YÜZ KIZARTICI SUÇLAR…

Yüz kızartıcı suç kavramı, hem gündelik hayatta karşılaşılan hem de yasal düzenlemelerde sıkça değinilen bir kavram olup ne somut bir tanımı ne de ilgili kanunlarda böyle bir suç ayrımı vardır. Bu yazımızda da ağır cezai sonuçları bulunan ancak net bir tanımı dahi olmayan yüz kızartıcı suç kavramının tanımını, hangi suçların bu kapsama girdiğini ele alacağız.

Suç denildiği zaman ilk başta dikkate alınması gereken kaynak, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunumuzdur. Kişilerin hangi davranışlarının suç teşkil ettiği ya da bu davranışların ne gibi cezalara maruz bırakılması gerektiğine dair temel dayanak olan Türk Ceza Kanun’unda yüz kızartıcı suça ilişkin bir tanım mevcut değildir. Her ne kadar Türk Ceza Kanun’unda yüz kızartıcı suçla ilgili doğrudan bir tanım bulunmasa da genel itibariyle, ahlaki açıdan işlenmesinin kabul edilemez olduğu, işleyen kişinin işlemiş olduğu suç itibariyle utanç duymasının beklendiği, toplumun da ilgili suç ve failine tepki göstermesi ve suçun faillerinin belli görevleri üstlenmekten men edilmesi gereken suçlar olarak tanımlanabilir.

Aslında ahlaken bakıldığında her suç yüz kızartıcı kabul edilebilir. Üstelik cinsel taciz ve cinsel saldırı gibi suçlar da yüz kızartıcı suç olarak sayılmazken neye göre böyle bir ayrım yapıldığı da ayrı bir tartışma konusudur.

Çeşitli yasal düzenlemelerde bahsi geçen yüz kızartıcı suç kavramı, farklı şekillerde ele alınarak o kanunun korumak ve oluşturmak istediği duruma göre düzenlenmiştir. Dolayısıyla, bir kanunda yüz kızartıcı olarak geçen bir suç, başka bir kanunda yüz kızartıcı suçlar arasında sayılmayabilmektedir. Bu bakımdan da yüz kızartıcı suç kavramının hukuki belirsizliğe yol açtığı yönünde çeşitli eleştiriler ortaya atılmıştır.

Gelen eleştiriler kapsamında, daha önce Devlet Memurları Kanunu, Avukatlık Kanunu, Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik Ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu’nda da yer alan yüz kızartıcı suç kavramları ise yeniden düzenlenmiş ve hangi suçlardan mahkûm olunması durumunda memurluk, avukatlık, muhasebecilik ve benzeri mesleğe girişe engel olacağı açık şekilde sayılmıştır.

Örneğin artık Devlet Memurları Kanunu’nun 48. maddesinde kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına ya da affa uğramış olsa bile devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, güveni kötüye kullanma, hileli iflas, ihaleye fesat karıştırma, edimin ifasına fesat karıştırma, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama veya kaçakçılık suçları memuriyete engel suçlardan sayılmıştır.

Buna rağmen başta Anayasa olmak üzere, Hâkimler ve Savcılar Kanunu, Milletvekili Seçimi Kanunu, Sigortacılık Kanunu ve Bankacılık Kanununda halen daha yüz kızartıcı suç kavramına yer verildiği görülmektedir.

Sağlıklı ve huzurlu günler dilerim.

Yorum
Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu