Güneyege Haber

Padişahım çok yaşa!

 

Kendimi eleştirmeyi severim sevmesine de, herkesten de bunu yapmasını beklerim. Alacağım her kararda, önce karşıdaki kişinin yerine kendimi koyar, sonra uygulamaya geçerim.

Herkesin de böyle yapması gerekmez mi?

Mesela gazetecilik yapıyoruz… Bu meslekte en çok şikayetçi olduğum konulardan birisi de hiç kimseyi memnun edememek!..

Her gün iyi yazdığınız adamı bir kez eleştirdiğinizde, en kötü siz oluyorsunuz!..

Tu-kaka ilan ediliyorsunuz!..

“Padişahım çok yaşa” sözünü sıkça duymaya alışkın insanlar, en küçük eleştiride ya sizi şikayet ediyor, ya da düşman kesiliyor!..

Vay efendim niye yazdı, nasıl yazar!.. Hangi cüretle falan filan!..

Sizi arayıp ta varsa doğrusunu aktarmak, bilgilendirmek aklına bile gelmez!..

Gücü yetiyorsa, önce üstlerinizi arayıp, şikayet eder veya da başka türlü sindirme politikalarıyla sizi cezalandırma yoluna gider.

Amacı sizi mahkum ettirmek, başka bir tabirle burnunuzu sürttürmektir!..

Tabi ki bir de, içimizde yani kendi mahallemizde “gasteci” geçinen müsveddeler var, onlarda hemen “pansuman” yapmak için harekete geçer!.. Sizin yazdığınız muhatabınıza anında cepten ulaşıp “Abiciğim merhaba, siz o işi bize bırakın, biz şimdi sizin nasıl dürüst, ne kadar çalışkan, nasıl namuslu olduğunuzu kaleme alan bir yazı hazırlarız” der ve olayı tatlıya(!) bağlarlar.

Elbette ki bedelini tahsil etmek şartıyla!..

Halbuki, adamı bi rahat bıraksalar, bi doğru yönlendirip te, konunun muhatabı ile görüştürseler, belki de hatasını fark edecek. Yanlışını görecek.

Belki de biz hatalıyız, o bizi uyaracak ve biz hatamızı göreceğiz ama buna da fırsat verilmez bir türlü!..

Padişahım çok yaşa demeye alışmış bir toplumun fertleri olarak, birbirimizi anlamak, dinlemekten ziyade birbirimize sövmeyi daha çok tercih ediyoruz maalesef!..

Çok yakından takip ediyorum. Şu anda bir çok bürokrat, amir-memur hak etmedikleri bir şekilde övülüyor. Methiyeler diziliyor, göklere çıkartılıyor ve ayakları yerden kesiliyor adeta!..

Üzülerek görüyorum ki, bizi yönetenlerde sürekli alkışlanmak, pohpohlanmak istiyor.

Onların hep sırtı sıvazlanmış, böyle besleniyorlar ve bizden de hep bunu istiyorlar.

Ama benden çok beklersiniz!

Sizin zihniyetinizdekilere asla “PADİŞAHIM ÇOK YAŞA” demeyeceğim!..