboldan anlamayan birinin takipçi kapmak için futbol sayfası açması. Bunların hepsi gerçek. En sevdiği fotoğrafı yeterince beğeni almadı diye silenler ve daha niceleri…

Peki ya da gerçek hayat. Hani şu ailemizin, arkadaşlarımızın olduğu onlardan bir haber. Dünya ve insanlık yavaş yavaş yok oluyor. Beyinlerimiz robotlaşmaya başlayacak. Hepimiz aynı filmleri izliyor, aynı sosyal medya fenomenlerini takip ediyor neredeyse aynı şeyleri sevip düşünüyoruz. Artık insanlar dün yediğini hatırlamazken filmdeki başrol oyuncuların başından geçen olayların hepsini biliyor.

Bırakın bir hafta elinizdeki telefonları ve sorgulayın hayatı. Dünya için ne yaptınız?

Ne yaptınız da dünyada mutlu olmayı bekliyorsunuz? Her insan bir gün elbet ölecek ve biz öldükten kim bilir kaç yüzyıl sonra dünya yok olacak? Arkanızda sizi seven, adınızı bilen birinin olmasını istemez misiniz? Bence her insan ister. O yüzden kafamızı telefondan kaldırıp dünyaya bir şeyler bırakmalıyız. Bir şiir, bir şarkı, bir kitap…  Ufak da olsa dünya için.

Telefonları, sosyal medyayı bir kenara bırakıp dünya için bir şeyler yapmalıyız.

ESMA NUR FATMA KAÇAN

ÇAYLI 100. YIL ORTAOKULU


SEÇİMLERİMİZ

Hayatta her insanın değer verdiği şeyler vardır. Kimilerine göre aile, kimilerine göre para, bazılarına göre şöhret… Herkesin birbirinden farklı istekleri, hayalleri vardır. Kimilerimizin hayalleri basit, uğraş gerektirmez kimilerimizin ise zor, aşılması zor engellerle doludur. Tabi bunlar kişiden kişiye değişir. Zor yolu seçen ilerleme kaydeder bu da Hayattaki yenilgiler sayesinde tecrübe kazanır. Bulunduğu yerden çok fazla yol kat etmiştir ama kolay yolu seçen bulunduğu yerde sayar  belki bulunduğu yerden daha gerilere gider.  İşte  İnsanı oluşturan seçimleridir. İyi ya da kötü. İnsan yolunu seçimleriyle seçer. Bazılarımız hayatta bazı şeyleri yapmaya zorunlu kalır. Onu yapması gerekir. Başka çıkış yok gibi gözükür. Bazen gerçekten çıkış yoktur ama bazen ise biz fark edemeyiz. İşte o çıkış olmadığında seçim yapmamız gerekir.  İyi ya da kötü; zor ya da kolay…

Sude ÜZÜM

ÇAYLI 100. YIL ORTAOKULU


ANNEM

Canım annem benim,

Senin hakkını nasıl öderim?

Her gün o güzel yüzünden öperim.

Hep yanında kalmak isterim.

Geceleri uyumadın annem,

Hastalandın ayrılmadın başımdan.

Düştüğüm her an kaldırdın beni

Seviyorum dünyalar kadar seni.

Ben de hep senin yanında olacağım,

Emeklerini boşa çıkarmayacağım.

Hayırlı bir evlat olacağım.

Seni dünyalar kadar seveceğim.

AHMET BUĞRA GÜMÜŞ

ORTACA İMAM-HATİP ORTAOKULU


HAYAT

Her insanın bir hayatı vardır. Hayat insanın doğumundan ölümüne kadar geçen zamandır.

İnsanların hayatı iyi de kötü de olabilir. İnsanlar kendi hayatlarını belirler. Bazı insanlar yaşadıkları hayatı sevmez, ayrılmak isterler. Bazıları da o kadar çok sever ki ayrılmak istemezler. Her insanın hayatı farklıdır. Bazılarının hayatı zorluklar, bazılarınki rahat bazı insanların ise kötülük doludur.

Hayatımıza yaşadıklarımızdan dersler çıkararak devam etmeliyiz. Sonuçta herkesin bir hayat hakkı  vardır. Hayatını kötülüklerle değil iyiliklerle doldur.

TUANA TEKİN

ORTACA İMAM-HATİP ORTAOKULU


TEK GÖRÜŞTE HAYAT

Hayat her alanda zorluklarıyla devam  etmekte. Biz ise yaşamaktayız. Her insan hayatın illaki sıkıntılarını-fazla veya az- yaşıyor. Yaşam öyle bir gerçek ki Kimilerini hayallerinden öteye alıp götürürken kimini ise zorlukların eşiğine bırakıp “Yolun açık olsun.” deyip gidiyor.

Derler ya hani “Hayat acımasız, hayat acı ve maalesef ki gerçeklerle dolu.” diye . İşte biz insanlar öyle bir bağlanmışız ki her daim kendi istediklerimizin olmasına olmayınca; o  acımasız, o pis, o bilmem ne bilmem ne… Son zamanlarda ise insan hayatı, insanoğlu için zerre kadar değersiz hale gelmişken nasıl hayatın bize bir ters bakış atmasıyla söylenmeyelim. Etrafımıza bakınca zaten herkes kendisi için yaşamakta, çıkar aramakta ve daha da fazlasını istemekte. “Gözün doysun.” diyorlar ya bence çok haklılar .Hele şu çıkarları için hırs yapıp da hayat bir zorluk çıkarınca karşımıza başlanılıyor söylenmeye, beğenilmediğini belirtmeye ve her suçun hayatta veya onda bunda olduğu dile getirilmeye. Bu şimdi böyleyse ilerisini insan düşünemiyor zaten. Öyle bir kör etmiş ki  hırs insanoğlu temelli kendinden alıp gidiyor. Ne varsa eskilerde var.

Hayatı bir salıncağa benzetmeliyiz aslında. Mutluluk ve hüzün arasında  sallanıyor. Ve biz de o salıncakta sallanan küçük bir çocuk misali… Hırs güzel fakat gözü kör edecek kadar olanı da aşırı kötü. Sonu hem hırslı hem de karşısındaki için kalp kırıcı, can yakıcı veya daha fazlasına sebep olacak dereceye gelebilir.

MERYEM TOPAL

ŞEHİT ER GÜRSEL ÇELİK ORTAOKULU


YALNIZLIĞA DOĞRU

Bir adım daha attım,

Sen olmayınca

Yoruldum.

Ama devam ediyorum,

Yalnızlığa doğru.

Seni sevmem ne çare

Sen beni sevmedikçe

Sen beni özlemedikçe

Gidiyorum yalnızlığa doğru.

Yine yoksun yanımda.

Kurumuş kalbim sensiz gidiyorum,

Yalnızlığa doğru.

Sensizlikle birlikte…

OSMAN CAN KÖSE

ŞEHİT ER GÜRSEL ÇELİK ORTAOKULU


BENİM ATAMDIR

Sarı saçlarının rengi güneşle yarışırdı

Gözleri alt ederdi denizleri

Atının üstünde yükselirdi semaya

Böyle bir adam var mı başka

Selanik’in adını duyunca doluverdi gözleri

Bir insana gülmek bu kadar mı yakışır dedirtirdi gamzeleri

Bir oynamaya başlayınca hayran bırakırdı herkesi

Benim atamdı efelerin efesi

YAĞMUR AYDIN

ŞEHİT MUSTAFA AYNA ORTAOKULU


ÖĞRETMENİM

Gözlerin vardır öğretmenim,

Geleceğimizi aydınlatır.

Bilgilerin vardır öğretmenim,

Bizi nesilden nesile aktarır.

Sınıfta, okulda, derste

Gözlerin parlıyor geleceğimizle.

Kasım’ın 24’ünde,

Anarız sizi sevgiyle.

Kara tahtada söndürürsün,

Cehaletin karanlığını.

Çalışıp, çabalayıp, yılmadan

Tutarsın elimizden.

Yüreğimizde sevgin,

Ellerimizde ellerin.

Uzanıyor daima ileriye,

Sevgiyle bizim için.

Başöğretmen Atatürk’ü,

Sen tanıttın bizlere.

Sevgiyi, saygıyı öğrettin

O güzel kalbinle.

 BUSE TIMBIL  

 ŞEHİT NASUH AYDIN ORTAOKULU