Güneyege Haber

Sistemsiz Eğitim!

220

Eğitim-öğretim yılında, yarı dönem tatilinin bitmesiyle yeniden ders başı yaptı çocuklarımız…

Yine umutsuz, yine mutsuz!

Eğitimde “nasıl daha ileriye gideriz, nasıl daha iyi oluruz” gibi hedefleri yakalamak varken, “çocuklarımızı nasıl daha da köreltiriz” gibi bir yarışın içerisine girmiş durumda, eğitimin başındaki büyüklerimiz!..

Neden mi?

Sürekli yeni bir sistemi deniyor ve değiştiriyoruz da ondan!..

Eğitimde istikrarlı olduğumuz tek taraf, her yıl değiştirdiğimiz müfredat ve yeni sınav sistemleri!..

Öğrencilerimizi sınav telaşından uzaklaştırmak adına ortaokul ve liselere geçiş sistemini değiştirmeye çalışıyoruz ama yerine getirdiğimiz model, bir öncekini mumla aratıyor!

Yani eskisini geri getirseler razı olacağız ama o bile elimize geçmiyor!..

Açık uçlu soru demişlerdi o bile, daha başlamadan bitti gibi!..

Binlerce öğretmen boşta ama ilginçtir aynı şekilde binlerce öğretmen açığı var!.. Atamalarda düzen bile sağlayamadık.

KPSS’de çözüm olmadı gitti!..

Reform diye önümüze konulan modellerin hepsi çürüdü!

Mesela, bu dönemin başında, hangi modeli uygulayacağımızın belli olması gerekmiyor mu?

Bizim çocuklarımız eğitime başlıyor, bir ay sonra sistem değişiyor, 15 gün sonra o model kalkıyor, iki ay sonra farklı bir model, ertesi yıl bakıyorsunuz hepsi gitmiş, tümden yeni bir model gelmiş!..

Çocuklarımızın kafası karışıyor, zihni bulanıyor!..

Sorduğunuz, sorguladığınız zaman da sizden kötüsü yok!..

Sorsanız da bir şey değişmiyor, çünkü Milli Eğitim Bakanı’da değişiklikleri sokaktaki vatandaş ile aynı anda öğreniyor maalesef!..

Peki böyle gelmiş, böylemi gitsin!

Köklü bir eğitim modelimiz olmasın mı?

Elbette olsun ama bunu modeli siyasetçiler değil de, akademisyenler aylarca tartışarak, gerekirse fikirleriyle çatışarak önümüze koysun, tartışmaya açsın. Sonra da çocuklarımız bu modeli sindire sindire ezberlesin, alışsın!..

Kimse kusura bakmasın!..

Günübirlik kararlarla, gençlerimizin hayallerini köreltmeye hiç kimsenin hakkı yok.

Böyle gelmiş ama böyle gitmesin!..

Çünkü hepimiz biliyoruz ki, bu ülkenin kalkınmasının yolu eğitimden geçiyor. Eğitim sistemimiz yap boz tahtasına dönerse, biz nasıl kalkınacağız, hedeflediğimiz o refah, çağdaş, uygarlık seviyesine ulaşacağız?

Eğer bizler bir gün, çocuklarımızı ana okuluna kayıt yaptırdığımızda, üniversiteyi bitirinceye kadar hangi eğitim sistemini uygulayacağını bilebilirsek, işte o gün bir şeyler yoluna girmiş demektir. Aksi halde hayal kırıklıkları içerisinde, eğitim sistemini umutsuz bir vaka olarak görmeye devam ederiz.

Olan tabiki bu ülkenin gençlerine olur!..

Elbette yazık olur!..