Güneyege Haber

Genç Kalemler 13. Hafta

Ortaca'nın yetenekli kalemleri her hafta Güneyege'de

318

ELA GÖZLÜM

Gözlerim kaybolur karanlığın derinliğinde

Gençliğim bitti evin önündeki bahar bahçesinde

Sevgin nokta mıydı her cümlenin sonu, her cümlenin başıydı

Kalbimin ritmini bozarsın o gözlerinle

ALİ BAYCI 

Ahmet ATEŞ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi            


 UMUTLU YARINLARA

Bazen en güzel şey susmaktır dediler

Sustuk, konuşmadık senden benden

Ben susuyorum gözlerim kurusun da desem

Yorulur anlatmayı bitiremeden

Hiç gerek yok o yüzden

Hiçbir şeyi düşünmek istemem

Hayatımı yaşayıp yükselirsem

Asla ama asla unutma bunu

Ben kaybetmem umudumu

Tabii ki de konuşacak, susmayacak

Hep umutlu yarınlara bakacak gözlerim

BETÜL SANCAR

ÇAYLI 100. YIL ORTAOKULU


MEKTUPLAR

Mektuplar bilindiği üzere tarih boyunca büyük önem taşımıştır. Ve bir çok yazara ilham kaynağı olmuştur. Yeni ürünlerin ortaya çıkmasını sağlamıştır. Ama mektuptan mektuba fark vardır, ne demiş Ali Ural “Mahkumlar mektuplarla tünel kazarken, hakimler zarfların içinde mahpus kalmışlardır…”

Yine mektupta fark vardır ki kimi mektup sevdiğimiz kişileri yanımızda gibi hissetmemize kimisi ise sevdiğimiz kişilerden ayrılmamıza neden olur. Mesela askerlik mektupları annemizi, babamızı, sevdiğimizi yanımızda gibi hissettirir. Seviyorsanız mektup yazın… Şiir yazın. Şarkı söyleyin. Hatta yazdığınız mektupları biriktirin. Konuşamıyorsanız yazın. Yine ne demiş Ali Ural “Mektup susarak konuşmaktır, ben susayım siz anlayın”

ESMA KAÇAN

ÇAYLI 100. YIL ORTAOKULU


GİZLİ BİR ŞEHİR

Sana sesleniyorum ey gizli şehir!

Biliyorum  hayatımı değiştirecek bu sihir.

Belki hayallerim, belki umutlarım sende saklı.

Yapmak için tek umudum sana bağlı.

İstiyorum, istiyorum ki çıksın tüm yollar sana.

Pusulam olmadan da ulaşabileyim her bir yoluna.

Biliyorum gelsem sana çözülecek tüm dertlerim.

Mutlu olup kendimi iyi hissedeceğim.

Ama ben pes etmedim daha.

Hayallerim için koşuyorum maratona.

Elbet bu saatler, dakikalar biter.

Zaman akıp su gibi geçer.

İşte o zaman görüşürüz bitiş çizgisinde.

Yelken açarız hep  birlikte yeni günlere.

Feyza ASLAN

ÇAYLI 100. YIL ORTAOKULU


GÜLMEK

Gülmek insanı rahatlatan huzura kavuşturan onun sinirlerinin gevşemesini sağlayan bir eylemdir. Ama her zaman dedikleri gibi azı karar, çoğu zarar, ortası yarardır. İnsan bu eylemi yerinde kullanmalı her zaman olur olmaz durumlarda kahkahalarla ortalığı inletmemelidir. Bu şekilde bir eyleme geçerken istemeden de olsa bize karşı olumsuz düşünceler beyinlerde yer alır ve duyulan sevgi ve saygı ortadan kalkar.  Ama yerinde ve zamanında ortaya çıkan bu eylem etrafı bir anda ısıtır insanın içine huzur ve samimiyet tohumları eker. Bu tohumlar toprağı kaplayan kökler gibi yürekleri kaplar her zaman ihtiyaç duyulan bir havaya dönüşür.

Gülmek yüzünü asmaktan çok daha kolay bir eydir. Yüzünü asmak için birçok sinir devreye girmektedir ama gülmekte bu kadar sinir devreye girmiyor. Gülün ki etrafınıza neşe saçın insanları hep güldürün onlara mutluluk verin…

Yeşim KARA 7/A

ÇAYLI 100. YIL ORTAOKULU


DOSTLUK

Geçer mi hasret sarılınca?

