ÇALIŞMA SÜRELERİ KISALIYOR MU?

Geçtiğimiz hafta iş hayatını önemli ölçüde etkileyecek birtakım gelişmeler yaşandı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin, “Uzaktan Çalışmada İş Sağlığı ve Güvenliği Çerçevesi: Sağlıklı ve Üretken Uzaktan Çalışma” konulu panelde, günlük çalışma sürelerinin azaltılması ve yeni çalışma modelleriyle ilgili farklı ülkelerden de örnekler vererek bazı açıklamalarda bulundu. Peki, bu açıklamaların detayları neler; ne gibi değişiklikler öngörülüyor?

Bakan Vedat Bilgin, panelde yaptığı konuşmasında, teknolojinin gelişmesiyle beraber insan emeğine duyulan ihtiyacın azaldığını, yeni teknoloji ve yeni bilgilerin üretim sahasına girmesiyle artık günlük 8 saat çalışma süresinin de gerekli olup olmadığının tartışılması gerektiğini ifade etmiştir.

Sanayi devriminden bu yana çalışma sürelerinin durum ve koşullara göre azaltıldığını ifade eden Bakan Bilgin, teknolojinin geldiği nokta ve geride bıraktığımız pandemi döneminde değişmeye başlayan çalışma modelleri göz önüne alındığında, toplumun değişim hızına bağlı olarak çalışma hayatıyla ilgili mevzuatın da buna göre şekillenmesi gerektiğini belirtmiştir.

Bugün birçok ülkede günlük 8 saat çalışma süresinin aşağıya çekilmesine yönelik çalışmalar olduğunu, hatta geçtiğimiz günlerde İngiltere’de bu konuda pilot bir uygulama başlatıldığını bildiren Bakan Bilgin, bu uygulamaların yaygınlaşacağını, bu değişimin kaçınılmaz olduğunu, muhtemelen 25 yıl sonra 6 veya daha az saat fiziki çalışmanın söz konusu olacağını, bununla birlikte uzaktan çalışma gibi farklı çalışma biçimlerinin de devreye gireceğini beyan etmiştir.

Dünyada çalışma saatlerinin kısaltılması yönünde genel bir eğilim olduğu gerek yapılan bu açıklamalardan gerekse de anket ve araştırma sonuçlarından açıkça görülmektedir. Nitekim, TİSK’in (Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu) Covid-19 sürecindeki gelişmeleri ve tüm esnek çalışma modelleri ile dünyadaki uygulamaları detaylı bir şekilde ele aldığı “Yeni Nesil Çalışma Modelleri” raporunda, salgın ile birlikte Avrupa’da her 10 çalışandan 4’ünün evden çalışmaya geçtiği, pandemi döneminde 4 bin kişi ile yapılan araştırmaya göre, katılımcıların yüzde 51’inin evden çalıştığı sürede daha üretken olduğunu ifade ederken, yüzde 95 oranındaki büyük çoğunluğun üretkenliğinin değişmediği veya arttığını belirttiği ortaya çıkmıştır.

Tüm bu veriler değerlendirildiğinde, dünyada genel eğilimin çalışma sürelerini kısalması yönünde olduğu ve pandemi döneminde çalışma hayatında yaşanan bir takım mecburi değişikliklerin de bu eğilime hız kazandırdığı açıkça anlaşılmaktadır. Zira 2019 yılı itibariyle yaşanan salgın hastalık nedeniyle birçok işletme uzaktan çalışma sistemine geçiş yapmış ve bu değişikliğin aslında birçok sektör için daha avantajlı olabileceği değerlendirilmiştir. Dolayısıyla, gerek ülkemizde gerekse genel olarak dünyada, yakın zamanda çalışma süreleri ve uzaktan çalışma gibi farklı modeller üzerine yasal değişikliklerin gerçekleşmesi kuvvetle muhtemel görülmektedir.

Sağlıklı ve huzurlu günler dilerim.

Yorum
Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu