Güneyege Haber

Genç Kalemler 21. Hafta

334

18 MART

Bu dağlar bu toprak bizim

Dünyanın cenneti Çanakkalem.

Tarihten yükselen bu 18 Mart bizim

Özgürlük destanı Çanakkalem.

Bu bayrak bu yıldız bu hilal bizim

Göklerde rüzgârsın Çanakkalem .

Uğrunda titreyen bu vatan bu cephe bizim

Gönülde sevdasın Çanakkalem .

Bu şan bu şeref bu silah sesleri bizim

Cephede rüzgârsın Çanakkalem.

Gökyüzünde yükselen bu vatan bizim

Şanlı destanı Çanakkalem.

ÖNCE  VATAN

 Gamze Durak

Ahmet ATEŞ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi


Ey Sevgili Kudüs ve Halkı;

Sen benim içimde sönmeyen bir alev gibisin Kudüs. Bu zamana kadar ne acılar çektiysen dermanın olayım Kudüs. Belki güzel günler geçirmiyorsunuz ama biz varız, biz her zaman senin yanındayız. Peygamberimizin miraca çıkmasına vesile oldun. Başlangıcını hatırlamıyorum ama Kudüs dendiğinde hep yanında olan kardeşlerimizi hiç unutmayacağız. Hep seninle birlikte olacağız, seni asla bırakmayacağız. Sen sevdamızsın, davamızsın. Hz. Muhammed’den(S.A.V.) bize emanetsin. Ezan sesleri yasakken, susmayacağız. Belli edeceğiz kendimizi. Yine şahit olacağız ilerde. Ama ağlamaya değil, savaşa değil. Bilin ki ileride ağlamaya değil gülmeye, savaşmaya değil barışmaya şahit olacağız. Unutmayın ki elbet bir gün bizimde yüzümüzden anlaşılacak mutlu olacağımız. Artık kan dökülmeyecek hiçbir yerde. Görmek istemediğiniz hiçbir şeyi görmeyeceksiniz. Çoluk çocuk demeden genç yaşlı demeden kadın erkek demeden herkes bir savaş içindeydi. Kimse bu güzel Kudüs’ü bırakmayacaktı. Bir kaç ülkeler tarafından saldırı altındaydı. Ama kimse güzel memleketini bırakmıyordu. Küçük çocuklar taş attı diye aylarca, yıllarca hatta müebbet bile veriliyordu. Ama kimse bunu hak etmiyordu. Çocuklar ceza almak için fazla küçüklerdi. Ama kimseler onları düşünmüyordu. İlerde güzel günler bizimle olacak. Eminim buna. Fakat biz buna direnmezsek, kaçarsak asla kazanamayız. Kendimizle gurur duymalıyız. Allah Müslümanların yardımcısı olsun.

Umutcan KAYA

Ahmet ATEŞ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi


KİTAP

Kitap, yazarın duygularını okuyucuya aktarır. Yazar, kitabı yazarken ne hissediyorsa okuyucu da kitabı okurken aynı duyguları hisseder. Yani kitap yazarla okuyucu arasında bir köprüdür.

Aynı zamanda kitap; insanın geçmişidir, tarihidir. İnsan bir kitabı okurken her kelime o insanın geçmişi olmalıdır.  Eğer o kitaplar zarar görürse o toplumun geçmişi de zarar görür.

Sonuç olarak kitap, insanın bir parçasıdır.  Kitap insanın parçası olduğuna göre insan parçasına yani kitaba sahip çıkmalıdır

KAĞAN DEMİR

AYLI 100. YIL ORTAOKULU


BAHAR GELDİ

Bahar geldi.

Hayvanlar sevindi.

Arılar, kelebekler.

Herkese haber verdi.

Papatyalar çıktı

Güller oluştu

Bağlarda, bahçelerde.

Laleler buluştu.

Meyveler doluşuyor.

