TOHUM ISLAHI, SERTİFİKALI TOHUM, HİBRİT TOHUM VE TİGEM DALAMAN

TOHUM İSLAHI: İnsanoğlu tarih boyunca bitkilerden daha çok yararlanmak için yabani tohumları ıslah etme yoluna gitmiş ve öncelikli olarak bugday tohumlarını ıslah etmeye, geliştirmeye çalışmıştır.   Tek partili Cumhuriyet dönemimden çok partili Özal dönemine kadar ,DEVLETCİLİK ANLAYIŞIYLA sadece devlet tarımsal çiftlikleri, tarımsal enstitüler ve üniversiteler eliyle ıslah edilmeye , sertifikalı tohum geliştirilmeye çalışan yerli tohum sanayimiz , özellikle 2002 yılından sonra devlet teşvikleri ile  özel sektörün devreye girmesi ile 1980-2000 yılları arası İSRAİL VE HOLLANDA ithal tohum bağımlılığından kurtularak bugün tohum ihraç eder hale gelmiştir.

TÜRKİYE BUGÜN YILLIK 1.5 MİLYON TON sertifikalı tuhum ihtiyacının büyük çoğunluğunu kendi karşılamakta ve 2023 de 2.5 milyon ton serfikalı  tohum üretimine  ulaşmayı hedeflemektedir. Türkiye yılda 180 milyon dolar civarı para ödeyerek  40 bin ton sertifikalı tohum ithal ederken, yaklaşık 140 milyon dolarlık 44 bin ton tohum ihraç etmektedir.  Türkiye miktarı az olmasına rağmen yaklaşık 1500 ton hibrit sebze tohumuna bu yıllarda yaklaşık 140 milyon dolar para ödemektedir. Dünyanın 34 milyar dolarlık tohum pazarında Amerika başı çekerken Türkiye 11 nci sıradadır.      Türkiye’nin hedefi ilk 5 ülke arsına girmektir. İl 10 tohum firmasının cirosu 24 milyar dolar olup Amerikan Monsanto ve Dupont firmaları ile yaklaşık 10 milyar dolarlık üretim yapmaktadır. İlk 10 luk tohum üeticisi Amerikanın yanında İsviçre ,Fransiz, Alman, Çin, firmaları başı çekmektedir.

TÜRKİYEDE YAKLAŞIK  YERLİ YABANCI 500 firma  tohumculukla uğraşırken, başta Yüksel tohumculuk olmak üzere bunların yalnızca 8 tanesi , % 100 yerli sermaye ile AR-GE faaliyetleri yapmakta olup , hibrit tohum esasını AR-GE oluşturmaktadır. Yüksel tohumculuk özellikle Domates,  biber, patlıcan vs gibi örtü altı -sera tohumu ve fidanı yetiştiriciliğinde başı çekmektedir. Türkiye Tohumcular Birliği-TÜRKTOP başkanı  Kamil Yılmazın söylediğine göre ‘’Türkiye’nin tarımsal üretimde Avrupa’da birinci, dünyada yedinci sırada yer aldığını belirterek, “Seracılıkta Avrupa’da İspanyadan sonra  ikinciyiz, dünyada dördüncü sıradayız. Böyle bir büyüklüğe sahip ülkemizde dünyanın en büyük seracılık fuarı GROWTECH EURASIA 2018 fuarını ANTALYA DA AÇARAK Türk tarımı için 400 milyon dolarlık bir ihracat bağlantısı ile  pazar yaratılmıştır’’

TÜRKİYEDE SERACILIK; Tarımsal üretimde yükselen değer seracılık sektörünüm yıllık ticaret hacmi 11 milyar TL’yi geçti. Seracılık tarımsal üretimde yükselen değerlerden biri. Sera alanı sıralamasında dünya üçüncüsü, Avrupa’da ise lider konumdayız. Dünya sıralamasında Çin ve Güney Kore ilk iki sırayı paylaşırken, Avrupa kıtasında İspanya bizimle birlikte birinci sırada yer alıyor. Dünya genelinde yaklaşık 700 bin hektar sera alanı bulunduğu tahmin edilirken, ülkemizde bugün 65 bin hektar alanda seracılık faaliyeti sürdürülüyor. Sektörün yıllık ticari hacmi ise 11 milyar TL’yi geçmiş durumda. Bu rakam ülkemizin 103.6 milyar TL’lik toplam bitkisel üretiminin % 12’sine tekabül ediyor. Seralarda üretilen ürünlerin büyük çoğunluğu iç piyasada tüketilirken, % 15’lik kısmı ihraç ediliyor.

FİDECİLİK SEKTÖRÜNÜN YILLIK CİROSU 200 MİLYONILARIN ÜZERİNDDE.

Türkiye Tohumcular Birliği’nin verilerine göre fidecilik sektörü bugün yıllık 3.5 milyar adet hazır fide üretimi, 150 milyon doların üzerinde değere sahip modern altyapısı ve 200 milyon doların üzerinde cirosuyla gelişmeye ve büyümeye en açık tarımsal üretim modellerinden biri. Sektörün önümüzdeki beş yıl için hedefleri; örtü altı sebzecilikte % 100, açık tarla üretiminde ise % 70 oranında hazır fide kullanılmaktadır. Sektörün beş yıl içinde hedefleri; açık tarla üretiminin tamamının, örtü altı üretimde olduğu gibi % 100 oranında hazır fide kullanmasını sağlamaktır. Sertifikalı tohum ithalatında, domates gibi sebze tohumları ithalatı miktar olarak küçük ama değer olarak büyük. 1.200 ton sebze tohumu ithalatına 115 milyon dolar ödüyoruz..

YURT İÇİNDE SERTİFİKALI VE HİBRİD TOHUM üretimi giderek artmasına rağmen yerli üretim talebi karşılayamıyor. Buğday’da yerli üretim talebin yüzde 75’ini, arpada yüzde 86’sını, mısırda sadece yüzde 5’ini, ayçiçeğinde yüzde 20’sini, Pamukta yüzde 36’sını karşılayabiliyor.
Bu nedenle tohumda dışa bağımlılık devam ediyor. Sertifikalı tohumların, özellikle ithal tohumların özelliği hibrit tohum olmaları. Hibrit (melez) tohumlar insan eliyle teknoloji kullanılarak arzu edilen amaçlara göre ıslah edilmiş tohumlar. Mevcut tohumlar melezlenerek daha üstün özellikli yeni tohumlar elde ediliyor. Hibrid tohumlardan elde edilen ikinci nesil tohumların ekiminde aynı verim alınamıyor., Melezlemeden geriye dönüş nedeniyle verim ve kalite açısından kayıp oluşuyor.

TİGEM DALAMAN devlet çiftliğinin özellikle Türkiye’nin en büyük açığı olan hibrid mısır, hibrid pamuk, hibrid ayciceği ve sertifikalı bugday tohum ihtiyacını karşılaması gerekmektedir. BUNUN YOLU DA AKLI BAŞINDA BELEDİYE BAŞKANI SECMEKTEN GEÇMEKTEDİR.

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı