Güneyege Haber

Genç Kalemler 18. Hafta

192

KAZANACAĞIZ !

Saat 05:00 – 05:30 suları arası bir patlama sesi ile uyandım. Köyümüzün meydanında bir sürü insan toplanmıştı, Köyümüzün en eskisi olan Ömer Baba bir tepeye çıkmış;

– Dostlar an itibariyle Kurtuluş Savaşımız başlamıştır, Köyde ne kadar eli silah tutan yiğitlerimiz varsa camiinin önünde toplansın, dedi.

Ben ve köydeki genç, yaşlı, çocuk tüm erkekler camiinin önündeydik. Ömer Baba geldi ve;

– Yaşlılar, çocuklar lütfen gitsin, dedi. Yaşlılar ve çocuklar gitmediler ve

– Vatanımız için canımızı vermeye razıyız Ömer Baba !

Ömer Baba;

– Peki tamam, gitmeyin bir yere ama sizleri cepheye gönderemem.

Yaşlılar ve çocuklar;

– Cepheye gitmesek bile Vatanımız için bir faydamız olsun.

Ömer Baba;

– Yaşlılar ve çocuklar !, sizler kadınların yanına, bacılarımızın yanına gidin, yardım edin, biz cephedeyken yalnız kalmasınlar.

Yaşlılar ve çocuklar kadınların yanına gidince bize;

– Aslanlarım evinizde ne kadar demir, alüminyum, çelik, bakır, tel, ne varsa işimize yarayacak getirin Ankara’ya demir-çelik fabrikasına silah üretimi için göndereceğiz.

Ben ve aslan kardeşlerimiz evimizdeki kapıları, pencereleri, balkon demirlerini, elimizde ne kadar işe yarayacak eşya varsa köyün meydanında topladık. Ömer Baba geldi ve

– Tren garına gidelim siz aslanlarımı cepheye bu eşyaları da Ankara’ya göndereceğim.

Hepimiz Anamız, Babamızın elinden öptük, dualarını aldık ve tren garına gittik. Tren garında bizi Ömer Baba ve iki asker bekliyordu, Ömer Baba hepimizi alnımızdan öptü ve

– Kazanacağız Merak Etmeyin !

Biz trene bindik ve cepheye doğru yol aldık. Silahlarımızı, kıyafetlerimizi her şeyimizi kuşandık ve cepheye gittik. Cephede bir sürü yere uzanmış boy boy yaralılar ve şehitlerimiz vardı, adım atacak yer yoktu. İşte o an Komutanın ”İleri!” diye komut vermesi ile irkildim. Hepimiz ”Allah Allah!” diyerek ilerlemeye başladık. Birlikte ilerlediğimiz askerlerden hiçbirini tanımıyordum, ilerlerken birçoğumuz ya yaralanıyor ya da şehit oluyordu. ”Siper Al!” komutu geldi, büyükçe bir taşın arkasına siper aldım, taşın arkasından baktığım zaman yerde bir sürü yıldızlar gördüm. Zehirli yıldızlar, birçoğunu ayağına saplanmıştı , o zehirli yıldızlar. ”Ateş!” komutu gelince ateş etmeye başladık, orada bir Yunan askerini vurdum ve irkildim ömrümde ilk defa birini vurmuştum dona kaldım ve o an sağ omzuma bir kurşun yedim, çok acıyordu, yerdeydim, sağ yanım kan içindeydi. Beni sedyeye aldılar ve bir yere götürdüler, götürdükleri yerde bir sürü yaralı vardı, kimini bacağı, kiminin kolu yoktu. Hemen bana müdahale etmeye başladılar, ”Bırakın beni cepheye gitmek istiyorum!” diye bağırmaya başladım yaralı halimle yürümeye çalıştım fakat yürüyemedim düştüm. Beni kaldırdılar ve

– Olmaz, yaralısın, enerjin az, yenik düşersin, bayılırsın.

– Olmaz! beni hemen cepheye gönderin.

Göndermediler, o ara yaralı olmamın da verdiği bir yorgunlukla çok derin bir uykuya dalmışım, uyandığım zaman savaşı kazanmışız, Bana pansuman yapan hemşire,

– Daha iyi misiniz ? kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

Ben hemşirenin sualini cevaplamadan hemen,

– Savaşı kazandık mı?

diye sordum. Hemşire,

– Kazandık kazandık, tüm silahlarımız bozulmuştu, mermilerimiz bitmişti, son anda Ömer Baba diye birisinden bir sürü silah ve mermi geldi o silahlar ve mermiler ile savaşı kazandık.

