Baş Başa’nın konuğu Ortaca Belediye Başkanı Alim Uzundemir

Benim için iki kutsal şey vardır biri Türk bayrağı diğeri Kuran-ı Kerim’dir. Hiçbir parti kutsal değildir, partilere değer veren insanlardır

Rabbimiz diyor ki sağ elinin yaptığını sol el duymayacak, bende şöyle yaptım muhtarlığım boyunca

 1 lira cebime koymadım.

Dalyan büyük bir yer. Kontrolü zor. O nedenle Dalyan’a bir koordinatör atadık…

Epey bir zamandır Baş Başa röportajlarıma ara vermiştim.

Araya yerel seçimler girdi geldi geçti ve herkes gibi bende bir şeyi merak ediyordum.

Öyle ya Ortaca’ da 10 yıllık bir dönem bitmiş Belediye Başkanı değişmiş. Yeni bir dönem başlamıştı.

Alim Uzundemir kısacası Ortacalıların deyimiyle Alim Başkan dönemi.

Sessizce sedasızca başkan olmuştu Alim Uzundemir. Esnaf ve Mahalle muhtarı olarak tanıyordu kendisini Ortacalılar. 

Hatta kendisi de söylüyor. 31 Mart seçimlerinde tekrar Mahallemden Muhtar adayı olarak çıkacaktım. Yeniden broşürler bastırdım. Fakat son günlerde gelen başkan adaylığı aslında sürpriz olmuştu. “Bende kazandım ve Sürpriz yaptım” diyordu.

Alim Başkan’la özel röportaj için bir kaç kez teklifte bulunduk. Cevapsız kaldı. Aslında kendi açısından haklıydı. Göreve yeni gelmiş. Daha çiçeği burnunda derler ya işte öyle bir durumdaydı. Zaten gün içerisinde yapılanlar hem belediye internet sayfasından hem de sosyal medyadan duyuruluyordu.

Geçenlerde bir açılışta karşılaşıp tanıştık. Sayın Başkan “özel röportaj istiyorum Ortacalıların ve benimde sizin hakkınızda bazı meraklarımız var.”  dedim.

“Siyasi hayatınız öncesinden de konuşmak istiyorum” deyince “Ne kadar önce” dedi. Gülüştük. “Çocukluktan bugüne” dedim. “Tamam” dedi.

Emek Ekmek fırını değildi yöneteceği kurum, koskoca Ortaca Belediyesiydi. Hazır mıydı hazırlıksız mıydı, gerçi röportajımız ilerledikçe bunların cevabını bulacaksınız bu söyleşide.

ERSİN TURAN: Sayın Alim Uzundemir Kimdir Nasıl, Bir Aileden Geliyor?

ALİM UZUNDEMİR: Fırınımızın ismi Emek Ekmek. Neden emek ekmek, çünkü emekçi bir ailenin çocuğuyum ben. Babam fırıncı çırağı dedem de fırıncı ama dedemin yanında çalışmamış amcaoğlunun yanında fırıncılık yaparak mesleğine sahip olmuş ve sonra fırın açmış, fırıncı anne babanın çocuğuyum annemin babası da fırıncı kendimde bildi bileli fırıncıyım her zaman şunu söylerim Ortaokul 1. sınıfa giderken 7000 ekmek satıyordum tek başıma, şimdi ortaokul 1.sınıf çocuğuna marketten bir şey al desen belki zor getirir.

ERSİN TURAN: Esnaflıktan ilk siyasete atıldığınız mahalle muhtarlığına nasıl geldiniz, neden mahalle muhtarı olmayı istediniz?

ALİM UZUNDEMİR: O günlerde siyasi partili arkadaşlar benim meclise girmemi istemişlerdi, ben hiçbir zaman siyasetle fırıncılığın yan yana gitmeyeceğini düşünen bir insanım çünkü fırıncılık siyasetle iç içe bir iş yani siyasetçi her zaman fırıncıyı zora sokabileceği rezil edebileceği bir meslek, fırıncı istediği şekilde siyaset yapamaz çünkü belediyeyle çalışıyorsun bunun örneklerini yaşadım ben eski dönemde bir ara rahmetli Kemal amca yıl 93-94 seçim çalışması vardı. Babam Cumhuriyet Halk Partisi kurucularındandır. Babamı aramaya gelmiştim seçim bürosuna yukarıya çıktım, yeni bir taksi almıştım, tabi o zamanlar araba almak çok zor bir şey şimdiki gibi kolay erişilmiyor, babamla görüştükten sonra dışarıya çıktım benim arabanın her yerini CHP bayraklarıyla süslemişler konvoy olacakmış, benim arabamı konvoy yapmayın ben fırıncıyım fırına gitmem lazım, yok dediler bayrakları sökersin sökmezsin diye konuşurken babam geldi hayır bayraklar sökülmeyecek sende konvoya katılacaksın dedi konvoya katıldım ama koltukta saklanarak gidiyorum kimse beni görmesin diye. O dönem CHP kaybetti. Başka parti kazandı ve o 5 yıl boyunca anamdan emdiğim sütü burnumdan getirdiler, fırıncı ve siyasetin yan yana gitmemesinin sebebi oydu o dönemler.

ERSİN TURAN: Muhtarlığınız döneminde mahallenizin sorunları nelerdi? Siz bu sorunları tespit edip görev süreniz içerisinde halledebildiniz mi?

ALİM UZUNDEMİR: Muhtarlık benim dönemimde mahalle olmuştu tüzel bir kişiliği vardı bütçesi olan bir şey değildi ama bu hiçbir zaman söyleme taraftarı olmadım rabbimiz diyor ki sağ elinin yaptığını sol el duymayacak, bende şöyle yaptım muhtarlığım boyunca 1 lira cebime koymadım en son 2000 liraya yakın maaşım vardı aldığım bütün maaşı okuyamayan öğrencilere yardımda bulundum bütün mahallem şahittir, elektriğini ödeyemeyen teyzelerimin elektriğini ödedim, pazar masrafı göremeyen bacıların pazar masraflarını gördüm, yaşlı teyzelerimi arabamla evlerine kadar götürdüm, ışığı yanmayan sokakları tespit ettim Aydem ile irtibata geçerek düzelttirdim. Mezarlık temizlemelerinde büyükşehirle irtibata geçerek mezarlık temizlemelerini yaptırdım, bir muhtarın yapabileceği her şeyi yaptığımı düşünüyorum.

ERSİN TURAN: Mahalle muhtarlığı yaptığınız dönem içerisinde, muhtarlık yeter artık daha ileriye gitmeliyim diye düşünceleriniz oluşmuş muydu, belediye başkanlığını düşünmüş müydünüz?

ALİM UZUNDEMİR; Hayır hiç düşünmedim, ama içimde hep şu vardı vatana belediye olarak değil de bir şeyler bırakmak, vatanımı çok seviyorum herkesin sevdiği kadar, bir şeyler bırakmak istedim ama bu belediye başkanımı, fırıncılık mı, muhtarlık mı olur hep bu içimde bu özlem vardı

ERSİN TURAN: Siyasete ne zaman atıldınız birilerimi teşvik etti, yoksa Ortaca siyasetinde bir değişime mi ihtiyaç vardı?

ALİM UZUNDEMİR: Bir gün fırında oturuyordum MHP ilçe başkanı Kaan kardeşim geldi, biz Ortaca’da Cumhur İttifakı olarak MHP’den aday olarak gireceğiz bizim belediye başkan adayımız olur musun dedi. Bende düşüneceğimi söyledim, bir yerde oturduk il başkanımızda vardı dediler ki belediye başkan adayımız olur musun. 1 gün süre istedim. Kaan’ı bir kardeş gibi çok severim, çok sevdiğim için kabul etmeyeceğimi söyleyemedim. Kabul etmiyorum diye mesaj attım.

ERSİN TURAN: Siyasi görüşünüzde bir gelgit olmuş CHP’li değil miydiniz daha önce, parti olarak nerede siyasete başladınız, neden değişiklik yaptınız?

ALİM UZUNDEMİR: Bunu gelgit olarak görmüyorum, hiç bir zaman siyasete başlamadım, hangi dönemdi hatırlayamıyorum CHP’nin üyesi olur musun dediler tamam dedim, bir şey kaybetmem dedim, dediğim gibi babam CHP kurucularından, CHP’ye üye oldum ilk defa Ak Partiye oy verirken de CHP’nin üyesiydim ama vicdanım rahat etmedi. Hem CHP’li görünüp hem Ak Parti’ye oy vermeyi kendi karakterime yediremedim. CHP ilçe bürosuna gittim istifa mektubumu yazdım ve ilk gelen seçimde de Recep Tayyip Erdoğan’a oy verdim ama istifamı yürürlüğe koymamışlar.

ERSİN TURAN: 31 Mart seçimlerinde aday olacağınızı düşünmüş müydünüz?

ALİM UZUNDEMİR: Onu da şu şekilde açıklayayım. 31 Mart seçimlerinde ben muhtarlık için broşür ve çanta bastırmıştım. Benim böyle bir niyetim olsa, muhtarlık için niye masraf yapayım.

ERSİN TURAN: Seçimi kazandığınızı anladığınızda neler hissettiniz?

ALİM UZUNDEMİR: Ben aday olurken de, ben belediye başkanı olacağım diye aday olmadım, benim derdim şuydu cumhur ittifakının Türkiye’de oy kaybetmemesi için, kaybetse bile burada kaybetmemesi için girdim ben bu işe, siyasi görüşünüz ne onu bilmiyorum sağcısınız veya solcusunuz ama ben çok affedersiniz ukalalık gibi olmasın çok kitap okuyan bir insan olarak bunu normal bir belediye seçimi olarak görmedim zulüm 1453 te başladı diyen adamlara karşı ben aday oldum. Hatta bir ay boyunca mitinglerde hiçbir zaman vaatte bulunmadım halka. Dedim ki Ortaca’nın her şeyi var ama hiçbir şeyi yok. Vaatte bulunmayacağım, ilk öncelikleri neyse onları yapacağım, muhtarları toplayacağım soracağım ilk önce ne istiyorsanız oradan başlayacağım dedim. Belediye başkan adayı olduktan sonra, o duyguyu yaşayamadım diyeceğim çünkü ben inanınki ben belediye başkanı olmak için aday olmadım.

ERSİN TURAN: Görev süreniz daha çok yeni fakat seçimde vaat ettiklerinizi bir sıralamaya koymuşsunuzdur, ilk neyi yapmayı düşünsünüz şuan durum nedir?

ALİM UZUNDEMİR: Ben ilk İztuzu’nu almayı düşünüyordum olmadı, yani şu anda olmadı ama bu olamayacak anlamına gelmiyor, en çok önemsediğim şeylerden bir tanesi otopark.

ERSİN TURAN: Ortaca yerel yönetimiyle, turizm, tarım ve ticaretiyle hak ettiği yer demi?

ALİM UZUNDEMİR: Hayır hiçbiri hakkettiği yerde değil.

ERSİN TURAN: Sezon içerisinde turizmcilerimiz hep şikayetçi. Yerli yabancı turist gelmiyor oysa sokaklara baktığımızda yeteri kadar fazlalık var. Aklıma şöyle bir soru geliyor bölgede turistik işletmemi çok fazla, gelen turist sayısı mı az?

ALİM UZUNDEMİR: Bence sistem yanlış. Turizmde oteller paket sistemi sattığı için esnafımız turizmden yararlanamıyor. Turist çok ama esnafımız maalesef yararlanamıyor. Bu konudaTUİ’nin ceosuyla bir görüşmem olacak.

ERSİN TURAN: Benim geçmiş röportajlarımda önemli turizm işletmecilerinden birisi şöyle demişti. Bölgede herkes turizmci, yeni nesil zaten hazıra kondu anadan babadan kalma tarım arazilerini bir tekne bir taksi bir restoran uğruna satıp turizmciliğe soyundular, bilmedikleri işlere giriştiler daha sonrada başaramayınca sahip olduklarını yabancılara sattılar. Kendileri de sattıkları yerlerde işçi olarak çalışmaya başladılar. Siz buna katılıyor musunuz?

ALİM UZUNDEMİR: Ortaca için buna yüzde yüz katılıyorum diyemem ama Dalyan’ın belli bir kısmı için katılıyorum. Sarıgerme’nin belli bir kısmı denebilir. Bunu ben en çok Marmaris için duydum, Ortaca’da böyle turizme katılan insan yok. Tabi Ortaca’yı bir bütün olarak ele aldığımız zaman Sarıgerme ve Dalyan’da var böyle şeyler.

ERSİN TURAN: Ortaca çok göç alan bir ilçe. Nüfusu her geçen gün artıyor kent altyapısıyla imar durumuyla cadde ve sokaklarıyla gelişmeye ayak uydurabiliyor mu?

ALİM UZUNDEMİR: Hayır, maalesef uyduramıyor.

Ersin Turan: Ortaca’nın trafik akışı en büyük sorunlardan biri ayrıca otopark sorunu artık cadde ve sokaklar bu yapıyı kaldırmıyor, devamlı kural ihlalleri yaşanıyor, değişiklik planı düşünüyor musunuz veya bu konuda ileriye yönelik projeleriniz var mı?

