İNTERNET DOLANDIRICILIĞINA DİKKAT!!!

İnternet üzerinden gerçekleştirilen alışverişler, Covid-19 salgını döneminde daha da yoğun hale gelmiştir. Zamanın gerekleri ve teknolojinin getirileri sayesinde de hızla artmaya devam edeceği açıktır. Dolayısıyla yüz yüze alışveriş alışkanlığı yerini internet üzerinden gerçekleşen mesafeli satış sözleşmelerine bırakacaktır. Bu noktada, değişen teknoloji ve alışveriş alışkanlıkları sebebiyle, internet kullanımı ve internet üzerinden alışverişlerde daha fazla dikkatli olunması gerekmektedir.

Geçtiğimiz günlerde basına yansıyan bir haberde, internet üzerinden yapılan alışverişlerde dikkatli olunması gerektiği de bir kez daha ortaya çıkmıştır. Söz konusu haberde, sosyal medya üzerinden aracına uygun jant seti satıldığını gören vatandaş, siparişi vermiş ancak jant yerine kendisine banyo musluğu gönderilmiştir. Bunun üzerine, vatandaş savcılığa suç duyurusunda bulunmuş olup dava sonunda sanıklara nitelikli dolandırıcılıktan 3 yıl 4 ay hapis ile 2.500 TL para cezası verilmiştir.

İnternet üzerinden yapılan alışverişlerde, yukarıda anlatılan haberdeki olaydan daha farklı birçok dolandırıcılık yöntemiyle karşılaşılabilmektedir. Örneğin, sipariş edilen ürünün gönderilmediği ve ödenen ücretin de iade edilmediği, alıcının kredi veya banka kartı bilgilerinin ele geçirilmeye çalışıldığı, satışta gösterilen ürün için kaparo adı altında bir miktar ödeme alınarak satıştan imtina edildiği ve alınan kaparonun da iade edilmediği, online bahis, kripto para, kredi kartı dolandırıcılığı gibi ve daha birçok farklı yöntemle dolandırıcılık girişimlerinde bulunulduğu gerek haberlere gerekse de dava dosyalarına yansımaktadır.

İnternet üzerinden işlenen bu tür dolandırıcılık suçları, bilişim suçları olarak da bilinmektedir. Genel olarak bilişim suçları, internete bağlanabilen cep telefonu, bilgisayar, tablet gibi araçlar kullanılarak, kişilerin haksız davranışlar ile aldatılması ve bu durumdan haksız çıkar elde edilmesi şeklinde işlenebilmektedir. Özellikle ülkemizdeki yoğun sosyal medya kullanımı göz önüne alındığında, bu tür suçların sıklıkla sosyal medya hesapları kullanılarak işlendiği görülmektedir.

Bahse konu bilişim suçları dolandırıcılığın daha özellikli bir hali olarak değerlendirildiği için daha ağır cezalar öngörülmüştür. Zira bu suçu işleyen kişiler, bilişim hakkındaki bilgilerini kullanarak ve aynı zamanda internet ortamının sağladığı kendini gizleyebilme özelliğinden de faydalanarak çok sayıda insanın mağduriyetine neden olmaktadır. Nitekim dolandırıcılık suçunun düzenlendiği Türk Ceza Kanunu’nun 158. maddesinde “Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle” işlenen suçlarda 3-10 yıl arası hapis cezası ile 5.000 güne kadar adli para cezasına hükmolunacağı belirtilmiştir.

Benzer olaylar neticesinde mağduriyet yaşanması halinde; kişilerin elinde bulunan bilgi ve belgeler ile adli makamlara başvurması gerekmektedir. İşlenen suçun özelliğine göre şikâyet süresi de değişeceğinden ileride hak kaybı yaşanmaması adına derhal şikâyet başvurusu yapmakta fayda vardır.

Sağlıklı ve huzurlu günler dilerim.

Yorum

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu