ÖLÜNCEYE KADAR BAKMA SÖZLEŞMELERİ

 Genelde toplumumuzda yaşı ilerleyen ve bakıma muhtaç hale gelen aile büyüklerine, anne babalara evlatları bakmaktadır. Ancak eğer birden fazla evlat varsa ve bu evlatlardan biri çok daha özenli görevini yerine getirirken diğer evlatlar bu görevini ihmal ediyorsa; özellikle miras paylaşımında çeşitli tartışmaların doğması muhtemeldir.

Bir diğer ihtimal ise, yaşı ilerleyen ve bakıma muhtaç hale gelen kişiye bakacak bir evladının, aile yakının olmaması veya bu kişilerin görevden imtina etmeleridir. Bu ihtimal kanaatimce en kötü tablo olmakla birlikte yasalarımızda bu konuya ilişkin çözüm olabilecek bir düzenleme mevcuttur: Ölünceye kadar bakma sözleşmesi.

Ölünceye kadar bakma sözleşmeleri sayesinde hem bakıma muhtaç kişiye bakıp onu gözeten kişi ödüllendirilmiş olur hem de toplum buna teşvik edilmiş; iyi bir örnek model gösterilmiş olur. Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, her ne kadar toplumumuzda yaygın olarak bilinen bir sözleşme türü olmasa da genç kuşakların büyük şehirlere veya yurtdışına göçüyle aile büyüklerinin geride kalması, toplumun birbirine giderek yabancılaşmasıyla birlikte; daha çok karşımıza çıkmaya başlayacaktır. Peki, ölünceye kadar bakma sözleşmesi nedir; şartları nelerdir?

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bakım borçlusunun, bakıma muhtaç kişi ölene kadar ona bakma ve onu gözetme borcunu üstlendiği, bakıma muhtaç kişinin ise bakım edimine karşılık malvarlığının tamamını veya bir kısmını ona devretme borcunu üstlendiği sözleşme türü olarak tanımlanabilir.

Ölünceye kadar bakma sözleşmelerinin geçerli olabilmesi için resmi şekilde yapılması gerekmektedir. Bakım görevini üstlenecek kişi, mirasçı olarak atanmayacak olsa dahi dahi bu sözleşmenin miras sözleşmesi şeklinde yapılması gerekir. Miras sözleşmeleri ise resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmekte olup buna yetkili kurum ve kişiler sulh hukuk hakimi, noter veya tapu memuru olarak belirlenmiştir. Tapu memuru yalnızca konusu taşınmaz mallar olan ölünceye kadar bakma sözleşmelerini düzenlemeye yetkili iken noterler ve sulh hukuk hakimleri ise, konusu hem taşınır hem de taşınmaz olan her türlü ölünceye kadar bakma sözleşmelerini düzenleyebilir.

Uygulamada genellikle noter huzurunda yapılan bu sözleşmede iki tanık da hazır bulundurulmalıdır. Sözleşme içeriğinin tanıklara bildirilmesi zorunlu değildir ancak bakıma muhtaç kişi, sözleşmeyi bizzat okuyup imzalayamazsa, resmî memur sözleşmeyi iki tanığın önünde okur ve bakıma muhtaç kişinin sözleşmenin son arzularını içerdiğini teyit etmesini ister.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi hazırlanırken hem bakım görevini üstlenecek kişinin hak kaybı yaşamaması için gerek ipotek hakkı sağlanması gibi imkanlar tanınması hem de gerekse ileride olası bir saklı pay ihlali iddiasıyla yani tenkis davasıyla karşı karşıya kalınmaması için sözleşmenin şartlarına azami dikkat edilmesi gerekmektedir.

Sağlıklı ve huzurlu günler dilerim.

Yorum
Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu