YANAN ORMANLARIMIZ MI , YÜREĞİMİZ Mİ..?    

    

Kabus geri döndü..

Cennet parçası Muğlamız yine orman yangınları ile boğuşmaya başladı..

Yanan ormanlarımız değil bizlerin yüreği ve ciğeri. Muğla yerli halkı Yörük kökenlidir. Yaşam biçimi nedeniyle de tabiat ile iç içedir.  Doğa sevgisini biz yörükler baba ocağında, ana kucağında alırız. Yaşam şeklimiz nedeniyle doğa  ile iç içe olmanın getirdiği  Ormanlara ve doğaya olan bağlılığımız, sadakatimiz ve sevgimiz kelimeler ile ifade edilemez. Bir yangın haberini duyduğumuz andan itibaren bizlerin yüreği kor gibi yanar ve gözlerimiz sulanır. Biz biliriz ki yanan sadece ağaçlar değildir. Binlerce canlı varlık, ağaçlar ile birlikte bu dünyada cehennemi yaşar ve yanarak acı ile ölür. Bu ızdırabı tabiat ana ile iç içe olanlar çok iyi bilir. Derdini anlatacak dili olmayan bir çok hayvanın canlı canlı yanmasına şahit olmak ve bunu anlatmak için kelimelere dökmek kolay mı..?  Bu acıyı ve ızdırabı hangi kelime ve sözcükler ifade edebilir. Sadece toprağın üstümü ..?  Ya toprağın altında yaşayan canlılar..?  Bu acıyı nasıl ifade edebilirim gerçekten bilmiyorum..!

Geçen yıl yaşadığımız büyük orman yangınlarının acısını ve üzüntüsünü hiç birimiz üzerimizden atamadık. Bu travmayı atlatamadan yeni acılara gark olduk. Geçen yıldan kalan orman yangınlarının izlerini görmeye bile dayanamazken, şimdi yeni yangınların acıları ile karşı karşıyayız..

Biz Türklerin dilinde yani Türkçemizde çok güzel bir kelime var. KORU ve KORULUK gibi … Genç fidana koru ve genç fidanların bulunduğu alana  koruluk diye isim verilmiş  güzel Türkçemizde…

KORU ve KORULUK diye isim ve görev veren başka bir millet ve lisan var mıdır acaba..?  Bilmiyorum..!

Bildiğim tek bir şey varsa o’da bir ağacın uzun yıllar bakımdan sonra büyüdüğü ve binlerce canlıya yaşam alanı hazırladığı ve canlıların dünyası, evi olduğudur.

Bu yangınlar  SABOTAJ  ise hepimiz dikkatli ve tetikte olmamız, orman teşkilatı ve güvenlik görevlilerimize en ufak bir olayı anında iletmemiz gerekir. ORMANLAR  bizim YEŞİL VATANIMIZDIR. Korumalı ve tedbirli olmalıyız…

Sabatoj değil de İHMAL sonucu bu yangınlar çıkıyorsa bu konuda da hepimiz duyarlı olmalıyız. Yangına sebebiyet verecek herhangi bir ihmalde birbirimizi uyarmalı ve tedbir almaya davet etmeliyiz.

İlim adamlarımız, faaliyete geçen yanardağların hareketlenmesi sonucu yeryüzüne LAV SIZMASI ile yangınların çıktığı ile ilgili geçen sene ki yangınlar sırasında epeyce görüş öne sürmüşlerdi. Bazı depremlerin  ve özellikle son zamanlarda olan depremlerin de bu yanardağ faaliyetleri sonucu olduğunu ileri süren  bazı ilim adamlarımız ve deprem araştırmacıları var. Bu konuda da hepimiz dikkatli olmak zorundayız..

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ ve KÜRESEL ISINMA neticesinde aşırı sıcaklık artışlarının bu yangınlara yol açtığını söyleyen ilim adamlarımız da var… Allah beterinden korusun inşallah..

UNUTMAYALIM Kİ ; bizler çocuklarımız ve torunlarımız için yarınlara güzel bir vatan bırakmak zorundayız. İHMAL, HATA ve GAFLET gibi sorumsuzluklara düşme hakkına sahip değiliz..

VEBALİMİZ BÜYÜK…!

Yorum
Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu