BATI AŞKIMIZ KARA SEVDA MI

Tarih ders kitapları, yaklaşık üç asırdır  “Batılılaşma” mücadelemizin olduğundan bahseder..

Ben bu görüşe pek katılmıyorum. Bu milletin yönü binlerce yıldır batıya dönüktür. İlerleyiş hep batı yönüne doğru olmuştur.  Türk milletinin “ Kızıl elma  ülküsü’nün” batan güneşi yakalamak olduğunu bilmeyen yoktur. Tarihimize bakarsanız yönünü doğuya çeviren, çok az sayıda  Türk devleti ve hükümdarı olduğunu görürsünüz. Hem de Türk devlet anlayışın da doğunun “Kutsal” sayılmasına rağmen yön “batı” olmuştur..

Türkler  Vatan olarak tüm Dünyayı kabul ederler..

Vatanlarında söz sahibi olmanın yolu tüm dünyaya hakim olmaktan geçer. Bu nedenle kurulan tüm Türk devletlerinde “ Türk Cihan Hakimiyeti Ülküsü” vardır ve bunun için mücadele etmişlerdir. Türkler yaradana TANRI demektedirler. TENGRİ  kelimesi Türkçe de yuvarlayan ve döndüren demektir. Bu şu anlama gelir, Türkler Dünyanın yuvarlak olduğunu ve döndüğünü biliyorlardı. Bulundukları noktadan BATI’ya doğru ilerlerse başladıkları noktaya ulaşacaklarını ve böylece Dünya Hakimiyetini gerçekleştireceklerini  biliyorlardı.

İŞTE BU NEDENLE TÜRK MİLLETİNİN YÖNÜ, TARİH BOYUNCA HEP BATI OLMUŞTUR..

Elbette BATIYA İLERLEMEK ile BATILILAŞMAK farklı manalara gelir. Ben sadece şunu net ifade etmek istedim. Biz hiç yönümüzü Batıdan çevirmedik. Hep batıya koştuk. Hep batı ile içli-dışlı olduk.. BİZ BATIYA SEVDALANDIK.. Uğruna çok bedeller ödedik, çok çileler çektik. Ama batı bizi, bizim ona olan sevdamız gibi sevdalanıp, sevemedi..

Osmanlının son dönemleri ve Türkiye Cumhuriyeti devletinin kuruluş profili batı normları üzerinedir. Biz ne kadar çırpınıp,didinsek te batı bizi kendinden saymadı. Batı bize hep” MIŞ” gibi yaptı ve davrandı.. KendindenMİŞ  gibi davrandı ama hiçbir zaman kendinden saymadı. DostMUŞ gibi davrandı ama hep en büyük ihanetleri onlardan gördük..

AVRUPA BİRLİĞİ maceramız ortada. YARIM ASIRDIR KAPIDA BEKLETİLİYORUZ ve bir türlü birliğe alınmadık. Avrupalı dost geçinen bir çok devlet, Türk devletinin ve milletinin ne kadar düşmanı  Terör örgütü varsa hepsini desteklediler ve onlara kapılarını açtılar.

NATO üyesi olduk. Düşmanlarımıza karşı güvenlik şemsiyesine girdiğimizi düşünürken, en büyük zararı ve düşmanlığı NATO’dan gördük. Ülkemizde ki tüm darbelerin arkasından onlar çıktı. Demokrasimize en büyük zararı bu darbeler, muhtıralar ile verdiler. İnsanlarımıza idamlar ve işkenceler yaşatarak bu milletin yüreğinde unutulmaz ve derin acılar bıraktılar.

ABD ile dost ve müttefik olduk. Tehditler,yaptırımlar,ambargoları yaşadık. Binlerce insanımızın katili terör örgütüne en büyük desteğin, dost dediğimiz bu ülkeden yapıldığına şahit olduk. Müttefikimiz dediğimiz ABD , bize vermediği silahları Terör örgütüne gözünü kırpmadan verdi..

S-400 füzelerini aldık. Savunma silahı. Sahi Rusya’ya karşı kullanmak için almadığımıza göre, bu savunma füzelerini alarak vatanımızı kime karşı savunacağız ve nerede ,kime karşı kullanacağız..?

ACI ama GERÇEK şu; biz bu füzeleri üyesi olduğumuz NATO ve müttefikimiz dediğimiz ABD TEHLİKESİNE KARŞI kullanmak üzere aldık. Bunu herkes biliyor fakat yüksek sesle söylemiyor..

SONUÇ OLARAK kısacası şunu söyleyebilirim. Bizim Batı sevdamız, “ KARŞILIKSIZ ve UMUTSUZ KARA SEVDAYMIŞ.” Tek taraflı bir aşkmış. BİZİ HİÇ SEVMEDİLER.

Zaman her şeyin ilacı. YENİ AŞKLAR “ DOĞU” CENAHINDA BAŞLAYACAK GİBİ..

Yeni aşkın doğum sancılarını yaşıyor gibiyiz…

Etiketler
Başa dön tuşu
Kapalı