Güneyege Haber

Genç Kalemler 24. Hafta

311

SEN DE YAPABİLİRSİN

Dünyada neredeyse herkes bağımlı halle gelmektedir. Neredeyse sokakta, mahallede, parkta oyun oynamak için dışarı çıkan yok. Küçük yaşta ebeveynimler çocuklarla uğraşmayalım diye ellerimize telefon, tablet veriyorlar. Bizler aslında küçük yaşta zararlı alışkanlıklara bağımlı olmuştuk. Büyüdüğümüz zaman da sosyal medyada takılmıştık. Git gide daha da teknoloji bağımlısı oluyorduk. Odadan dışarı çıkamaz, hatta okula gidemez halde olmuştuk. Sanki odaya kendimi zincirlemiştim. Hatta arkadaşlarım beni oyuna çağırdığında telefonu bırakamaz hale gelmiştim.

Sabah kalktığımda ilk işim bilgisayar başına oturup oyun oynamak oluyordu. Hatta öğleyin televizyon izliyor, akşam işe telefon şarjda sosyal medyada takılıyordum. Hatta oyuna kendimi kaptırdığımda bağırıyordum. Komşulardan anneme şikâyet geliyordu. Annem bir gün bunun farkına varmıştı. Ve elimde ne kadar teknolojik eşya varsa elimden almışlardı. Ve ben bu durumdan çok rahatsızdım. Ve her gün, her gece ağlıyordum. Artık onlardan vazgeçme zamanı gelmişti. Ertesi gün bahçeye çıkmıştım. Herkes benle dalga geçiyordu.

– Bizim bağımlı geliyor gençler, diyerek gülüyorlardı. Bende mahallenin çınar ağacının yanına oturup ağlamıştım. Kendimi çok yalnız hissediyordum. O sırada komşulardan biri benim ağladığımı anneme söylemişler. Annem yanıma koşarak geldi. Ne olduğunu sorduğunda anneme bir şey olmadığını söyledim. Çünkü arkadaşlarımı kırmak istemiyordum. Annem yanıma oturdu. – Bak güzel kızım bağımlı olmanın nedeni biz ebeveyinler, sizlere durun diye ellerinize veriyoruz. Aslında bunların yerine daha eğitici şeyler ellerinize verseydik, sen bu durumda olmazdın. Sen de artık bağımlı adayı değilsin. Bak güzel kızım sen de artık okula gidecek, kitap okuyacak hata oyun oynayacak kadar özgürsün artık. Hadi kalk sende oyun oyna diyordu. İste o anda bağımlı olmanın ne kadar kötü bir şey olduğunu bir kez daha fark etmiştim. Kendime bambaşka dünya yaratmıştım. Adeta kendimi odaya zincirlemiştim. Telefon ve tabletsiz yapamıyordum. Bütün hayatımı teknolojik aletlere bağladığımı bu zamana kadar nasıl fark etmemişim, bilmiyorum. Bundan sonraki tek hedefim bana zarar veren her şeyden uzaklaşmak, özgür ve mutlu bir şekilde hayatıma sürdürmek olacaktı. Bağımlı olan herkese benden tavsiye , BAĞIMLI OLMA ,ÖZGÜR OL ….

 Hatice YAMAN 9/A 173

Ahmet ATEŞ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi


BAĞIMLILIK

Bağımlılıkla ilgili ülkemizde birçok faktör var. Sigara, alkol, uyuşturucu gibi birçok faktör… Bunlara ek olarak da son zamanlarda” TEKNOLOJİ BAĞIMLILIĞI” adlı bir bağımlılık geldi. Teknoloji deyip geçmeyin sakın, teknoloji bağımlılığı da sigara bağımlılığı gibidir. Sanki bedeninize bağlanmış da sonsuza dek sizinle bağlı olacakmış gibi saatlerce bilgisayarın başında oturarak elinize ne geçiyor.

Sigaranın nasıl ciğerlerinize zararı varsa, uyuşturucunun nasıl beyninize zararı varsa, alkolün nasıl midenize zararı varsa , teknolojinin de gözlerinize zararı var. Size diyorlar ki “BİR TANE YAK HİÇBİR ŞEY OLMAZ “diye kandırıyorlar. İşte o bir tane sigara sizin için bin tane oluyor. Çünkü sigaranın içinde yüzlerce bağımlılık yapan madde olduğu için bir kere içtiniz mi bir daha bırakamıyorsunuz. Boşuna dememişler “PARASINI EL ALIR DUMANINI YEL ALIR. ” diye kendinize eziyet etmeye ne gerek var. Bağımlılıktan hayatını kaybeden birçok gencimiz var küçücük çocukların elinde bile sigara var. Hayatlarına girip bir daha çıkmak bilmiyor. Bu bağımlılıklar arkadaş arası ilişkileri aileler arası ilişkileri olumsuz yönde etkiliyor. Hatta ailelerin ayrılılıklarına bile sebep olabiliyor. Bu kötü şeylerden uzak durabilmek için size düşen görevler var. En önemlisi arkadaş çevresi yaptığınız arkadaşlıklar çok önemli olmalı. Kendinize dürüst güvenli arkadaş çevresi yapın. Arkadaşının bir sözüyle kendinizi beyaz bir zincirle bağlamayın , kendinizi zehirli bir dumanla bağlamayın . Bağımlı olmayın, özgür olun.

 Meriç TÜRKMEN 9/A 289

Ahmet ATEŞ Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi


AĞLAMAK

Herkes ağlar, elbet bir nedeni vardır. Ya mutluluktan ya üzüntüden ya da aşılamayacak kadar zor sebeplerden…

Mutluluktan ağlayan insan, bunu tartışmaya gerek yok, adı zaten mutluluk. Ama üzüntüden ağlayan insan… O, içinde biriktirdiği şeyleri söyleyememekten ağlar. Eğer o an üzüldüysen o üzüntünü yaşa, içine atma.Çünkü sonra onlar birikir ve taşar.O taşanlar da gözündeki minik damlacıklardır. Aşılmayacak kadar zor sebeplerden ağlayan bu insanlar kendini siyaha teslim etmiştir.Hayat onlara  gülmemiştir çünkü.Onlar yalnız, onlar umutsuz, onlar hayata küsen insanlardır.

Peki sizin ağlama sebebiniz ne?

Gizem AYKURT

Atatürk Ortaokulu 7/A


MEHMETÇİKLERİMİZ

Teröristlerle çatışmakta.

Beşikteki bebekler yetim kalmakta.

Gencecik fidanlar toprakta.

Yeter ki vatan sağ olsun diye.

Rahat yaşayalım diye.

Onlar karda, kışta, bayırda.

Sıcakta, soğukta, savaşmakta.

Siz, hepiniz sımsıcak yüreklerde.

Şehit analarının  acısı.

Hepimizin derin yarası.

Unutmadık askerlerimizin.

Nasıl destanlar yazdığını.

Askerimizden çıkan bir damla kan.

Bizim için büyük isyan.

Bize acı yaşatanlardan.

Alacağız intikam.

EKREM TUĞRA MICIR 7/B

ÇAYLI 100. YIL ORTAOKULU


SENSİZ VE ŞİİRSİZ

Bıktım,

Kafiye uydurmaktan.

Şair olmak istemiyorum artık.

Mısralarla dans etmek istemiyorum.

Bıkmıyorum uyumaktan.

Doymuyorum sevmeye ve

Dolduramıyorum boşluğunu.

Korkuyorum umutsuzluktan.

Kırmızı kalemliğinde bir not parçası olmak istiyorum.

Kitaplarınla beraber, sıkıştırılıp koltuk altına .

Diyar diyar gezmek istiyorum.

Şair olmak istemiyorum.

Bırak şiir yazmayı, kalem tutasım yok.

Bitmiyor yorgunluğum.

Nedir bu bana karşı suskunluk?

Gitmiyor huzursuzluk ve dinmiyor umutsuzluk.

Bugün ümitsizim ve yarınım belirsiz.

Gitsem buralardan sessiz sessiz.

Sanırım çok günahkârım ve talihsiz.

Ama bilmem yaşayabilir miyim?

Sensiz ve şiirsiz…

ESMANUR FATMA KAÇAN 8/A

ÇAYLI 100. YIL ORTAOKULU


KIRGIN

Gözleriniz diyorum, gözleriniz.

Gurbetlerden bakıyor.

Şu veda sözleriniz.

Ah, nasıl da acıtıyor!

Adımlarınızı sayıyorum, adımlarınız…

Tedirginlikle yere basıyor.

Hiç sızlayamayan vicdanınız.

Kimi mutlu kılıyor?

Gülüşleriniz diyorum, gülüşleriniz.

Samimi gelmiyor.

Dayandığım an çöküşleriniz.

Yapmayın, güven kırılıyor.

ZEYNEP ATAKAN 8/A

ÇAYLI 100. YIL ORTAOKULU


KARANLIKTAN AYDINLIĞA

Karanlıktan aydınlığa

Bir dönüm noktasıdır 23 Nisan,

Mutluluktan havalara

Nasıl uçmasın insan.

Atatürk ,düşmandan temizledi yurdu,

Türk milletiyle meclisi kurdu

Türk’ün ulu sesini

Tüm dünyaya duyurdu.

Dünyanın bütün çocukları ,

Bazıları siyah bazıları sarı

Herkes Atatürk’e borçlu,

Yaşadığı güzel anıları.

Bize bugünlerimizi veren

Vatanına her türlü hizmet eden,

Ulu önder Atatürk’tür

Milleti her zaman öven.

