Baş Başa’nın konuğu psikolog Taşdan: Ceza Vermeyin!

Gazeteci Ersin Turan’ın bu haftaki konuğu ilçede yeni hizmet vermeye başlayan psikolog Turgut Taşdan. Türk televizyonlarının psikoloji üzerine en uzun soluklu programı Psikoyorum’a imza atan Ersin Turan, psikoloji üzerine Turgut Taşdan ile söyleşi gerçekleştirdi.

Beşköprü Mahallesi, Mustafa Özpirinç Sokağı Erdemler İş Merkezindeki ofisinde buluştuğumuz psikolog Turgut Taşdan, sorularımızı içtenlikle cevapladı.

Ersin Turan: Turgut Taşdan kimdir?

Turgut Taşdan: “Dalyan doğumluyum, Ortaca Lisesinin ardından Doğu Akdeniz Üniversitesi Psikoloji Bölümünde eğitim gördüm. Psikoloji eğitimimi tamamladıktan sonra master’a başladım. Şuan Yakın Doğu Üniversitesinde klinik psikoloji üzerine master yapıyorum. Tez aşamasına geldiğimde tekrar memleketime dönüp bölge halkına hizmet vermek istedim. Ve bu ofisi açtım.”

Ersin Turan: Neden psikoloji?

Turgut Taşdan: “Aslında lise yıllarında başladı psikolojiye ilgim. İnsanları tanımayı ve dinlemeyi seviyorum. Farklı bakış açılarını öğrenmek, olumsuz duyguları, düşünceleri değiştirmek hoşuma gidiyor. En önemlisi insanlarla iletişim halinde olmayı seviyorum. Bu mesleğinde bunun için çok uygun olduğunu düşünüyorum.”

Ersin Turan: Psikoloji nedir?

Turgut Taşdan: “İnsanların zihin ve davranışlarını inceleyen bir dal. Kendi içinde de farklı alanları var. Çocuk, yetişkin psikolojisi var. Ben çocuklarda okul başarısızlığı, yerinde duramama, hiperaktivite, ders problemleri, sınav kaygısı gibi konularda çalışıyorum. Çocuklara bazı testler uyguluyoruz. Çocukların düzeylerini belirleyebiliyoruz. Bu sayede çocuklarımıza yardımcı olabiliyoruz.”

Ersin Turan: Bu bölge insanın psikolojik yapısını nasıl değerlendirirsiniz?

Turgut Taşdan: “Bu bölgenin insanı öncelikle sıcakkanlı, kucaklayıcı bir yapısı var. Dışarıdan göç aldığında karmaşa yaşanmayan bir yer. Turizm bölgesi olmasından dolayı da çok çeşitli kültürlerden insanlar yaşıyor. İnsanların yaklaşımı samimi. Bölge insanının okuma yazma oranı yüksek, saldırgan yapısı yok.”

Ersin Turan: Kimler psikolojik danışmanlık almalıdır? İnsanlar ne zaman, nasıl psikoloğa ihtiyaç duyar?

Turgut Taşdan: “Psikolojik danışmanlık için kesin bir zaman yok diyebilirim. Ancak insanlar yaşamının eskisi gibi olmadığı düşüncesine kapıldığında, olumsuz duygular hissettiğinde, karamsar düşündüğünde psikolojik danışmanlık almalarında yarar var. Hayatın akışında bazen problemler yaşadığımızı fark ediyoruz. İnsanların psikolojik danışmanlık almasında utanılacak bir durum yok.”

Ersin Turan: Öğrenciler yarıyıl tatiline girecek? Yarıyıl tatilinde çocuklara, ailelere ne tavsiye edersiniz?

Turgut Taşdan: “Öncelikle ailelerin şunu unutmaması lazım karneler alınacak. Ailelerin hayatın nottan ibaret olmadığını, yaşamın not odaklı olmadığını unutmaması gerekiyor. Çocuklar onların çocukları başarısız oldularsa eğer günlük hayatlarını etkileyecek cezalar verilmemeli. Çocuklar ise kötüden çok olumluya odaklanmalı. Okula yeni başlayan çocuklar ise tatilde aileleri ile daha çok zaman geçirmeli, belli bir öğrenme seviyesindeler. Aileleri ile ilk defa ayrı kalan bu çocuklara çok fazla yüklenilmemeli. Aileler bu süreçte çocukları ile zaman geçirip bağlarını kuvvetlendirmeliler.”

Ersin Turan: Sınav kaygısıyla ilgili neler söylemek istersiniz?

Turgut Taşdan: “Sınav yaşamımızın her alanında var. Ancak ‘sınavda başarılı olacaksın’ diye çocuklara empoze edilmemesi gerekiyor. Bu başarıyı önemsizleştirmiyor, her aile çocuğunun geleceği için başarılı olmasını ister. Ancak sınav başarısızlığı dünyanın sonu gibi karşılanmamalı. Bir sınav başarısızlığı ile bitmiyor, çünkü hayat devam ediyor. Çocukların aile ile iletişiminin kötü yönde etkilenmemesi için destek esirgenmemeli. Çocukların notları ile tabi ki ilgileneceğiz. Ama başarısız notlarda çocukları kötülememek çok önemli. Aileler çocuklarının sorunlu olduğunu düşünerek geliyor. Ancak kendilerinde olan sorunları göremeyebiliyorlar. Çocuğa sen başarmalısın, yapmalısın gibi baskı yükleniyor. Sınav kaygısı ile gelen çocuklarla çalışmalarımız oluyor. Ancak aileleri ile de görüşme gerçekleştiriyoruz. Çocuklarından beklentilerini anlamaya çalışıyoruz. Sınav kaygısı için hem çocuklarla hem aile ile çalışmak lazım. Ailenin birbiri ile olan iletişimini sağlamak ve kopukluk varsa onu gidermek gerekir.”

Ersin Turan: Önümüzde bir seçim var. Seçimler yaklaşırken seçmenlerin, adayların ruh halleri nasıldır? Başkan adayları kampanya sürecinde nasıl davranmalı?

Turgut Taşdan: “Başkan adaylarının bir araya gelmesi çok önemli, ayrışma süreci yaşanmamalı, insanlara güven duygusunun verilmesi gerekiyor. Özellikle halkı ayrıştırmamak, herkesi kucaklamak lazım. İnsanlar yerel seçimlerde psikolojik açıdan adaya göre hareket ediyorlar. Aslında seçmen kimin ne hizmet verebileceğini çok iyi bilir.”

Ersin Turan: Psikologlar bir kişinin ruh halini değerlendirmeye başladığında ilk olarak neden hemen çocukluğuna inerler?

Turgut Taşdan: “Bu yaklaşımla, hangi eğitimi aldığı ile alakalı. Psikanalitik yaklaşım geçmiş deneyimlere, bilinçaltına yönelik çalışma yapıyor. Çözüm odaklı terapiler var. Orada geçmiş yaşantılar o kadar önemli değil. Geçmişten çok olumluya odaklanıyorlar. Psikoloğun belirlediği yaklaşım önemli, çeşitli ekoller var. Kişinin psikolojik geçmişi geleceğini etkiler, yaşadığı olaylar gündelik hayatını dahi etkiler. Hatta kalıtsal, aileden gelen gen özellikleri bile çocuğun hayatının belli noktalarına dokunabilir, etkili olabilir. Çözüm odaklı terapide önemli olan danışanın geçmişi değil, şu andaki durumu ve geleceğidir. Ayrıca farklı bir ekol olarak bilişsel davranışcı yaklaşım var, bu yaklaşımda da kişinin hayatında sorun olarak gördüğü konular belirlenir. Bu sorun alanları, ilişki alanı, sosyal yaşam ve iş yaşamı ailevi sorunlar olarak değerlendirilebilir. Kişi ile terapistin iş birliği içinde belirledikleri sorunlar doğrultusunda çalışılmaya başlanır. Aynı zamanda bilişsel davranışcı terapi benim yetişkinler ile danışmada benimsediğim bir yaklaşımdır.”

Ersin Turan: TV programlarının halk üzerindeki etkisini nasıl görüyorsunuz?

Turgut Taşdan: “Bazı programların olumsuz etkisi var. Karamsar havaları var. Tabi bazıları ise yararlı ve bilinçlendirici olabiliyor. Bizim toplumumuzun kötü durumlara karşı kenetlenme refleksi var. Toplumumuz bu sayede birlik, beraberliği sağlayabiliyor. İnsanlar birbirine kol kanat gerebiliyor. Televizyonun avantajları olduğu kadar dezavantajları da var. İzlenen programları iyi seçmek lazım. Toplum televizyondaki kişiyi kendi yerine koyuyor. Bununla da ilgili bir bilinç sağlanmalı.”

Etiketler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı