Güneyege Haber

İttifaktan sarhoş olduk

Ben beceremedim al sen devam et.

Hükümet kanadından haftalardır beklenen detay nihayet açıklandı.

Muğla dahil bir kaç yerde AKP Belediye başkanlıkları için aday göstermeyip MHP ile ittifak yapacağını belirtti.

Buda demek oluyor ki AKP  bu bölgelerde MHP nin Başkan adaylarını destekleyecek.

Tabi bu durum seçmene nasıl yansır bunu 31 Mart akşamı göreceğiz.

Yerel  seçimlerin  genel seçimlere benzemediğini hepimiz biliyoruz.

Özellikle Belediye başkanları seçimlerinde bölgelerdeki partilere dağılan seçmen sayısının bazen pek önemi olmuyor.

Seçmenler genelde tanıdıkları bildikleri adaylara oy verebiliyorlar.

Kısacası bu yerel seçimler de de bence durum böyle olacak.

Fakat burada  asıl görev siyasi Partilerin yöneticilerine düşüyor.

Hele hele CHP nin son zamanlardaki gidişatına bakacak olursanız her an hayal kırıklığı yaşanılabilir.

Ben bu kez Muğla ve ilçeleri üzerinden örnek vermek istiyorum.

Kendimde Muğla’da oy kullanacağımdan vallahi kafam halen karmakarışık.

Muğla’da tüm CHP seçmeninin istediği halkın önüne bir sandık koyulup ön seçim yapılması yönündeydi.

Nedenine gelince sokağın nabzına bakıldığında mevcut yönetimi isteyenler ve istemeyenler arasındaki denge her gün olumsuz yönde değişip duruyor.

Aslında ilçelerde de durum aynı.

Bu mevcut durumlar ortadayken seçmen halen Ankara’da Kılıçdaroğlu’nun iki dudağı arasından çıkartacağı kelimelere bakıyor.

Ankara’nın gözüne girmek isteyen aday adayların da başvurdukları yöntemler ortada.

Bana sorarsanız seçmen bu kez gerçek adayı istiyor.

Tanıdığı bildiği gelmişi  ortada adam gibi adaylar ile yola devam etmek istiyor.

Ankara’dan gelecek haber bence Muğla ilin de resmen olay yaratacak.

CHP seçmeni ters bir kararda anında bölünecek. Aday adayları belki de değişik yollardan halkın karşısına yeni bir senaryo ile ortaya çıkacak.

Kısacası CHP nin vereceği  yanlış karar MUĞLAYI elden çıkartmaya kadar gidecektir.

Ben beceremedim al sen devam et.

Gibi…

X

Bu haftaki yazımın sonunda bir farklı konuya kısaca değinmeden geçmek istemiyorum.

Güneyegenin cenneti diyoruz. Yaz kış ayrı turizm olsun istiyoruz.. Resmi özel kurumlarla neredeyse bir tanıtım seferberliği yapılıyor..

Fakat gel gör ki bazen kendini bilmez birisi bir çuval inciri berbat ediyor.

Mevzuyu dağıtmayalım.

Bu günler de Dalyanda bir turizmci arkadaşımızın ve Ortaca Kamakamlığımızın. Vs ortaklaşa düzenlediği bir tanıtım projesi vardı.

İngiltere’den yabancı  gazeteciler  Ortaca’mıza davet ediliyor ve bölgenin tanıtımına katkıları olsun diye de gezdiriliyor.

Yabancı basın mensubu misafirleri Kaymakam’lığımız güzelce ağırlıyor. Gereken ilgiyi gösteriyor. Ortaca’da hizmette kusur  edilmeyen bu gazeteci meslektaşlarımıza Köyceğiz’e bağlı dünyaca ünlü Sultaniye kaplıcaları da gezdiriliyor.

Gezi Önceden Köyceğiz Belediyesine de bildiriliyor

Kafile Sultaniye ye ayak bastığın da tam bir fiyasko yaşanıyor..

Sultaniye’yi işletenlerden beklenen bir hoş geldiniz ve bir Güleryüz .

Olması gerekende o değil mi?.

Fakat bırakın güleryüzü .. Bırakın karşılamayı. Oturacak bir yer bile yok.

Sanki neden geldiniz dercesine bir karşılama. Ardından da yenilen içilen daha doğrusu ikram olması gerekirken ufacık bir hesabın misafirlere fatura olarak çıkartılması..

Bu vahim durum sosyal medyada paylaşılıyor ve ardından yetkililer devreye girip

özür diliyorlar…

Hay ben sizin turizm anlayışınıza desem suç olmaz sanırım.?

Beyler o gazeteciler bölge tanıtımını yapsın diye davet edilen basın mensupları.

Her iki yazıma istinaden ortak bir atasözüm geldi aklıma.

İş işten geçtikten sonra..  Son pişmanlık fayda etmez..

Son Haberler