Ben;

– Ömer Baba?, peki nerede üretilmiş bu silahlar, nereden gelmiş?

Hemşire;

– Silahlar Ankara’da üretilmiş , malzemesinin geldiği yer ise sizin köy.

Ben;

– Bizim köyü nereden biliyorsunuz?

Hemşire;

– Ben de o köylüyüm.

O anda Ömer Baba içeriye girdi ve;

– Kazandık aslanım kazandık… dedi.

Diyar YAVAŞ

Ahmet ATEŞ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi


BAHAR GELDİ

Bahar geldi

Açtı yeşil çiçekler

Hoş geldin bahar

Artık geride kaldı kış

Rahatladı bütün doğa

Geliyor yaz

Eğleniyor çocuklar

Laleler açıyor

Doğa şenleniyor

İşte geldi bahar

 

Mustafa GÜZEL 9/C

Ahmet ATEŞ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi

 


SAÇLARIM

Her telinde ayrı anlamlar saklı

Görenlerin karışır aklı

Düşünemez hiç mantıklı

Akıllara zarar saçlarım

 

Kâkülüm sarkar alnımda

Her teli oktur yayın ucunda

Sevdiğin canını darağacında

Almaya yarar saçlarım

 

METİN AKÇAKAYA  7-B

ÇAYLI 100. YIL ORTAOKULU

 


KAR TANESİ

Mevsimlerden kıştı. Küçük Aslı pencereden dışarı bakıyordu. Küçük kar taneleri yavaş yavaş iniyordu. Aslı dışarı çıkmak istiyordu. Ya annesi izin vermezse! İşte o zaman üzülürdü. Çünkü, o karlara dokunmak, tatmak, oynamak istiyordu.  Kar bayağı dinmişti. Aslı artık yerinde duramıyordu. Annesi dışarıda evinin yollarını açmıştı.  Yardım için komşuya gitmişti. Aslı, annesinin gittiğini fark edince duramadı ve montu giyip,  şapkasını da kafasına geçirip çıktı. Burnuna tatlı bir kar tanesi düştü. Burnu hafifçe üşüdü. Bu çok hoşuna gitmişti. Yalnız hafif üşümeye başladı.  Ama buna da alıştı. Kar tanelerini takip etmeye başladı. Karda bata çıkar ilerliyordu. Yürüye yürüye yoruldu. Baktı ki evden bir hayli uzaklaşmış. Aklına geri dönmek geldi. İzlerini takip ederek eve dönebilirdi.  Ama kar yeniden yağmaya başladı. Artık yol bulamıyordu. En iyisi yerinde beklemekti. Ama yerinde durdukça daha da korkuyor, ilerlemek istiyordu. Kar bastırmaya başladı. Şimdi üşüyordu da birden bir ses duydu. Ama bu insan sesine benzemiyordu bu köpek sesine benziyordu.  Köpek birden hopladı  ve ağzını açtı. Aslı ısıracak sandı, oysa Aslı’nın kucağına atlayıp, yalamaya başladı bu komşuların köpeğiydi. Onun arkasında annesi ve komşular geliyordu.

Aslı birden ağlamaya başladı. Öylesine korkmuştu ki, oturup ağladı. Annesi onu kucağına aldı. Birlikte eve döndüler. Kar yavaş yavaş dindi karla birlikte Aslı’nın yüreğindeki korku da gitti, Aslı artık güvendeydi. Kendi kendine bir daha ailesinden izin almadan hareket etmeyeceğine kendi kendine söz verdi.

Sümeyye Nur KARGIN  7/B

ÇAYLI 100. YIL ORTAOKULU


MEHMET AKİF ERSOY

Şiirleriyle bilinen,

Eserleriyle sevilen,

Bütün Türkiye’nin kalbinde,

Yer almış biriydi o.

Bir destan yazıp,

Sunmuştu meclise.

Herkesin sevdiği o şiiri,

Yazmıştı bir gece.

Şiiri okundukça,

Yayılmıştı her dile.

Okuyanlar hayret ediyor,

O ölümsüz şaire.

