SELAM OLSUN

Millet olarak vatan ve millet sevgimizi hamasi duygular ile anlatmayı pek seviyoruz. Tarihimiz ile övünmeyi vatanseverlik ve milliyetçilik duygularımızın ifadesi olarak görüyoruz. Lakin “ dünün güneşi ile bu günün çamaşırını kurutamazsınız “ diye çok güzel bir söz var..  Dün tarihimizin milli kahramanları ve o günün Türk insanları milletlerine layık hayırlı evlatları olarak üzerine düşeni yapmışlar. Devletlerinin ve milletlerinin , milletler ailesi içinde zirvede ve şerefli bir yerde yer almasını sağlamışlar. Hem milletleri, hem de insanlık için büyük katkılar sunmuşlardır. Elbette ki onlar ile övünmek hakkımızdır ama bu günler için de bizlerin övünmenin dışında da devletimiz, milletimiz ve insanlık için katkı sunmak adına ciddi çalışmalar yapmamız lazım. Üzerimize düşen fedakarlıkları yapmadan kuru, kuruya sözler ile hamaset yaparak vatansever ve milliyetperver olamayız..

Mevla’nın da dediği gibi “ dün dünde kaldı cancağızım, bu gün yeni şeyler söylemek lazım.”…

Bu gün yeni dünya düzeni kuruluyor. Mücadele ve çekişmeler devam ediyor..

20.yy.’a  ait kavramlar, değerler, sistemler, kurumlar birbir çöküyor. Tarihin çöplüğüne gidiyor. Yeni kavramlar, sistemler konuşuluyor. Yeni dengeler ortaya çıkıyor. Dünya’nın her bölgesi hareketli ve nabızlar yüksek atıyor. Stresli ve gelecekten endişeli insan topluluklarının üzerine karanlık bulutlar çökmüş gibi adeta. Her yerde toplumsal hareketlilikler var ve sokaklar karışık. İnsanlık UMUT ve GELECEK adına bir güzellikler silsilesinin oluşmasını ve dünyaya huzur getirmesini bekliyor..

Böyle bir ortamda bizim insanımıza bakınca benim içim kararıyor bazen…

Her olaya siyasi yaklaşan ve her olayı siyasi gözle değerlendiren ve her sorunu kendi ideolojisi ile çözmeye çalışan PARTİZAN KAFALAR her tarafımızı kuşatmış vaziyette…

Demokrasi, siyasetçi faşizmine dönüşmüş vaziyette..!

Siyaset yapmak paralı hale getirilmiş..  Partiler Liderlerin derebeyliğine dönüşmüş.. Milli irade asla tecelli etmiyor. Milletin istedikleri değil, liderlerin veya parti genel merkezlerinin seçtiklerinin SEÇİLDİĞİ ve bize, bizim seçip, size sunduklarımızı seçin denilen bir sisteme dönüşmüş.. Milletvekilleri parti grup kararı var diyerek SUSTURULMUŞ, grup kararı dışında veya genel başkanını ve genel merkezlerin kararını eleştirenler parti disiplin kurullarınca cezalandırılıp, partilerinden ihraç edilir hale gelmiş. Demokrasi,  birilerinin koltuklarda oturma davasına dönüşmüş.. Milleti düşünen var mı Allah aşkına. Bakmayın hamasi nutuklar çekmelerine.. Kendilerine oy verip, desteklediğiniz sürece baş tacısınız ama bir kez bile küçük bir tenkit ile tu kaka ilan edilirsiniz… Daha yazılıp, söylenecek çok şey var ama bu kadarcık fotoğraf bile meramımı anlatmaya yeter diye düşünüyorum..

Soru şu ;  Bu siyasetçiler  ve siyasi partiler mi bizi yeni dünya düzenin de zirveye taşıyacak..?

BİZİM yeni şeyler söyleyen, proje üreten, iddia ortaya koyan, sadece milletimiz için değil umutsuzluğa düşmüş tüm insanlığa umut olacak çalışmalar yapan Siyasetçilere, ilim adamlarına ve aydınlara ihtiyacımız var. Siyaset ve siyasi söylemler çemberinin dışına çıkamamış insanları yıllardır dinliyoruz zaten. Anadolu deyimi ile hep “ anam anam gadın anam “  durumu dışına çıkamadık..

ZAMAN farklı.. değişim ve dönüşüm çok hızlı.. Geç kalmak, vakit kaybetmek gibi bir lüksümüz yok..

Bizim birlik ve beraberlik içinde hangi siyasi düşünceden, hangi etnik kökenden, hangi mezhepten olursak olalım , bu toprakların evladı TÜRK İNSANI olarak KUCAKLAŞMAYA ve tüm insanlığı KUCAKLAMAYA , umutsuzluğa düşmüş, dertlenmiş insanlığa ÇARE OLMAYA, MERHAMET ELİMİZİ UZATMAYA ihtıyacımız var. GERİSİ TEFERRUAT ve HİKAYE..

ÇARESİZSENİZ; ÇARE SİZSİNİZ..!

Çare olmaya gayret edenlere selam olsun..

Milletimizin ve insanlığın yüzünü güldürmeyi kendine dert edinenlere selam olsun..

Kader gayrete mahkumdur. Gayret edelim ki kaderimiz güzel olsun diyenlere selam olsun.

Yorum

Başa dön tuşu