Güneyege Haber

Genç Kalemler 17. Hafta

278
Ahmet ATEŞ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi.Ali MAHMUTOĞLU.

DÜŞÜNSENE

Düşünsene…

Sağlığımız yerinde,

Bağımlılığımız yok,

Hasta değiliz,

Hayat bizi yormuyor,

Sağlığımızı koruyoruz,

Düşünsene…

Uğur ŞAHİN

Ahmet ATEŞ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi


YALNIZLIK

Herkes ona bakarken o ağlayarak kış yağmurunun ıslattığı soğuk Arnavut kaldırımlarında yürüyordu. Ayağında dolgu topuklu botu simsiyah çorapları, dizinin hafif üstünde ismini  bilmediğim etek üstünde ise hafif dekolteli tişört ve onun üzerinde siyah deri ceket. Genç kız tamamen siyaha bürünmüştü. Ağlamaktan simsiyah akan rimeli ve küt kesip yağmurdan ıslanıp hafif kabaran az dalgalı saçları ona ayrı bir hava katıyordu. Sırtındaki çantanın hafif olduğu hemen kendini belli etmişti.

Tüm o süpermarketlerden  araba seslerinden şehrin uğultusundan uzaklaşıp yaprakları dökülmüş büyük ve ıssız ağacın altındaki nemli banka oturdum. Burası onun klasik mekanıydı. Çoğunlukla gelip tam olarak anlamadığım şeyler yapardı. Evsiz kedilerle ilgilenir, yaşlı çınar ağacına kitap okuyup yol soranları tarif ederdi.

O gün sabah her zamankinden daha çok ağlamıştı bu işsiz kız. Merak ettim o gün, çok merak ettim.  Çınar ağacının arkasındaki heykellerin yanında o gelmeden yerimi aldım ve sonra şu konuşmaları duydum: “Annem var mı senin? demek öyle. Üzülme benim de yok. Hatta sana bir şey anlatayım mı? Küçükken çizgi filmde görmüştüm. Çocuk düşüyordu. Sonra hemen annesi gelip yarasını üflüyordu. Hemen diniveriyordu çocuğun ağrısı. O günden sonra ne zaman düşsem kendi kendime yaramı üfledim, geçmedi. Hayatımda bir anne nefesi eksikti, babamla hiç oyun oynamadım mesela ben, sen oynadın mı? Ama sen çok şanslısın çınar. Senin yalnızlığın baharı, benim yalnızlığım annemin gözlerini görünceye kadar. Ama şimdi görseydim tanır mıydım annemi?” Buraya kadar duyabilmişti. Yaşlı çınar yalnızlığından utanmıştı. Eğdi tekrar dallarını yere. Sonra tekrar genç kızdan ses geldi. “Çınar… Sokak çocuğu dediler bana. Sokak çocuğu. Sokaklar ne zamandan beri çocuk doğuruyor?” Yalnız çınar utandı tüm insanlığın adına.

ESMA NUR FATMA KAÇAN

ÇAYLI 100. YIL ORTAOKULU


UZAKTA

Uzaklarda,  çok uzaklarda.

Yalnız başıma bir uçurum kenarında .

Usul rüzgarı dinliyorum.

Uzaklara bakıyorum, çok uzaklara.

Mahalle maçı yapan çocuklara.

Gözlerindeki mutluluğa “ah, keşke” diyorum.

Huzur biliyorum uzakta, çok uzakta.

Kim bilir hangi güzergâhta?

Arıyorum, soruyorum, bulamıyorum.

Uzaktasın,  uzakta İstanbul’da.

Belki isli gecekondular arasında.

Ama ben buradayım, bir mısrada.

Elimde değil özlüyorum.

Zeynep ATAKAN

ÇAYLI 100. YIL ORTAOKULU


KORKUYORUM

Korkuyorum,

Hayatta tek başımayım.

Yalnızım,

Yanımda can dostum yok.

Sessizim,

Sessizliğimi bozan yok.

Mutsuzum,

Beni mutlu eden yok.

Korkuyorum,

Her zaman yalnız kalmaktan.

Ağlıyorum,

Beni teselli eden yok.

Büşra Duman

ORTACA İMAM-HATİP ORTAOKULU


DOST

Dost lazım

Yoldaşın olacak.

Söz lazım

Sır verecek.

Sırdaşım olacak

Arkadaş lazım.

Kardeşim olacak

Gülümsemek lazım.

Sır vereceksin

Güvenilir olması lazım.

Gülümsemeni paylaşacaksın

Sevmek lazım.

Nisanur DAĞDELEN

ORTACA İMAM-HATİP ORTAOKULU


SİYAH BEYAZ BİR RESİM

Siyah bir resim elimde.

Bir çocuk, naylon bebek elinde.

Resim kadar renksiz bakıyor gözleri.

Mutlu olmadığı her halinden belli.

Girebilsem zaman tüneline

Gidebilsem o resimdeki günlere…

Elindeki naylon bebekler boş bakan gözlere

Gül çocuk, gül…

Bugünler kalacak mazide

Temin ederim seni, renkli günler ileride

Desem ve dönsem geriye

Biliyorum çocuk, daha masum sarılırdın bebeklerine.

Ayşe Ferhan AKAY

 ORTACA ORTAOKULU


UMUDUM VAR

Benim hala umudum var,

Yarına güneş doğacak,

Ağaçlar yeşerip, çiçekler açacak.

Etraf kuş sesi ile dolacak…

Benim hala umudum var.

Ölüm gelse de

Onu bize unutturacak.

Umudum var yarına, yarından sonraya

Mavi gökyüzü kadar sonsuz

Hiç bitmeyen bir sevdaya

Benim hala umudum var.

Şansım yok belki

Belki de cebimde hiç metelik olmayacak

Rengarenk bu güzel dünyada

Benim hala umudum var.

Feyza GÖKBEN

ORTACA ORTAOKULU


GÜZEL TÜRKÇEMİZ

Türkçedir anadilimiz

Gözümüz, kulağımız, elimiz

Onu doğru kullanırsak

Asla bozulmaz dilimiz

Akıcı ve doğrudan

Sözcükler çoğalmalı

Yazarken okurken

Çok dikkatli olunmalı

Pek güzeldir anadilimiz

Onu hep geliştirebiliriz

İyiye doğruya

Çaba göstermeliyiz

BARIŞ IŞIK

ÖZEL ÖZALP ORTAOKULU


ANNEM

Bana olgunlukla yaklaştın,

Doğruyu yanlışı anlattın.

Sevgiyi ve merhameti,

Sen öğrettin anneciğim.

Babamla beraber,

Zorlukları atlattın,

Bana iyi baktın,

Benim canım anneciğim.

Mücevher gibi parıldayayım diye,

Gerekli olanakları sağladın,

Bana iyi baktın,

Benim canım anneciğim.

DEFNE ERDOĞAN

ÖZEL ÖZALP ORTAOKULU


UNUTMASINLAR İSTEDİM

Ben arkamda,

Gözleri yaşlı annemi,

Kalbi el vermese de

Beni destekleyip gurur duyan

Babamı,

Eşimi,

Çocuklarımı,

Sevdiklerimi bıraktım.

Ben,

Tüm dünyaya kafa tutup

Türklerin kim olduklarını duyurup

Onları unutmasınlar istedim.

Zaten “TÜRKLER” unutulmazdı ki.

Ancak başkalarını unuttururlardı.

Hem de köklerine kadar

Kazıyıp atarlardı.

Sen de bizim gibi “TÜRK” olmaktan gurur duyuyorsan:

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!

ZELİHA AKŞİT

ŞEHİT ER GÜRSEL ÇELİK ORTAOKULU


ARMUT AĞACI

Senin o güzel duruşun

Zarifliğin inceliğin

O sarı, yeşil, kırmızı yaprakların

Çok güzel çok

Senin o yaprakların narin narin

Usul usul dökülüşü

Beni benden aldı

Canım armut ağacım

Senin armutların önce küçük küçük olur

Sonrada büyürler

O sulu armutların çok güzel çok

Benim canım armut ağacım

Halide Gül Ülker

Şehit Mustafa Ayna Ortaokulu


ÇANAKKALE GEÇİLMEZ 

18 Mart 1915

İngiliz ve Fransızlar boğaza girmeden,

Atatürk ölmeyi emretti bize önceden.

Attılar düşmanlar ilk toplarını gemiden,

Toz dumana karışmış, kaybolmuştu her yer her yerden

Sarsılıyordu yeryüzü topların sesinden

Ayrılmıyordu askerler Türk siperlerinden

Her adımda geliyordu bir bomba denizden.

Her bombada bir askerimiz içiyordu şahadet şerbetinden.

Düşman panikle denizden kaçtı

Çanakkale Boğazı’nı aşamadı.

Ama yine rahat durmadı,

Karaya saldırdı.

Bu sefer yağıyordu kurşunlar yağmur gibi tepeden,

Korkudan geri adım attılar bir daha gelmediler.

Analar, bacılar, çocuklar,dedeler,yiğit askerler

Omuz omuza ‘’Çanakkale geçilmez’’dedi.

Türk milleti şehitlerinin kanlarını arşa yükseltti.

Al bayrağı tepeye dikti,

İndirmedi.

Üzerinden yıllar geçti

Ama hala dün gibi tazeydi

Çanakkale şimdiki nesillere birer ibrettir.

Şehitlerimizin ruhu şad olsun.

RUKİYE BULUT

ŞEHİT MUSTAFA AYNA ORTAOKULU


BEN BİR KÜÇÜK KİLİMİM

Ben bir küçük kilimim.

Yöreden yöreye gezerim.

İnsanları da çok severim,

Şimdi Ege’ye gidelim.

Gezip dolaşan ben,

Masallarda geçer motiflerim.

Alın teri var içimde,

Yapılırken püsküllerim.

Kalmadı artık bu ülkede,

Bir tek kaldım köylerde,

Nineler, dedeler, ebeler,

Dokurlardı eskiden bizleri.

Her motifte bir anlam gizlidir,

Dünyanın motifleri, duyguları bendendir,

Küçük bir kilimim ben,

Çok eskilerden gelen…

ASUDE MAKBULE KÜÇÜK   6/A

ŞEHİT NASUH AYDIN ORTAOKULU


VATAN AŞKI

Vatan aşkı ile,

Çarpışır cephede.

Havada, karada, suda, çölde,

Ve her zaman her yerde…

Vatan aşkı ile,

Mevziler önünde,

Her yerde Mehmetçikler,

Sevgi ve adaletiyle…

Vatan aşkı ile,

Düşmanları serer yere,

Toz kondurmaz ülkesine,

Yol vermez namertlere,

Ve her daim,

Bayrağımız dalgalanır her yerde…

HAYRULLAH KAAN KORKUT  6/A

ŞEHİT NASUH AYDIN ORTAOKULU