Hayvanlar çoğalıyor.

Küçük çocuklar.

Buna çok seviniyor.

SUDENAZ USLU 6/B

ÇAYLI 100. YIL ORTAOKULU


ÖĞRETMENİM

Çiçek gibi açmışsın,

Bilgilerle aydınsın,

Canım öğretmenim.

Bazen üzülür,

Bazen gülersin,

Canım öğretmenim.

Senin ile aydınlandım,

Senin ile çiçek açtım,

Canım öğretmenim.

Sana söz

Büyük insan olup

Bu ülkeye değer katacağım

Canım öğretmenim.

Ümmühan Hız

Dalyan Naciye Tınaztepe Ortaokulu


UMUTSUZLUK

Düşmüşüz bir kara çukura

Çıkamıyoruz içinden.

Çukurun ismi de

Umutsuzluk.

Bir yardım bekliyorum

O çukurdan çıkmak için.

Bekliyorum, bekliyorum.

Kimse gelmiyor.

Birisi gelmeyince artık

Anlıyorum,

O umutsuzluk çukurundan çıkamayacağım.

Ama yine bekliyorum

Birisinin yeniden umuda buluşturmasını.

Bekliyorum.

BÜŞRA DUMAN

ORTACA İMAM-HATİP ORTAOKULU


DÜNYA

Dünya deyince aklımıza sadece bir kara parçası veya okyanuslar mı geliyor? Bence bir çoğumuzun aklına böyle bir şey geliyor. Ama dünya bu değil. Dünya üzerinde bir çok canlının yaşadığı bir yer. Gerçek dünya herkesin mutlu olduğu, şen olduğu yerdir. Hayvanlar ,bitkiler ve insanların ortak yaşam yeridir, dünya.

Ama maalesef gün geçtikçe, yıllar ilerledikçe dünya yaşanmaz bir hal alıyor. Eskiden balıkların sıçraya sıçraya yüzdüğü  denizlerde şimdi balıkların ölüleri suyun üstüne çıkıyor. Demek istediğim yaşadığımız dünya git gide yok oluyor. Artık insanların alışkanlık haline getirdiği kötü davranışlardan birisi de yerlere çöp atmak oluyor. Devir değiştikçe insanlar da değişiyor ve bencilleşiyor.

Sanki onlardan başka insanlar yaşamayacak dünyada. Kendilerini düşünmüyorlarsa çocuklarını, torunlarını düşünsünler. Bir diğeri ise fabrika bacalarından çıkan dumanlar. Günler ilerledikçe ozan tabakası inceliyor ve dünya bundan belki 50 yıl sonra bir çöl olacak.

İnsanlar içecek bir damla suyu bile zor bulacaklar. Eğer sorumluluklarımızı yerine getirmezsek dünya diye bir gezegen kalmayacak ve sadece birkaç kurduğumuz hayal ve umutlarla geçineceğiz.

Eğer sizler ve sevdiklerinizin kötü bir duruma düşmesini istemiyorsanız çevreye saygılı davranmalısınız. Tahmin etmesi, düşünmesi ve hayal kurması bile zor geliyor insana. Bu yüzden çevreye karşı daha duyarlı olmalıyız. Böylece geleceğe daha aydınlık bir dünya bırakırız.

 ZEYNEP UYSAL

ORTACA İMAM-HATİP ORTAOKULU


ÖĞRETMEN OLMAK KOLAY MI?

Düşünsene bir öğretmen olmak kolay mı?

Onca bilgiyi akılda tutmak,

Tek tek öğrencilere öğretmek,

Kolay değil öğretmen olmak.

Biz başaramayınca işidir yardım etmek,

Hep öğretmek,öğretmeyi çok sevmek

Emek vermek,zoru başarmak,

Kolay değil öğretmen olmak.

Bazıları meslek sahibi olunca

Düşünmez öğretmenlerini, aklının ucundan geçmez.