23 Nisan gelince

Şenlendi çocuklar.

Hepsi el ele verince

Pekişti tüm dostluklar.

Aylin Ağırdal

5/D ORTACA ORTAOKULU


23 NİSAN GELİNCE

23 Nisan gelince,

Sevinir insan.

Atamızdan yadigar

Kalmış bu bayram.

Ne mutlu bize.

Kutlayalım hep el ele

Hep coşalım,

Bu bayram bize ,

Bu bayram size,

Hepimize kutlu olsun.

ELİF ÇAYLI

ORTACA ORTAOKULU


MUTLU ÇOCUKLAR

23 Nisan’da

Sevinir çocuklar,

Övünür büyükler,

Kızı, erkeği

Sarışını, esmeri…

Hepsi coşar,

Hepsi koşar

Çünkü bu bizim bayramımız

23 Nisan’ımız…

Emine Nisa TATLI

5-D ORTACA ORTAOKULU


23  NİSAN

‘’23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlu olsun’’ denilerek kutlanabilecek bir bayram değildir.Bir olay üzerinden uzun yıllar geçtikten sonra ya unutulur ya da insanlar o olay hakkında araştırma duygusunu kaybeder. Biz 23 Nisan ile ilgili ne biliyoruz?

23 Nisan 1920’de TBMM açıldı. Ülkemizin yönetimi, milletimize bırakıldı. Cumhuriyet’imizin, evimizin temelleri atıldı.

Kurtuluş Savaşı sonrasında yorgun düşmüş bir millet ve karşılarında yeni bir ülkenin , yönetimin,bağımsızlığın mimarı MUSTAFA KEMAL. Evsiz kalmış millete, en sağlam evi yapan , bu evi gençlere emanet eden , o günü de çocuklara armağan eden MUSTAFA KEMAL. Bu ev bizim evimiz. Bizim Cumhuriyet’imiz.

Her aldığım nefeste , bizim üzerinde yürüdüğümüz VATAN TOPRAĞI için zamanında can vermiş , bu zamanda da o TOPRAĞI korumak için can verenler aklıma geliyor. Bu toprakta yürüdüğümüz her an için teşekkür borçlu olduğumuz Cumhuriyet’i , dünleri , bugünleri ve M. Kemalleri unutmamamız gerekiyor.

Geçmişimizi inkar edip Cumhuriyetimizi yıkmaya çalışan insanlar türemiş… Onlara sadece acıyorum… Diyelim ki sen bu vatanın düşmanısın. Bir şeyler yaparsın, yapmaya çalışırsın fakat okyanusta bir yağmur damlası gibidir uğraşın. Boşuna kürek çekmek gibidir. İman dolu göğüsler karşısında ne yapabilirsin ki ? Koskoca TÜRKİYE CUMHURİYETİ’ ne ne yapabilirsin ki…

Cumhuriyet gibi koca bir evi yıkmaya , bir grup elleri kazmalının gücü yetmez. En fazla pencereleri kırar , pencere pervazlarına , kapılara zarar verir o kadar. Mimarı Mustafa Kemal olan bu koca ev, öyle sağlam temellerle atılmıştır ki bir grup kendini bilmezle yıkılamaz.

Mustafa Kemal’in , Gençliğe  Hitabe ’de hitap ettiği genç olarak söylüyorum bunları. Bugün ben, yarın çocuklarımız ,ondan sonraki gün onların çocukları Cumhuriyet’in bekçileri olacağız.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı , tüm dünyadaki çocuklara kutlu olsun.

Kardelen  Ebrar TOMAŞ

8/A ORTACA ORTAOKULU


DÜNYA  ÇOCUKLARINA ARMAĞAN

Atam sen olmasaydın

Düşmanla savaşmasaydın

Cumhuriyeti kurmasaydın

Böyle özgür olur muyduk ?

“Çocuk Bayramı “bilmeyen var mı bunu ?

Gözün arkada kalmasın ,

Atam sen rahat uyu

1920’de kuruldu büyük meclis

Bu güzel gün için çok teşekkür ederiz.

Atamızdan hatıra tüm dünya çocuklarına

M.Efe GÜN

ORTACA ORTAOKULU


YAŞASIN 23 NİSAN

Yaşasın 23 Nisan

Çocuklara armağan

Atatürk dedi ki :

‘’Bayram olsun bu an!’’

TBMM açıldı.

Büyük adım atıldı.

Millet ise o an

Heyecana kapıldı.

Yaşasın 23 Nisan

Meclisin kurulduğu an .

Atatürk’ün çocuklara.

Armağan ettiği zaman .

Şimdi 23 Nisan’ı

Tüm dünya Çocukları

Sevgi ile sevinçle

Kutluyoruz el ele.

Hatice Nur ARSLAN

5/D ORTACA ORTAOKULU