Güneyege Haber

Genç Kalemler 23. Hafta

257

OLSAYDI ÜLKEMDE İMKÂN

Olsaydı ülkemde imkân

Gitmezdim başka ülkeye inan!

Özen gösterilseydi biraz

Gitmezdi AZİZ SANCAR

Kendine gel Türkiye

Senin ne farkın var

Almanya’dan, İngiltere’den…

İstersen çıkar ülkenden

Bilim insanı.

Şimdi sen engelle

Beyin göçünü.

Kendi ülkenden çıksın bilim insanı

Çalışsın ülkenin laboratuarlarında

Gitmesin başka ülkeye

İmkânım yok diye.

Aleyna ÜZ

Ahmet ATEŞ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi 9/A    288


SEVGİ

Sevgiyle nereye gidiyorsun biliyor musun?

İnsanlığı öğren kimseyi üzme bu hayatta…

Yolcuyuz bu sevgide yoluna devam et,

Bazı şeylerin gizli kalır ama üzme sakın kimseyi.

Duyduklarına kanma, inanma, takma çocuk!

Onların tarafında kalma safını bil üzülme hiç.

Onlar sevgi nedir bilmezler!..

Bakma bana ben hüzün dolu birisiyim.

Seni üzmesinler benim gibi,

Hikâyem başladığı gibi bitti.

Senin de öyle olmasın,

Boynun eğik kalır yoksa bak benim gibi…

Sokakta soğuktan donarken yazdım bu dizeleri.

Yaram var içimde güvercinler bana bakıyor,

Kana kana ağlıyor içim ama kimse anlamıyor…

Barış SAĞIROĞLU

Ahmet ATEŞ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi


BİR BAHAR SABAHI

 Ağaç vardı bir kış günü yanımda.

Hayal ettim kendimi bir bahar sabahında.

Pencereyi açtım,ağaca baktım;

Kuşlar vardı dallarında.

Rüzgar usulca okşuyordu

Ağaçtaki yaprakları,o güzel kokuyu;

Benim üstüme narince bırakıyordu.

Cır cır böceklerinin sesleri geliyordu,

Arasına kurt sesleri karışarak.

Çok uzaklarda bir tarla…

İçinde insanlar konuşarak

Çalışıyordu coşkuyla.

Ben de gölgenin altında izliyordum,

Onları suskunca.

Nurgül MATYAR-ATATÜRK ORTAOKULU


YALNIZLIĞIN ACISI

Bilir misin bülbül neden acı çekse de konar yine?

Şimdi gül olmuştur artık canı bülbül.

Bülbülün canı yansa da der, “Seviyorum seni ey gül”.

Gül bülbülün yâri olmuş, kanatsa da kalbini.

Dikenleri bile ayıramaz gayri sevgiyi.

Bülbül unutsa da her şeyi, unutmaz gülünü.

Bulamasa da yolunu, dikenine konmuşçasına yaşar hüznünü.

Bilir misin bülbül neden sever gülü?

Çünkü gül canını acıtsa da saatlerce dinler onu.

Gül bülbülü tamamlamış, bülbül gülü.

Birbirlerinin kalplerinde yalnızlığın olmuşlar sonu.

Bülbül güle her konduğunda umutmuş aslında.

Gülün de akıttığı kan, bülbülün merhem olmuş yarasına.

Bilir misin gül neden her gün bülbülü bekler umutla?

Çünkü geleceği bilir, canını yaktığı halde bekler onu.

Bülbül gelir her seferinde, konduğunda güle.

Bir damla kanı süzülür yavaşça yere.

Bülbülün canı acır, gülünse her yaktığında bülbülün canını.

Kaybeder her damlasında bir parçasını.

Feyza ASLAN

ÇAYLI 100. YIL ORTAOKULU


KARANLIK

Ama o artık her yerin aydınlanmasını istiyordu. Havanın şansının, hayatının artık aydınlanmasını istiyordu. Çünkü yorulmuştu artık karanlıktan. Hep karanlığa itilmekten. Aydınlık iki adım uzağındaydı. Ama sanki bir şey tutuyordu onu istemiyordu karanlığı terk etmesini. Herkese karşı mutlu olmak istiyordu. Kimse bilmesin istiyordu hissettiklerini. Biliyordu,  çünkü anlatsa da anlamayacaklar o da karanlığa daha itilmektense anlatmayayım diye düşünüyordu. Haklıydı bir noktada  ama hayatına bir pencereden gün ışığı girmesi gerekiyordu. Bunu nasıl yapacaktı ki? Kime güvenecekti, kim kurtaracaktı onu karanlıktan? Bu sorulara artık kendi bile katlanamıyordu. Her an iç sesi diyordu “Kim?” bıkmıştı artık her şeyden, herkesten.  Düşünmüştü ki o mutluydu karanlığıyla. Belki biri onu karanlıktan çekip kurtarsa  nafile.

ÖZGE OKATAN 8/A

ÇAYLI 100. YIL ORTAOKULU


SIKILDIM

Her şeyden sıkıldım.

İnanıp da hüsrana uğramaktan.

Söz verip de

Sözünde durmayandan.

Her şeyden sıkıldım.

Yalancılardan,

Doğru söylüyorum deyip de

Kuyumu kazanlardan sıkıldım.

Her şeyden sıkıldım.

Sevgimi hiçe sayandan.

Seviyorum deyip de

Sevmeyenden sıkıldım.

Her şeyden sıkıldım.

Özlemekten,

Döneceğim deyip de

Dönmeyenlerden sıkıldım.

Her şeyden sıkıldım.

Boşu boşuna yaşatılmaktan.

Önüme engeller konulmasından.

Bir yarış atı gibi davranılmaktan.

Sıkıldım, sıkıldım artık..

SAFİYE KÜBRA ARDAHANLI

ÇAYLI 100. YIL ORTAOKULU


GÜZEL ORTACA

Havasına, toprağına,

Aşına, suyuna,

Canına, insanına

Güzel  Ortaca.

Eksik olmaz düğünleri,

Pişer kaynar keşkekleri.

Ananlar işler işi

Güzel Ortaca.

Yeşilli çoktur

Çayırı yoktur.

Bu dünyada tektir

Güzel Ortaca.

HATİCE KASAP

ORTACA İMAM-HATİP ORTAOKULU


 HAYATA DAİR         

Sussam konuşmasam damarlarımdan akan kan durur mu ?  Sevsem veya sevilmesem kalbim atmayı bırakır mı ? Ölsem dünya durur mu ? Güneş söner yıldızlar sessizliğe gömülür mü ?

Hayat devam ediyor. Varız ya da yokuz bu kimin umurunda. Bir gün yas tutulur diğer gün unutuluruz hayat bu; acımasız , umarsız , duygusuz. İçindeki yaşayan biz insanlar da öyleyiz.

Sadece kendi çıkarları için  yaşayan insanlar mutlu olmaz. Herkes birbirine muhtaçtır ve her daim muhtaç kalacaktır. Kardeşlik ve beraberlik olmadan bu tren yürümez.

Hayatta ölümsüz olmak istiyorsan eser bırakacaksın. Unutsan da yaşasan da ölsen de. Seveceksin ,sevileceksin; sonunda öleceksin. Unutulmamak için düşün, konuş, yaz. Yaz ki arkanda bıraktığın nesil sana ve yazdıklarına ulaşsın. Maksat hayranlarının olması değil. Asıl maksat senin yazdığın yazıların sen öldükten sonra da okunması ve sana ulaşılması. Devrinden, gününden gelecek nesillerin haberdar olması

Yaz ki gelecekle randevuların olsun hoş sohbetlerin olsun…

Erva Çelik

Ortaca Ortaokulu


GÖNÜL

 Seni sevip koysam gönlüme ,

Kuş olup uçsam gönlüne.

Güle sormuşlar : ‘ Neden dikenlisin ?’ diye ,

Gül : ‘Beni yalandan değil gerçekten seven tutabilsin diye’

Bir hasret bu kadar uzakta olsan da ,

Bir nefes kadar yakınsın bana .

İki kelime yetiyor seni seven kalbime,

Sonra roman yazsan ne fayda ?

Ne ölmek nefessiz kalmaktır,

Ne yaşamak nefes almaktır!

Yaşamak;

Sevilmeyi hak eden birine yaşamını harcamaktır.

Bir isteğim var rüzgar senden :

Onun kokusunu al uzak şehirlerden .

Uzakken bile bir nefes yakınımdasın ,

Her zaman kalbimin ortasındasın .

HAYAL COŞKUNYÜREK

ORTACA ORTAOKULU


GÜZEL ANADOLUM  

 Yüksek dağlarında kar var,

Deniz kenarında sıcacık kumlar,

Termal sularında şifa var,

Güzel anadolum…

Dünyanın heryerinden gelirler,

İnsanlar güzeli severler,

Bizce de en güzel yer,

Güzel anadolum…

Dünyanın gözü bizde,

Kapadokya da Efes de,

Kuzeyinde Karadeniz,Batıda Ege,

Yavru vatanı da Akdeniz de…

İnsanları sıcak kanlıdır,

İlk sorusu açlık var mıdır?

Bir fincan kahvesini,

Kırk yıl unutturmayandır.

Türkü Kozak 7-D

ORTACA ORTAOKULU


BİR İSİM

Bir isim var aklımda.

Kalbimi yerinden çıkacak gibi atmasını sağlayan.

En umutsuz zamanımda

Bana umut olup yoluma ışık tutan bir isim.

Hani vardır her insanın hayali

Benim hayalim:

Sonsuza kadar duymak istiyor o ismi.

Başarısız olursun bir şeyde

Herkes teselli eder seni ama işlemez sana.

Fakat o ismin sahibi fısıldayınca kulaklarına

Her şeyin iyi olacağını

İmkansız olsa bile inanır kalbin

İşte o ismin sahibi diğer yarındır senin.

Seni hayata bağlayan tek kişi ya da

İçindeki  hırçın çocuğun sesi.

TÜLİN KOÇYİĞİT

ŞEHİT ER GÜRSEL ÇELİK ORTAOKULU


RÜZGAR

Bir rüzgar geldi.

Biraz önce pencereye.

Açınca birden

İçeriye doldu bütün kokun.

Yüzümü okşadı sanki ellerin

Neler oluyor, dedim?

Bir an için.

Rüzgarın sesi sanki!

Senin sesini getirmiş gibi.

Gökyüzüne baktım bir anlığına

Hayalin çizildi yıldızlarla ve

Göz kırptı kutup yıldızı

Seninle birlikte sonsuzluğa.

ZELİHA AKŞİT

ŞEHİT ER GÜRSEL ÇELİK ORTAOKULU


DİLBERİM

Bir ruh olmuş artık bedenim

Hep acıları düşlerim

Dayanmaz artık şu kalbim

Artık olmuş gözlerim dilberim

Yanarım ben gençliğime

Bir bez parçası gelinliğime

Okumadığıma yanarım

Bağrım yanık ağlarım

Bir siyah olmuşum

Beyazları kovmuşum

Gurbet hasretiyle kavrulmuşum

Siyahı umut bulmuşum

EDANUR GEBEŞ

ŞEHİT MUSTAFA AYNA ORTAOKULU


RÜYA GİBİ BİR GÜN

Denizin o muhteşem şarkısı dinmiş

Rüzgâr dinleniyor

Bulutlar güneşin selamıyla mutlu

Gökyüzünün engin mavisi kovdu fırtınayı

Saklandıkları delikten çıktı martılar

Evet, şimdi deniz suyunun kumsala vurunca çıkan

Sesi ferahlattı içimi

Ağaç yapraklarının sallanışı

Doğallık ne kadar farklı güzel

İşte gün batımı başladı

O güzel gün rüya gibiydi

Muhteşemdi.

RUKİYE BULUT

ŞEHİT MUSTAFA AYNA ORTAOKULU