Ortaca’da 25 Kasım açıklaması

Ortaca’da baro ilçe temsilciliği 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü ile ilgili basın açıklaması yaptı. Açıklamada; “Kadına yönelik şiddete ve cinsiyetçi egemen zihniyete karşı mücadelemizi gerçek adalete dair kararlı inancımız ile sürdüreceğiz” denildi.

Adliye binası önünde bir araya gelen avukatlar, Muğla Barosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Hakları Komisyonunun açıklamasını kamuoyu ile paylaştı.

Yapılan Açıklamada şu ifadelere yer verildi; “25 Kasım 1960’ta Dominik Cumhuriyetini yöneten Rafael Trujillo diktatörlüğüne karşı mücadele eden Mirabal kardeşlerin, cinsel saldırı ve işkenceye maruz bırakılarak vahşice katledilmesinin ardından aradan geçen 62 yıl sonra kadınlar hala eşit haklar elde etmek adına mücadele ederek kadın bedenine biçilen rollerin dışına çıktıkları, bedenleri ve hayatlarına ilişkin karar verdikleri için tüm dünyada öldürülmekte ve baskı altında tutulmaktadır. Bu sistematik şiddetin sürdürülmesinde payı olan devlet politikaları ve yeni icat edilmeye çalışılan yasal düzenlemeler eliyle ayrımcılığı ve eşitsizliği dolayısıyla kadın, LGBT ve çocuklara yönelik erkek şiddeti ve yasal hak ihlalleri her geçen gün artmakta.

“326 GÜNDE, EN AZ 296 KADIN ÖLDÜRDÜ”

Yerel ve ulusal gazetelerden, haber sitelerinden ve ajanslardan derlenen haberlere göre; erkekler, Türkiye’nin birçok ilinde, 1 Ocak 2022- 23 Kasım 2022 dönemindeki 326 günde, en az 296 kadın öldürdü. Erkeklerin öldürdüğü 17 kadın Türkiye’ye göç eden kadınlardı. 1 Ocak 2022- 23 Kasım 2022 dönemindeki 326 günde en az 169 kadının ölümü basına “şüpheli” olarak yansıdı. 2022’nin ilk dokuz ayında erkekler 118 kadını taciz etti, 187 çocuğu istismar etti, 605 kadına şiddet uyguladı, 24 kadına tecavüz etti. Erkekler en az 372 kadını seks işçiliğine zorladı. 2022 yılın ilk dokuz ayında en az 32 çocuğu öldürdü. Bununla beraber, her yıl taciz, tecavüz kadın cinayeti ve bunun gibi türlü toplumsal, ekonomik, psikolojik ve fiziksel şiddet biçimlerine maruz kalan kadınlar rakamlarla anılırken diğer yandan erkek şiddetine karşı mücadele eden kadınların sayısı gittikçe artmakta ve örgütlü mücadelenin değeri vazgeçilmez önem kazanmaktadır.

Muğla Barosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu, tüm baroların kadın hakları komisyonları ve kadın hak mücadelesi veren örgütler bu yıl da şiddet uygulayan erkeklerin etkin yargılanmasını, cezasızlığın son bulmasını, iyi hal indirimlerinin uygulanmamasını sağlamak adına mücadelelerini sürdürmekte ve bu kapsamda takip edilen davalarda etkin sonuçlar ve kazanımlar elde etmişlerdir. Kadınların yalnızken ulaşmaları güç olan adalete erişim hakkı için mücadele etmişlerdir. Biz Muğla Barosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu’nun varlık nedeni; Devletin kadınlara yönelik her türlü şiddet eylemini açık bir şekilde kınaması ve cinsiyetçi dil, eylem ve uygulamalardan uzaklaşmasını sağlamak içindir, Cinsiyetçi ve kadın erkek eşitliğini hükümsüz kılan yasal düzenlemelerin ve uygulamaların kaldırılmasının, bu bağlamda ilgili çalışmaların kadın hak mücadelesi veren örgütleriyle birlikte hayata geçirilmesinin sağlanması içindir,

Kadına yönelik şiddet eylemleri nedeni ile yargılanan erkeklere ‘haksız tahrik indirimi’ ve ‘iyi hal indirimi’ uygulamaktan vazgeçilerek uluslararası sözleşmeler hükümlerine istinaden var olan yasaların uygulanmasını sağlamak içindir, Aile içi şiddeti ve genel olarak kadın ve çocuklara yönelik şiddeti önlemek için iç hukuk normlarının ve Anayasal düzlemde korunan uluslararası sözleşmelerin uygulanabilirliğinin sağlaması içindir.

Kadınların ekonomik özgürlüğünün sağlanması ve fırsat eşitsizliğinin ortadan kaldırılması için kreş, sosyal güvenlik, parasız eğitim ve parasız sağlık gibi haklardan yararlanılmasının sağlanmasına destek sağlamak içindir ve bunlarla beraber, savunma adı altında, erkek şiddeti nedeniyle suçtan zarar gören kadınların davalarında kadını itibarsızlaştırma yolu ile cinsiyetçilik yaparak fail savunuculuğunu engellemek, cinsiyetçi yargılama kapsamında yargı kararlarının verilmemesini sağlamak içindir.

Muğla Barosu Kadın Hakları ve Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Komisyonu üyeleri olarak İran’da Mahsa Amini’nin başörtüsü gerekçe gösterilerek öldürülmesinin ardından güçlenen kadın hareketini selamlıyoruz. Mücadeleleri mücadelemizdir.

Gerek kadın kimliğimiz gerekse avukat kimliğimizle, Kadına yönelik şiddete ve cinsiyetçi egemen zihniyete karşı mücadelemizi gerçek adalete dair kararlı inancımız ile sürdüreceğiz.”

Yorum

Başa dön tuşu