ALİM UZUNDEMİR: Evet var ama Büyükşehir yasasıyla bir sıkıntı yaşıyoruz şu yollar ne 1.5 şerit, ne 2 şerit, ne 1 şerit. En büyük sıkıntımız bu ana bulvarda, ara sokaklarda da sıkıntı var, otopark sıkıntımız var. Benim belediye bünyesiyle otopark yapma şansım sıfır şu anda belediyenin bulunduğu konumda ben kümes bile yapamam onun için görüşmeler yapıyorum. Yap işlet devret formuyla katlı otopark yapmak için mücadelemi veriyorum.

ERSİN TURAN: Dalyan’ın trafik sorunu Ortaca’nın sorunundan daha büyük fakat, Dalyan ve Ortaca’nın ana caddeleri Büyükşehir’in kontrolünde ben bunu daha öncede gündeme getirmiştim hem Ortaca hem Dalyan ana caddeler üzerinde trafik akışı bir an önce ele alınmalı günün her saatinde her türlü vasıta, ağır vasıtası, ticari araç, motosiklet aynı saatte caddelere girmesin kontrol altına alınsın demiştim. Büyükşehir benim haberime karşılık o zaman UKOME, ilçe belediyesinden ve trafik komisyonundan talep gelirse ana arterler üzerinde bir takım uygulamalara gitmeye hazırız ve yaparız demişti. Böyle bir şey yapmayı düşünüyor musunuz en azından bu trafiği rahatlatmak için?

ALİM UZUNDEMİR: O sistemimiz var zaten akşamüstleri 5’ten sonra 2 ve 5 arası açıyoruz caddeleri. Herkesin başına polis dikemezsin birazda insanlarımızın dikkat etmesi lazım. İlk önce bizim Atatürk bulvarını düzeltmemiz lazım, bu yol yeni yapıldı nasıl düzeltilir bilmiyorum.

ERSİN TURAN: Ortaca’da geri dönüşüm konteynırları için ne düşünüyorsunuz?

Alim Uzundemir: Çalışıyorum, daha büyük projeler düşünüyorum geri dönüşümle ilgili.

ERSİN TURAN: Dalyan’ın en büyük sorunu pazaryerinin bugünkü durumu, Dalyan halkı ve pazarcılar isyanda pazar yerinin kapalı alana dönüştürülmesi konusu gündeminizde mi?

ALİM UZUNDEMİR: Evet gündemde, proje yapılıyor, çevre ve şehircilik bakanıyla görüştüm, pazarcılar şuraya kadar da örtelim dediler ana arterleri örtmemiştik, mimarlara buraları da örtün öyle götürelim projeyi dedim.

ERSİN TURAN: Bu kış sezonuna pazarcılar kapalı yerde girecek mi?

ALİM UZUNDEMİR: Süre veremem. Benimle biten bir şey değil. Ankara ile bitecek bir şey. Bürokraside işler bizim esnaflıktaki gibi ekmek al gel ile olmuyor, su alıp gelmeyle olmuyor, biraz uzun sürüyor. Ben 3 ay oldu kamyon alalı daha bugün gelecek diye haber geldi onun için bunun süresini ben veremem. Mücadelemi son damlasına kadar veriyorum halkımın bundan hiç kuşkusu olmasın.

ERSİN TURAN: Ben bir şeyi netleştirmek istiyorum, İztuzu’nda ne oldu da Muçev ben çalıştıracağım dedi Ortaca belediyesine vermek istemedi?

ALİM UZUNDEMİR: Devlet burada büyük bir yatırım planlıyor, yani kaplumbağa hastanesi bunu da Muçev üzerine  yapmak istiyor, diyor ki burayı ben sana vereyim. Muçev’e yıllık 2 milyon TL’ye kiralık verdim diyor, sen bana 2 milyon TL vereceksen, kaplumbağa hastanesini yapacaksan al buyur sen çalıştır diyor, bende bu parayı veremem dedim bana bedava verecekseniz öyle alırım, bedavaya veremeyiz dediler öyle kaldı ama bu bitti anlamına gelmesin, sayın Devlet beyin yanına gittim durumu anlattım, 1 ay sonra gel birlikte bakanlıkla görüşürüz sana yardımcı olmaya çalışacağım dedi. Olay bu şekilde kaldı Devlet beyden haber bekliyorum.

ERSİN TURAN: Peki kaplumbağa hastanesinin sahile yapılması uygun muymuş?

ALİM UZUNDEMİR: Hayır İztuzu sahiline yapılmayacak. Dalyan’da jandarmanın olduğu yere yapılacak.

ERSİN TURAN: Ortaca’da yeni bir dönem başladı, Ortaca’nın büyük bir bölümü sizi tanıyor, bir bölümü de yeni tanıyor bu yeni dönemin adı da Alim başkan dönemi oldu. Göreve başladığınız başkan oldunuz ilk hafta kendisi de fırıncı ekmeğe zam yaptı dediler. Ortaca Belediyesi’ne bağlı gelir getiren halka açık işletmelerde fiyat değişimi oldu mu? Sizce geç mi kalınmıştı veya zaman doğru muydu?

ALİM UZUNDEMİR: Geç kalınmıştı, çünkü ben geçen seneki Dalbel şirketinin durumuna baktığımda zarar etmişti. Şimdi ne kadar belediyecilik kamu işi yapıyor da olsa kar yapmakta zorunda çünkü burada personel ücreti ödüyorsun onun için zarar eden bir yer değil, kendini koruyan bir yer olması için ufak tefek fiyatlarda oynama yaptık öyle çok büyük rakamlar değil, abartıldığı kadar değil çay 1 liradan 1.5 lira oldu. Şuan kahvelerde de 1.5 lira. Ben geçen sene Amasya’ya gittim bir çay içtim 3.5 liraydı orası da belediye tesisiydi.

ERSİN TURAN: Sarıgerme belediye tesislerinde bir sorun mu var?

ALİM UZUNDEMİR: Evet var. Biz kendimize göre bir proje yaptık. Hasan beyin yaptığı aqua projesi değil. Aqua projesinden Ankara’nın haberi yok zaten. Biz oraya Sarçed’in bir yada 2 tık üstü bir tesis yapalım dedik, günübirlik dinlenme tesisi. Ankara’ya gittik, bakan beyin yardımcısı dosyaya baktılar tahsisinin bitmiş talep etmemişsiniz dedi. Bunda Hasan ağabeyin suçu yoktur aynı hatayı bende yapabilirim. Yetkili memur bana bunun tahsisinin bittiğini söylemezse ben nerden bilebilirim. Söylenmemiş büyük ihtimalle Hasan beye ve tahsis için müracaatta bulunulmamış. Zaten benimde İztuzu’nda hiç çıt çıkartmamamın sebebi de o oldu. Eğer Sarıgerme bizim elimizde olsaydı ben İztuzu için biraz daha üsteleyebilirdim. Dilimiz kısa kaldı. Sarıgerme’de yeniden tahsis için müracaatta bulunduk, cevabı gelmedi daha o yüzden bir şey yapamıyorum şuanda.

ERSİN TURAN: Tahsisin gelememe durumu olabilir mi?

ALİM UZUNDEMİR: Onun için söz verdiler sadece bir gecikme olacak.

ERSİN TURAN: Dalyan’a Bülent bey atanmış, görevi nedir ne yapacak Dalyan’da?

ALİM UZUNDEMİR: Bülent bey genel koordinatör, yani bir başkan yardımcısı sıfatında ama başkan yardımcısı değil. Dalyan beldeydi artık mahalle olunca Dalyan halkı bunu içine sindiremedi Dalyan büyük bir yer, gerçekten kontrolü Ortaca’dan yapılması zor bir yer. Dalyan belediyesinde her kademede yıllarca belediyecilik yapmış. Büyükşehir’de çalışıyordu gittim büyükşehirden istedim ve onu Dalyan koordinatörü yaptık. Çünkü hem Dalyanlıları tanıyor ve Dalyan’ın sorunlarını benden daha iyi biliyor.

ERSİN TURAN: Son olarak Alim başkanın Ortacalılara iletmek istediği bir mesaj var mı?

ALİM UZUNDEMİR: Vatandaşlarımız Ortaca Belediyesi’nin emin ellerde olduğunu bilsin. Onlara layık bir şekilde hizmet etmek için elimden gelen her şeyi yapacağım, hep şunu söyledim 53 yaşındayım geri kalan ömrümü Ortaca halkına adayacağım. Benim için iki kutsal şey vardır biri Türk bayrağı diğeri Kuran-ı Kerim’dir. Hiçbir parti kutsal değildir, partilere değer veren insanlardır. Tek derdimiz olması lazım vatan için kim uğraşıyorsa benim bayrağımı yerden kaldırıp öpüyorsa, benim gururumu örf ve adetimi dışarıda temsil ediyorsa benim için parti odur. Ben şu anda bunu Milliyetçi Hareket Partisinde görüyorum, Ak Parti’de görüyorum ve burada olmaktan da gurur duyuyorum.

Etiketler
Başa dön tuşu
Kapalı