Yaşıyor kalbimizde,

O güzel şiirleriyle.

Ölmeyecek asla,

Türkiye’nin kalbinde.

Ebrar Köse

Dalyan Naciye Tınaztepe Ortaokulu


BU VATAN

Ağacı, taşı, toprağı

Ne güzeldir bu vatan.

Kuşu, çiçeği, çocuğuyla

Bir bütündür bu vatan.

Dört tarafı denizlerle çevrili,

Köylerde bağı, tarlası, bahçesi

İlkbaharda su ve kuş sesleri,

Huzurlu ve mutlu eder bizleri.

İstanbul’daki Ayasofya Cami’siyle,

Konya’daki Mevlana Türbesi’yle,

Geleceğin ışığı gençleriyle

Ne güzeldir bu vatan.

ESİN GÜL ÇATAK

ORTACA İMAM-HATİP ORTAOKULU


KARDEŞ SEVGİSİ

Kardeşlik nedir bilir misiniz?

Bir elmanın yarısı…

Et ile tırnak arasındaki bağ…

Bazen kavga edersiniz,

Bazen de bırakmazsınız birbirinizi

Bir saniye bile ayrı kalmazsınız,

Her zaman birlikte olursunuz.

Ağlarsınız ,gülersiniz ,kızarsınız birlikte

Ama hiç kıyamazsınız birbirinize.

Kardeşlik nedir bilir misiniz?

Bir pamuk şekerinin içindeki şekerdir.

Bir o kadar tatlıdır işte kardeşlik…

Bitmez tükenmez sevgidir kardeşlik…

EBRAR ŞIK

6/H    ORTACA ORTAOKULU


AFRİN ŞEHİTLERİNE…

Savaşırlar orada

Masum çocuklar için.

Kendini düşünmeden,

Canını hiçe sayarak…

Damarlarındaki asil kan nereden dersiniz?

Tabii ki de vatansever atalarından.

Tabii ki de Türklerden.

Gülerek giderler

Şehadet şerbetini içmeye.

Şehitliği aşk bilirler.

Koşarak giderler ölüme.

Ama ölüm değildir onlarınki

Çünkü onlar yaşarlar.

Yaşatırız yüreklerimizde…

NİSA KAMER DAVULCU

ORTACA ORTAOKULU  6/C


LAFLA PEYNİR GEMİSİ YÜRÜMEZ

Merhaba,  ben Az şuanda karşınızda bir böbrek duruyor. Benimle tanışmak heyecan vermeli!

Öncelikle şunu belirtmeliyim ki şu diğer organ kardeşlerin haline çok acıyorum. Zavallılar harıl harıl çalışıyorlar. Tamam, çok önemli arkadaşlar kendileri, orasına diyecek yok. Ancak yapayalnızlar, oysa benim bir ikizim var. Adı İz, ismimizi Aziz’den aldık. Ah tanımıyorsunuz, nasıl olur?  O bir bilim adamı. Açık hava basıncını belirleyen deneyler yapmıştır kendisi. Biz de kan basıncıyla ilgileniriz. Zararlı maddeleri vücuttan atarız, yani sizin anlayacağınız, çok mühim işler yaparız.

Tabii mevkiimizi hazmedemeyenler bizi fasulyeye benzeterek küçümsemeye çalışırlar. Hahayt kıskanalar çatlasın! Üst düzey görevimizi çekemeyenler utansın! Her duyduğumda gülüp geçiyorum. Biz İz ile muhteşem ikiliyiz. Tıpkı şimdi olduğumuz gibi, mesela ben işlerden biraz kaytarsam İz yokluğumu asla hissettirmez.

– Değil mi?  Aslan kardeşim İz.

Sanırım duymadı

– İz ?….İz?

Şey durum biraz ciddi galiba

-Celli, kime diyorum ben? Duymuyor musun beni?

-Ne var Az ?

-Ah sesini duymak ne hoş bende bir an beni dinlemediğini düşündüm ama sonra yanıldım.

– Evet, seni dinledim Az söylediklerini de duydum ve aynı şeyleri duymaktan sıkıldım. Neymiş efendim süper ikiliymişiz falan filan sonra tüm işleri bana yıkıyorsun Az. Millete hava atmaktan başka işin yok. Bırak bu ayakları

– Neyin var İz? Kalbimi kırıyorsun.

-Umurumda bile değil Az. Hadi bakanlım D vitaminleri ellerinden öper

– Ooo… İz bu en ağır işlerden biri bunu bana yapamazsın.

–   Bal gibi de yaparım. Hadi dedim!

Şeyy, ben gitsem iyi olacak, galiba bensiz hiçbir iş beceremiyor. Ben nasıl olsa kaytarmanın yolunu bulurum. Hoşça kalın.

AZİZ YİĞİT YÜCESAN

ÖZEL ÖZALP ORTAOKULU


ASLINDA

Bugün hava bulutlu,

Sanki anlaşmış gibi bulutlar.

Duygularım gibi

Hüzünlü.

En son kavga ettik seninle.

O kavgadan sonra uyuyamıyorum hiç,

Sabahlara kadar…

İçimde ne savaşlar verdim haberin var mı?

O kavgamızdan sonra geliyor muyum hiç aklına?

Ağzımızdan çıkmayacak sözler söyledik birbirimize.

Pişman oldun mu söylediklerinden?

Ne yalan söyleyeyim, ben pişman oldum.

Hani demiştim ya sana

“Senden nefret ediyorum.”

Aslında demek istedim ki:

“Seni ölesiye çok seviyorum.”

Bakma söylediklerime aslında tam tersi

Hani baktın ya giderken bana kırgınlıkla kızgınlık arası

Kalbime bıçak saplasalar  o kadar acımazdı.

Sen de bana söylediklerinin tam tersini ima ettin mi?

Seni sevmiyorum dediğinde doğru mu söyledin?

Sana ağır sözler söyledim çok hiç acıdı mı kalbin?

Soracak o kadar sorum vardı ki…

Geçip karşına gerçekleri haykırmak!

Şu anda karşımda olsan mesela.

Yapacağım tek şey,

Sana sarılmak.

TÜLİN KOÇYİĞİT

ŞEHİT ER GÜRSEL ÇELİK ORTAOKULU


GÖKYÜZÜNDE UÇURTMAM

Gökyüzünde uçurtmam

Bulutlara sırdaş kuşlara arkadaş

Gölgesi toprağa kadar

Yeryüzünden ayrı ipleri elimde

Yukarıdan bir selam gibi

Renkleri güneşe yıldızlara yansımış

Gökyüzünde uçurtmam

Rüzgâra yoldaş

İlkbahara kardeş gibi

MELİKE KAYA

ŞEHİT MUSTAFA AYNA


YAĞMUR

Buralar yağmurlu şimdi

Camlar buğulu baştanbaşa

Güneş göstermiyor yüzünü artık

Etrafta mutsuz, yalnız insanlar

Gülümsemek için sebep kalmadı içimde

Artık hiçbir şarkı hatırlatamıyor bana seni

MELİKE KAYA

ŞEHİT MUSTAFA AYNA ORTAOKULU


GEL

Yeniden gel bana,

Gülerek gel,

Baharla gel,

Gelirken güneşi de getir.

Bırak geçmişi,

Geleceği topla da gel.

Yeni umutlar getir bana,

Eskimeyen umutlar getir,

Paylaştıkça çoğalan bir neşeyle gel bana

Eski beni götür

Bırak tozu dumanı arkanda

Al gel gökkuşağını bana.

YAĞMUR AYDIN

ŞEHİT MUSTAFA AYNA ORTAOKULU


KAHRAMAN ASKERLERİMİZ

Savaşırsın karda, tepede,

Adınız hep yükseklerde,

Unutmayız biz sizi,

Kahraman askerlerimiz.

Bu Türk bayrağı,

Sizin kanınızla dolu,

Bayrağı indirmezsiniz asla,

Kahraman askerlerimiz.

Sesimizi duyurduk,

Nasıl bir milletiz,

Hepsi sizin sayenizde,

Kahraman askerlerimiz.

Yükseldiniz cennete,

Canınızı verdiniz bu millete,

Size çok teşekkür ederiz,

Kahraman askerlerimiz.

Kalbimiz, dualarımız hep sizinle,

Yüreğimizde, dilimizde hep sizin adınız,

Varlığınız düşmana korku,

Biz Türk milletine gurur,

Kahraman askerlerimiz.

EGEHAN YILMAZ     6/A

ŞEHİT NASUH AYDIN ORTAOKULU