Güneyege Haber

‘YGS’ YERİNE ‘YKS’ PEKİ DEĞİŞEN NE?

Her yıl yaklaşık 2 milyon öğrencinin girmiş olduğu sınav gelenek olduğu üzere tekrar değiştirildi. Aslında Yök başkanına göre öğrencilerin streslerinin azalması için sadeleştirildi. Peki ‘sadeleştirilen’ sınav sisteminde bizleri neler bekliyor?

Bu sınav geçen seneki sistem gibi farklı günlerde farklı oturumlar olarak gerçekleşmeyip, 23 Haziran’da aynı günde iki farklı oturumda gerçekleştirilecek. 23 Haziran Cumartesi sabah Türkçe-Matematik testine giren bir öğrenci kendi alanıyla ilgili olarak da öğleden sonra sınava girecek. Bu durum sistemi düzenleyenler için sadeleştirme ve sınav stresinden kurtarma gibi söylenirken; 17-18 yaşında bir çocuğun, hayatının sınavı diye tanımladığı sınavları aynı günde yaşaması ne anlama geliyor sorusu bir soru işareti olarak kalmaktadır.

 Soru sayılarında gözle görülür bir düşüş de mevcut bu sistemde. Bu durum sınavı kolaylaştırmak adına yapılmasına rağmen bence öğrencilerin sıralanmasını zorlaştıracaktır. Zira biz millet olarak bu durumu 1999-2005 yılları arasındaki sistemde yaşamış bulunmaktayız. Geçen senelerdeki sistemde öğrenciler 1 net ile 2-3 bin kişi yer değiştirirken şimdi bu sayı on binler olarak ifade edilebilir. Hal böyle olunca da stres azalması bir yana öğrencilerimiz yoğun stres altında olacaktır.  Ayrıca 4 yıl boyunca fizik gören bir öğrenci üniversite sınavında en fazla 14 soru görecektir. Bu nokta  da eleştiriye açık bir noktadır. 40’tan fazla ünitenin yer aldığı fizik müfredatında hangi konuları soracak, hangi konuları sormayacaksınız ya da konuların önem derecesini neye göre belirleyeceksiniz. Bu kadar az soru ile gerçekten öğrencilerdeki fizik, kimya, biyoloji bilgisi ölçülebilecek mi?

Temel yeterlilik testi olarak tanımlanan 23 Haziran Cumartesi sabah bütün öğrencilerin gireceği sınavda Tarih,Felsefe,Coğrafya ve Din Kültürü derslerinin kaldırılması da yine eski sistemlerde (1999-2005) olduğu gibi bu dersleri ‘gereksiz ders’ pozisyonuna dönüştürecektir. Bu durum liselerde bu derslerin işlenişinde çok ciddi bir dezavantaj yaratacaktır.

 Sınav süreleri resmen ilan edilmemiş olmasına rağmen süre kaygısını gidermek için çalışmaların devam ettiğini biliyoruz. Resmi olmayan açıklamalara göre 80 soruluk Türkçe-Matematik testi için 100 dk planlanmakta; öğleden sonraki oturum içinse 200 dk planlanmaktadır. Bu durum gerçekten öğrencinin kaygısını azaltmak için atılan en olumlu adım olarak karşımıza çıkmaktadır.

 Puan türlerinde değişiklikle beraber 18 puan türü 5 puan türüne indirilince tercihlerde de farklılıklar ya da spekülasyonlar oluşacak mı? Hep birlikte göreceğiz.

 Sonuç olarak ortaya çıkan şey şudur; yeni sistem YGS-LYS yerine getirilmiş olan bütün dertleri silen bir sistem değildir. Sınav yine sınav olarak kalmış, yarış yine yarış olarak devam etmektedir. Yetkililerden tek isteğimiz en azından sistemi hiçbir soru işareti bırakmadan bize, öğrenicilere ve ailelere bir an önce en ince ayrıntısına kadar anlatmalarıdır. Umarım her öğrenci hiç rehavete kapılmadan hayalleri peşinde koşmaya devam eder ve sonunda hayalleri gerçek olur… Hoşça kalın…