Biter mi dostluk darılınca?

Ya dost dostuna darılır mı?

Dost olan şakaya alınır mı?

Dost dediğin arkandaki gölgedir.

Düşsen de kalksan da seninle birdir.

Sen ağlarsın da mendilin odur.

Dost dediğin sığındığın koldur.

Yağmurda kalırsın şemsiyedir sana.

Dost dediğin merhemdir yarana.

En sağlam bağdır dostluk aslında.

Birbirini bırakmamaktır sonunda.

Mesafeler dostluğa engel değildir.

Asıl dostluğu dostluk yapan mesafelerdir.

Dost dostunu kıskanmaz.

Ona fesat gözlerle bakmaz.

Her başarın onun gururudur .

Senin gülümsemen onun mutluluğudur.

Dostluk budur!

ZEYNEP ATAKAN

ÇAYLI 100. YIL ORTAOKULU


BABA AŞKI

Baba gitmesene , bak bugün yine özledim.

Derdi, kederi, ölümü anlatırdı gözlerin,

On altı yaşımda bir gece kaza haberiyle uyandım.

‘Ameliyat’ dediler yalandı, zamanla anladım

Ne kadar zor uyumadan babayı düşlemek,

Ne kadar zor ölmüş biriyle rüyaları süslemek …

Güya kaderin elinden gelmiyormuş üzmemek.

Şimdi  benimde elimden gelmiyor mezara düşmemek.

Eskisi gibi elimden tutup yürü der misin ?

Artık ayakta duramıyorum, yine gelir misin ?

Gelmezsin ,rahat uyu artık, başın falan ağrımasın.

Kara topraktasın, üşüme seni kimse duymasın

2009, kalp krizi, dedem vefat etti.

2 yıl sonra babaannem kanserle can verdi.

Rüyalarımda o sanki bana gel derdi.

Önceden benim ne sıkıntım vardı, nede derdim

Sarılıp öpmedi ‘ufaklık’ derdi sarhoşken.

Yaşım 15’ti , çocuk sanardı kafası hoşken

Elime verdiler yemeği ’babana koş ver’.

Ufak tefek kızgınlıklar sonrasını boşver.

Gözyaşlarımı atmadım bir kutuda gizledim.

Bu günde yalnız kaldım, babamı çok özledim.

Yeter bence artık bunca dert, hüzün.

Ben buradayım baba, sen nerdesin düşün.

Hüzünlü yıllar ‘gelir geçer’diyorlar inanmam.

Tek ınancım canımdan değerli olan babam.

Oturdu yüreğime baba özlemi, kaldırın!

Şimdi beni cehennemin en dibine daldırın.

 

Hüzün dedim yanlatsam defter oluşturur.

Bekliyorum aynı yerde hayat elbet kavuşturur.

Dert, keder buradan taa fizana kadar.

Sormayın anlatılmayan tonlarca sorun var.

Vurun isterseniz,daha güçlü kalkarım.

Hayat orman olmuş ben bir baltayım.

Yağmur misali toprağa düşsem yutulurum.

Körün güzleriyim çok zor bulunurum.

Dalyan H.F.Tınaztepe Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi                                                                                                                                                                       

İbrahim AYDOĞAN


DÜNYADAKİ SAVAŞ

Dünyadaki savaşı açıklayın.

O masum küçük çocukların,

Kadınların, daha kırkı çıkmamış bebeklerin

Gözlerine bakıp açıklayın.

Dünyadaki savaşı açıklayın.

O oyun ne bilmeyen, gülemeyen

Şehit, gazi çocuklarını

İzleyerek açıklayın.

Dünyadaki savaşı açıklayın.

O vicdansızca, insafsızca,

Yok ettiğiniz baharındaki çocuklara

Bakarak açıklayın.

Dünyadaki savaşı açıklayın.

O mahvettiğiniz, sessizliğe gömdüğünüz,

Acınası dünyayı

İzlerken açıklayın.

İCLAL DEMİR

ORTACA İMAM-HATİP ORTAOKULU


GÜZEL BİR TATİL

Dersler sona erince,

Karneler verilince,

Doyum olmaz sevince.

Başlar güzel bir tatil.

Çeşit çeşit kitaplar,

Şiir, öykü, masallar

Okurum bilgim artar.

Başlar güzel bir tatil.

Gezilere gidince,

Eğlenirim güzelce.

Yeşillikler içinde

Geçer güzel bir tatil.

Seksek, topaç, körebe

Oynarız hep kardeşçe.

Günler geçer sessizce,

Biter güzel bir tatil.

SILA ILGIN  7/B  257

ORTACA İMAM-HATİP ORTAOKULU


KİTAPLARI KORUMAK        

Hepimizin mutlaka kitapları vardır ve olması gereken de budur. Kitaplar zamanımızı yararlı bir şekilde geçirmemizi sağlayan ve bizi yeni  dünyalara götüren kapılardır. Her kitap yeni bir kapı, her kapı da yeni bir bakış açısı kazandırır bizlere. Kitaplar bizim bilgi kaynaklarımız olduğu gibi bizi hiç yalnız bırakmayan arkadaşlarımızdır ayrıca. Her zaman bizimle vakit geçirebilirler ve bizleri yeni maceralara götürebilirler.

Peki hangimiz çok sevdiğimiz bir arkadaşımıza kötü davranılmasını isteriz? Hangimiz arkadaşımızın yıpratılmasını, onun yırtılmasını ve zarar görmesini isteriz? Hangimiz bize yeni bakış açıları kazandıran ve bizi yeni dünyalara götüren kapılarımızın kırılmasını veya zarar görmesini isteriz? Cevabınız eminim ki “hayır” olacaktır. Cevabınız “hayır” olduğuna göre bize en az bir arkadaş kadar yardımcı olan ve bize yeni bilgiler veren kitapları korumalı ve onları sevmeliyiz. Seneca’nın ifadesiyle “Kitapsız yaşamak kör, sağır ve dilsiz yaşamaktır.”

Emin Furkan OKUR 7/A

ORTACA İMAM HATİP ORTAOKULU


ORİGAMİ

Origamidir benim adım.

Kağıttan sanat yaparım.

Kimisi kuş kimisi baykuş…

Ben bu işte bir numarayım.

Çok kolaydır bunu yapmak

Kağıtları katlamak.

Rengarenk olursa bir de,

Resimlere taş çıkartmak…

Kare kağıt alalım,

Kat kat katlayalım.

Ağız, göz, burun çizelim.

İşte tamamlandı resim.

Haydi sen de öğren bu işi.

Kuklalar yapalım,

Onları sıra sıra koyup

Oyunlar oynayalım.

FERHAN ÜLKER

ŞEHİT ER GÜRSEL ÇELİK ORTAOKULU


DOKTAR BEY

Uyansana

Doktor Bey,

Hastaları iyileştir,

Aydınlığa kavuştur.

Herkes seni bekliyor,

Şifa vermeni istiyor,

Umarım uyanırsın

Çabuk ol zaman elden kayıp gitmesin

Doktor Bey

YAĞMUR ALAGAŞ

ŞEHİT MUSTAFA AYNA ORTAOKULU


ANNECİĞİM

Tüter durursun gözümde

Gecem ve gündüzümde

Bir tanesin yeryüzünde

Benim melek anneciğim.

Çektin nice yıllar çile

Usanmadın bir gün bile

Beni sen getirdin bu günlere

Benim canım anneciğim.

YAĞMUR AYDIN    

ŞEHİT MUSTAFA AYNA ORTAOKULU


ÖĞRETMENLER GÜNÜ

İlk harfim, ilk cümlem

Senin sayende öğretmenim.

Temelim senle atıldı,

Senin sayende öğretmenim

Sabahım seninle günaydın,

Gecem senle aydın.

Düğüm düğüm ruhumda

Seninle yankılandım.

Öğretmenim,

Seninle sevdim,

Seninle öğrendim,

O güzel Türkçemi.

24 Kasım geldi,

Anlatmama yetmedi,

Gözlerimden anla beni,

Sevgili öğretmenim.

Tuğba DAĞDELEN

Şehit Nasuh Aydın Ortaokulu