Ama siz düşünün ,asla unutmayın

Öğretmen olmak kolay değildir.

EDA SULTAN ALTINER

5/A  ORTACA ORTAOKULU


SEN GİTTİN

Gidip de dönmeyenim,

Hayat ışığımı söndürenim,

Çözemedim derdini ey yârim,

Yetmedi mi özlemle tükendiğim.

Haftam aya karıştı bilemedim,

İçimdeki yangını söndüremedim,

Elin oldun, yârim diyemedim,

Çok sevdim ama söyleyemedim.

Sensiz yollar aynı  sokaklar aynı ,içlendim.

Seninle olan anılarıma kederlendim,

Dur, diyemedim ki neyleyeyim.

Gidip de dönmeyenim…

Fatma Nur Akdemir

6/C ORTACA ORTAOKULU


Ç A N A K K A L E

Gitti Çanakkale’ye cengaver  yiğitler,

Vatan toprağını savunmak için birer birer

Bir an bile düşünmediler

Canlarını verdiler

Düşman gemileri yaklaşırken,

Bozuldu bomba taşıyıcı,

276  kiloluk bombayı,

Gözünü kırpmadan taşıdı Seyit Onbaşı.

İşte o savaşı kazandık,

Atatürk önderliğinde canımızı, dişimize kattık,

Ne şehitler verdik ama…

Çanakkale’yi düşmandan kurtardık.

Elif Sultan KARABIYIK

Özel Özalp Ortaokulu 6/B


ZAFERİN DOĞUŞU

Bir güneş gibi doğdun.

Umudumuz oldun.

Biz bulutken sen güneş oldun.

Düşmanların karşısında dimdik durdun.

Karanlığın içinden Bize ışık tuttun.

Tutup elimizden,

Kaldırdın yerden.

İçimiz cesaretle doldu birden.

Hızlı adımlarla çıktık cepheye,

Yaklaşıyorduk artık zafere,

Mustafa Kemal önümüzde,

Ulaştık zafere.

GÜLSAY AKDAŞ

ŞEHİT ER GÜRSEL ÇELİK ORTAOKULU


CANIM BABAM BENİM

Canıma can katan

Ağladığımda başucumda duran

Ninniler söyleyip beni avutan

Issız yollarda gece gündüz çalışan

Merhametli babam benim

Bana diyorlar babana benziyorsun

Annem kızıyor biliyor musun?

Başımın tacısın

Akşam olunca seni bekliyorum

Merhametli babam benim

Başkadır bende yerin

Endişelenirsin benim için

Nazım sadece sana geçer

İlginle büyütürsün beni

Merhametli babam benim

EMRE CAN ÖZTÜRK

ŞEHİT MUSTAFA AYNA ORTAOKULU


 SÖZ

Bir sözdü

Yarayı derinleştiren,

Bir gülüştü

Umutları yeşerten.

Bir rüzgârdı

Öfkeyi sürükleyen,

Bir çocuktu

Mutluluğu hep benimseyen.

Bir deniz vardı

Köpürdükçe köpüren,

Bir şiir vardı

Okudukça devleşen.

Bir bulut vardı

Sessizliği hüküm süren,

Bir gökyüzü vardı

Sonsuzluğu umut belleyen.     

EDANUR GEBEŞ

ŞEHİT MUSTAFA AYNA ORTAOKULU


EY BÜYÜK KURTARICI

Devletimizin gücü sensin,

Başısın her kuvvetin.

Yaptığın savaş çetin,

Ey büyük kurtarıcı!

Ata’mızsın bizlerin,

Yüreğimizde yerin,

Biziz senin eserin,

Ey büyük kurtarıcı!

Yalçın kayalar aşan,

Sel olup birden taşan,

Bayrağımıza ulaşan,

Ey büyük kurtarıcı!

SEMİH BÖLER   

ŞEHİT NASUH AYDIN ORTAOKULU