Güneyege Haber

İNTERNET VE SOSYAL MEDYA ÇILGINLIĞI

787

Çocuklarımıza söz geçiremiyoruz.’ ‘Bütün bunları nereden öğreniyor.’ ‘Hiç çalışmadan okuldan mezun oluyor.’ ‘Son günlerde çok değişik tepkiler vermeye başladı, asabileşti’ diyorsanız;  aşağıda vereceğim istatistikleri okumanızı  tavsiye ederim.

Bizim çocuklarımız ve biz artık kendi zihinlerimiz tarafından değil, internet, televizyon ya da telefonlar tarafından yönlendiriliyoruz. Öncelikle bizler internet ve sosyal medya bağımlılığından kurtulmamız gerekiyor. Çünkü bizler bu durumdan kurtulamazsak çocuklarımız gelecekte bunun bedelini çok çok ağır ödeyecekler gibi görünüyor. Gelin birlikte istatistiklere bakalım.

2016 medya okuryazarlığı araştırmasının sonuçlarına göre; öğrencilerimizin yüzde 98,3’ü düzenli televizyon izliyor. Hafta içi düzenli televizyon izleme süresi ortalama 3 saat 34 dakika iken bu süre hafta sonu 3 saat 59 dakikaya kadar çıkıyor. İnternet kullanımına gelindiğinde Türkiye genelinde aktif internet kullanıcısı  37,7 milyon kişi yani yüzde 49’a tekabül ediyor. Bunun yanı sıra 40 milyonun üzerinde sosyal medya hesabı bulunan ülkemizde 69,6 milyon da mobil kullanıcı mevcut. Gelelim bu kullanıcıların gün içerisinde internet ve sosyal medyaya ayırdıkları süreye;  kullanıcılar 4 saat 37 dk internet başında, 2 saat 51 dk mobil internet başında ve 2 saat 56 dk sosyal medya başında geçirmektedirler.

Peki bu süreler bize ne anlatıyor? Bizim artık birbirimizle canlı olarak konuşmayı bıraktığımızı anlatıyor. Bağımlı bireyler olduğumuzu anlatıyor. Bizim millet olarak sanal aleme bakarak uyuduğumuzu ve düşünmekten vazgeçtiğimizi anlatıyor. Çok hızlı bir şekilde emperyal güçlerin sömürüsüne maruz kalan üçüncü dünya ülkeleri toplumları olma yolunda ilerlediğimizi anlatıyor. Aslına bakılırsa daha çok şey anlatıyor ama kelimeler ve satırlar yetmiyor.

Bu durumdan nasıl kurtuluruz? Öncelikle internet ve sosyal medyayı amaç olmaktan çıkarmak gerekmektedir. Gerekli durumlarda sosyal medyayı kullanıp, gerçek iletişimden kopmamak gerekir. Çünkü yüz yüze iletişim kişisel gelişim ve ruh sağlığı için çok önemlidir. Çocuklara ve yetişkinlere internet okur yazarlığı eğitimi verilmelidir. İnternet ve sosyal medyaya yönelik afiş, broşür ve kamu spotu hazırlanmalı, bu konuda farkındalık yaratılmalıdır. Çocuklara ve gençlere her şeyin internet ve sosyal medyadan ibaret olmadığı yaşatılarak uygulamalı bir şekilde gösterilmelidir. Bunun yanı sıra tablet ve telefonlar anne babalar tarafından çocuklara sussun diye verilmemelidir. ( Ülkemin güzel anaokullarında oyuncak saati dersleri için çocukların artık tablet ya da telefon getirdiklerini biliyor muydunuz?) Sonuç olarak; internet ve sosyal medyayı yasaklamakla bu sorunun çözülemeyeceği bilinmelidir.

Unutmadan söyleyeyim; internet ve sosyal medyadaki GÜVENLİK problemini de bence bir düşünün…