Güneyege Haber

KARNE PSİKOLOJİSİ

Okulların yarıyıl tatiline gireceği hafta içinde karne heyecanı ya da başka bir deyişle karne kaygısı hem öğrencilerde hem de ebeveynlerde tavan yapmaktadır. Ancak karne çocukların başarılarının tek göstergesi değildir. Karne sadece ve sadece aileler için  çocuklarının okul hayatı konusunda önlerine sunulan bir rehberdir. Yani karneler aileler için bir övünç ya da utanç kaynağı değildir.

Anne babanın karneyle ilgili yorumu öğrencinin karneye atfettiği değeri belirleyecektir. Karnesindeki düşük notlardan dolayı eleştirilen, aşağılanan, suçlanan ve cezalandırılan çocuklar karneyi kendi değerinin bir göstergesi olarak almaktadır. Tam tersi durumda da öğrenci kendisini olduğundan daha değerli hissedecektir.  Bu anlamda karne  ödül ya da cezaya giden bir yol olmaktan çıkıp kişilik meselesi haline gelmemelidir. Yani karnesi kötü olan çocuklarımız cezalandırılmamalı ve karnesi iyi olan çocuklarımız da ödülle cezalandırılmamalıdır.

Peki karne ile ilgili çocuğa nasıl yaklaşılmalı?

  • Her çocuğun tek ve biricik olduğu unutulmadan değerlendirme yapılmalı ve kesinlikle kimseyle karşılaştırılmamalıdır.
  • Kötü notlarla karşılaşınca eleştiren, aşağılayan,küçük düşürücü ifadeler kullanılmamalıdır.
  • Çocuğa hissettirilen değer kesinlikle nota göre şekillenmemeli her iki ihtimalde de tutarlı davranılmalıdır.
  • Çocuğun kapasite ve yeteneklerinin farkında olunmalı; bu kapasite ve yeteneklere uygun hedef ve beklentilerde bulunulmalıdır.
  • Bazı çocuklar çalışmasına ve çaba göstermesine rağmen karnedeki sonuçları kötü olmaktadır. Burada kesinlikle sonuca odaklanmamalı çocuğun mücadelesi desteklenmeli ve tebrik edilmelidir. Daha sonrasında sorun kaynağına inmek için çocukla birlikte mücadele edilmelidir.
  • Karnedeki iyi notlar abartıdan uzak bir şekilde ödüllendirilmeli zira abartılı bir ödül bir sonraki dönem için öğrencinin cezalandırılması anlamına gelecektir.
  • Tatil süresinin her şeyden önce dinlenmek ve eğlenmek ihtiyacını karşılamak için olduğunu unutmamakla birlikte, kesinlikle çocuğa vakit ayrılmalı ve sosyal medyadan mümkün olduğu kadar uzak tutulmalıdır.
  • Ailece yapılacak aktivitelerin için mutlaka kitap okuma etkinliği de konulmalıdır.

Son olarak söyleyeceğim şudur ki; umarım bir an önce oyun çağındaki bireylerimizi nota göre değerlendirmeyi bırakırız. Nota göre iyi ve kötü insanın belirlenmediği, tamamıyla ilgi ve yeteneklerin ön plana çıktığı sistemi benimseyip uygularız. Aksi halde bireylerimizi ruh sağlığı bozuk bir şekilde yetiştirip, ruh sağlığı bozuk bir toplum yaratacağız ve sonra ‘dış güçlerin işi’ diyerek suçu üzerimizden atmaya devam edeceğiz. Hoşçakalın…

Son Haberler