23 Nisan ve Kılıçdaroğlu

Bir milletin kendi geleceğini, kendi tayin etmesi, yani kendi kendini yönetmesinin adıdır Milli Egemenlik ve demokrasinin olmazsa olmaz kuralıdır.

Mustafa Kemal Atatürk’ün, 99 yıl önce, egemenliğin kayıtsız şartsız milletine ait olduğunu beyan ederek ortaya aldığı karar ve ortaya koyduğu duruş, demokrasiyi bugün bile hala özümsemekte güçlük çekenlere baktığımızda, ne asil bir duruştur, iyi analiz lazım.

Ne acıdır ki; demokrasiyi içine sindiremeyen zihniyetler, bugün hala varlığını sürdürüyor. Onları bu hale getiren ise, nefret söylemi, kutuplaştırma politikası ve ayrıştırıcı dili ısrarla kullananlardır.

Halbuki bu ülkenin insanları, tarih boyu, birlik içerisinde yaşamayı başarmıştır. Buna en güzel örnek şehrimizdir. Yıllardır, bütün illerden göç almış ve bu insanlarla kardeşlik hukuku içerisinde yaşamış, aşını, işini paylaşmıştır. Bugüne kadar da en küçük bir olay cereyan etmemiştir.

Dolayısıyla, bunun dışında bir yönteme başvurmak hatta denemiş bile olmak bu topraklar üzerinde yaşayan insanlara yapılacak en büyük kötülüktür. Milli Egemenliğin gereklerini yerine getireceksen, bunlara dikkat ederek yaşamamız gerekmektedir.

KILIÇDAROĞLU’NA YAPILAN SALDIRI

Bu toplum yıllar boyu, acılarını birlikte yaşadı, yaralarını da beraber sardı. Hafta sonuna 4 şehit haberiyle uyanan ülkemiz, vatan evlatları, aslan parçaları Erhan Çiyapul’u Iğdır’da, Murat Şahin’i Giresun’da, Şevket Çetin’i Kırıkkale’de, Yener  Kırıkçı’ yı  ise Ankara’da son yolculuğuna uğurladı.

Ancak, ne acıdır ki; Ankara’daki törene katılan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, provakatif bir eylemin sonucunda, öfkeli  bir kalabalığın hedefi oldu. Suratına aldığı yumruk darbesiyle hafif yaralanan Kılıçdaroğlu, bir köy evinde 2 saat mahsur kaldı. Yaşananlar acı verici olmanın ötesinde, vahimdir ve en önemlisi Kılıçdaroğlu’nun da ifade ettiği gibi, Türkiye’nin birlik ve bütünlüğüne yapılmıştır.

Sağduyu içerisinde, tüm samimiyetiyle, bu çirkin saldırıya tepki gösteren herkesi kutluyorum ama hala bu olayda nefret söylemini, üstü kapalı veya açık şekilde devam ettirenleri de kınıyorum. Türkiye, bu tür olaylardan hep bütünleşerek çıkmayı başarmış olmasına rağmen, bunu engellemek isteyenleri de toplum vicdanıyla baş başa bırakıyorum.

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı