ASIL EDEPSİZLİK BU DEĞİL Mİ?

İcralık apartmanlar.

İcralık konutlar.

İcralık fabrikalar.

İcralık arabalar.

Ve törenle açılan icra daireleri.

Ben bunları yazarken Kilis’te, Emniyet Müdürlüğünde taşeron olarak çalışan bir genç kız, mezarlığa gidip av tüfeği ile kafasına sıkarak intihar ediyor.

Evi ya da arabası ya da apartmanı ya da fabrikası icra ile satılan mı mağdur yoksa mezarlıkta intihar eden genç kız mı mağdur?

Aslında o genç kızın mağduriyeti bile kalmadı.

Çünkü öldü.

Çünkü artık yok.

İcra aracılığıyla satılan evler, apartmanlar, otomobiller, fabrikalar dimdik karşımızda duruyor.

Hadi gelin bu konuya bir ad koyun…

X

Bu anlattığım ve çelişki gibi görünen olaylar gerçek ve bu tür gerçeklerle her gün karşılaşıyoruz.

Peki, ne yapıyoruz?

Hadi S 400 tartışmalarına dönelim.

İktidar, Amerikan ağası Tramp’ın  “yaptırım olmayacak” söylemiyle rahatladığını sanıyor.

Ancak bu olay iki lafla hemen rahatlanacak bir olay değil.

Savaş çığlıkları atan silah üreticilerine gelince, ellerini ovalayıp duruyorlar.

Yani “edepsizlik” almış başını gidiyor.

Memura ve emeklisine, işçiye ve emeklisine yapılan Temmuz zamları, tipik ve orijinal bir “edepsizlik” örneği değil mi?

Kavun, karpuz dilimle, domates patlıcan taneyle satılır – alınır olmuş.

Memurun ve emeklinin, işçinin ve emeklinin maaşlarına yapılan % 6 ve % 5 zamla, bu kesim ancak dilimle satılan karpuzdan kavundan bir dilim alabilir.

Yani bir dilim karpuz, bir dilim kavun alacak kadar zam geldi maaşlara..

Öte yandan koruma altına alınan eski politikacıların yüklü maaşlarına yüklü zamlar yapılmadı mı?

Şimdi gel de eşitlikten, adaletten, hukuktan söz et bakalım.

Vallahi bunlardan söz edene gülerler…

Başa dön tuşu
Kapalı